0
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
1722
Okunma

Göğsümün orta yeri
Kursağı tıkabasa heves dolu
Yurtsuz Cılıbıt
Göçek Ötleğen
Ölü Kiraz kuşu sürüsü
Sol kabugamın altında
Gemini kırmış
Eğerini yırtmış
Yelesi öfkeli rûzgârları süpüren
Dört nala ılgar
Kimliksiz ecnebî bir sancı
Nesepsiz Bedevî bir acı
Sokak ortası kentini düşürmüş
Eli eteği k’an k’aybı bir ülke yatıyor yüzükoyun
Avuçlarımın sapak çizgilerinde
Bir bir devriliyor
Derisi yüzülmüş bedenimin üzerine
Dişlerimi bileğime takarak
Sana az kalaya kurduğum
Sarkacı kesilip
Bacak arasından iğdiş edilmiş
Tüm zındık saatler
Katli vâcib şarkılar besteliyor
Örs çekiç arasında çatırdayan
Köprücük kemiklerim
Mûcîz boynundan icâzet alıp
Kulaklarının arkasına tırmanırken
Çölleri içen dudaklarım
Çevirdi yüzünü şemsten bir Günebakan
İnkâr etti
Rahmindeki cenin Zinnia’yı Kirli Hanım
Işıkları sönük
Çatısı akan
Metrûk bir evin penceresinde
Kasımpatı ağlıyordu
Ve
Az sonra
Yine Sen düşeceksin Sin’ime
Sabrımı kurcalıyor kirli uzun tırnaklarıyla
O bildik
Tantanalı Hüzzâm nakarât
Ya
Al beni bu dar tenden
Bozuk bozlak nağmelerde
Etmesin ruhum sekerât
Ya
Ç’al beni tenine
Muştulansın minberime
O nihâyetsiz ulvî istırahat