27
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2920
Okunma

yandan oturmuş bir şöförün
minübüsünde en arka koltukta
oturan bir yolcuydum...
balık istifi gibiydik
oturanlarla,ayaktakiler harmanlaşmış
şöförün çaldığı şarkılarla herkes kaynaşmıştı...
orhan babamız söylüyordu
"hatasız kul olmaz"
bizde içimizden hatalarımızı düşünüyorduk...
aracın vitesi ya sekiz ileri bir geriydi
ya da şöför turbo ehliyetliydi
şöför tempo tutmuştu besbelli...
frenlerde ön koltuktaki arkaya
ben en öne derken
bir ara şöförün yan koltuğuna fırladım...
önce kızdım sonra
müslüm babanın "paramparça"
şarkısını duyunca şöförün fantazisini kavradım...
yaşlı bir kadın
sigortadan aldığı ilaçları
yan koltuğunda oturan bayana soruyordu...
"yine böbrek ilacı diye tansiyon ilacı verdiler"
kadıncağız belliki evlatlarından hayır görmemiş
anlatıp duruyordu dertlerini...
gençler dersaneden atılmıştı
ödemeyince aileleri taksitleri
onlarda dağıtmıştı kendilerini...
bir babanın dört tane çocuğu olmuş
hamile bir kadına kızgın kızgın bakarak
son kararınızmı deyince...
ufak bir kavga çıksada
şöförün ücretlerini ödemeyenler
demesiyle ortalık yatıştı...
mümkünse para üstlerini veremeyeceğini
aracının taksidini ödeyeceğini söyledi
söyleyemez olsaydı keşke...
adamın biri kaç aydır evinin kirasını ödeyememiş
çoluk çocuk sokakta kalmışlar
teker teker akrabalarının yanlarına gitmişler...
arkamdaki iki bayanda diyetisyenden çıkmış
suşi,brokoli muabbetindeydi
spora gidiyorlarmış,yorgunluk şikâyetindelerdi...
şöför "paramparça" şarkısını sonuna kadar açtı
müsait bir kenarda inmek istedim
şöför duymazlıktan geldi...
hepimiz e n son durağa kadar gitmek zorunda kaldık
indiğimizde hem saunaya gitmiş olduk
hem ücretsiz sporumuzu yaptık,hemde herkesle dost olduk...