2
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1592
Okunma

Sorsan çoğu insan
İçlik nedir bilmez,
Bilse bile satın alıp
Benim gibi
Pantolon altına giymez!
Havalar daha da ısındı biraz
Yaylalar yemyeşil
Diz boyu çayır çimen
Bağ bahçe
Güllük gülistanlık
Çiçeklendi dalında kiraz
Yaban eriklerini
Ahlat ağaçlarını görsen bir
Gelin olmuş sanırsın
Kar yağmış gibi bir hâl;
Tepeden tırnağa bembeyaz!
Neşem yerine geldi
Bu iyiye işaret
Bugün 17 Nisan
Altıma giydiğim
Mevsimlik içliğimi
Nihayet çıkarıp attım,
Yoksa ayaz
Donduruyordu kanımı iliğimi...
Kanım kaynayıp ısındı
İlkyaz sıcaklığını güneşin
Üşüyen tenimde tattım,
Bu yıl ilk kez dün gece
Balkon kapısını
Açık bırakıp yattım!
Şaban AKTAŞ
17.04.2018 - 22.34
Fotoğraf: Şaban AKTAŞ
Sagalassos Antik kenti / Ağlasun Burdur
Rakım 1600 m
DÜDÜKLÜ TENCERE
Gün düşerken ufuklara
Sarkınca ışık batı pencereye
Fakir fukara
Ne koyacak tencereye
Düşünüyor kara kara;
Sağlıklı büyütebilmek için
Ne yedirecek çocuklara?!
Ne yiyeceğini şaşırdı millet
Haliyle ucuza tav
Mahallede yan yana
Üç büyük büyük market
Köşebaşında manav
Ara sokakta bakkal
Bir de haftada bir gün
Perşembe Pazarı var!
Markette kredi kartı
Alabildiğin kadar al
Bakkal ile manavda
Peşin alışveriş şartı
Küçük esnafın
Market zincirleri gibi
Dayanma gücü mü var?!
Öğrense vatandaş
Üç harften oluşan
G.D.O.’nun ne olduğunu
Manav ile bakkal
Daha çok satar kesin,
Ucuz diye
G.D.O.lu ürüne tav olmaz
Kanserojen ürünlerin
Pençesinde av olmaz;
Yerli doğal ürün satın al
Doğal beslen,
Sağlıklı gıda ye, sağlam kal!
Bilmiyorum farkettin mi
Çoğu büyük marketin
Ortakları yabancı
Ürünleri dıştan güzel
Özü, sahte, yalancı;
Sen sen ol
G.D.O. lu ürüne yaklaşma,
Var git başımdan
Bre mikrop, bana bulaşma
Defolup gitsin emperyalizm
Bu memleket, bu topraklar
Taşıdığımız can bizim!..
Şaban AKTAŞ
17.04.2018 - 19.30
SESSİZ AYAK
dayayıp yere kulağımı
dinleyince duyuyorum
acılı çığlıkları yüklenmiş
bir karatren yaklaşıyor
savruluyor dumanı
birinden çıkıp tünelin
diğerine giriyor
geliyor dolanı dolanı
katar katar vagonlar
her durakta
birkaç yolcu biniyor
inen yok hiç
yaklaşıyor bana doğru;
her tren düdüğü
acı bir çığlık
hades yolculuğu?!
raylar üstünde bir uğultu
kara bir boa yılanı sanki
dalıyor düşe geceleyin
ezici bir duygu bu;
geliyor göç mevsimi
vakit varken henüz
tutarken elim ayağım,
derlenip
toparlanma vakti şimdi
gözüm açık gitmesin
yarım bırakmadan
hiçbir işimi,
göçüp gitmek isterim,
çekilince siyah perde
’hayatro’ bitecek
kapanacak seyir defterim...
ben sustum
sen de sus gülüm,
’sen konuş ölüm
bitecek mi dersin
senin ile dertlerim?!’
deyip sormak isterim
fakat hiç de bilen yok,
bir bilene sorsan
kim ne bilsin görmeden?!
gidip gelen yok geri,
kimsenin kimseden
dünyadan öte yok haberi...
Şaban AKTAŞ
16.04.2018 - 22.46
BİR FOTOĞRAFIN ŞİİRİ
Dünkü çocukların
Çocukları var bugün
Gülün çocuklar
Gülebildiğiniz kadar gülün
Günü gün edin geceyi gece
Hayat bir yol
Uzun ince
Gönlünüzce mutlu olun
Ömür biter, yol bitmez
Yaşanacak bugün var
Yarın belki doğmaz güneş
Karanlık basar ani
İnsanoğlu fani...
Şaban Aktaş
17.04.2018 - 10.25
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.