0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1272
Okunma

Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. "Aman sakın kendini" diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: " Bırak kendini, koy gitsin! " Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!
Gitme, bu yol yol değil; etme!" derler,
sözden anlamaz gönül, illa ki görmeliyim.
"Aklını topla, nasıl varırsın yalnız?" derler;
omzumdaki baş değil, yüreğimdir rehberim.
"Korkmaz mısın, sonun karanlık, felâket!" derler,
korku ne ki? Yangınlar sarmış, pişmeliyim...
"Zayıf düşersin, kaldıramazsın bu yükü" derler;
boynum bükülür, lâl olurum; "O yeter!" derim.
Sormayın, sebepsiz değil bu gidişlerim!
Can var bende candan öte, özgedir sevişlerim.
Sormayın, varır mıyım bilinmez, nasıl bileyim?
Bir aşk var bende aşktan öte; bu yol üzerinedir yürüyüşlerim...
Sormayın felâketi, korkuyu bana; kendimi kaybetmişim.
Bir akıl var bende divaneden öte, ışığı arayan bir miskinim.
Sormayın yükü bana; çeken şikâyetçi değil, öyle benimsemişim.
Zayıf bedenim toprak olur bir gün,
can kafesten uçar, yokluk yurdunu bulur ümidim!
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.