4
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
957
Okunma
On beş yaşına kadar çocukluğu yaşarsın
Dere tepe demeden sağa, sola koşarsın
Enerjin yerindedir engelleri aşarsın
Düğünde, bayramlarda mutlu olur coşarsın
Kavak yelleri eser aklın durmaz başında
Karası var diyemez kimse senin kaşında
Aparatif istersin yediğin her aşında
Sana toz pembe gelir dünya yirmi yaşında
Yetişmez yarı kalır zaman çabuk dolunca
Bazen işler ters gider yapsan bile yolunca
Geçim derdin zorlaşır bir de çocuk olunca
Koşuşturmalar başlar yaş otuzu bulunca
Hayat ders verir sana takılınca çarkına
Daha çok sarılırsın evine ve barkına
İnsan o zaman varır bu dünyanın farkına
Anne baba aranır yaş gelince kırkına
Daha da düşünürsün her şeyi ince ince
Artık huzurun vardır dolup taşar evince
Mutluluk tavan yapar torunları sevince
Ailen geniş olur yaş elliye gelince
Atmışına varınca sular gibi durulur
Ağır işler yapamaz artık beden yorulur
Bitkin olduğu için baş köşeye kurulur
Yaş kemale ermiştir senden akıl sorulur
Gelince yetmişine sızı vurur dizine
Çok iyi göremezsin perde iner gözüne
Şaçlara düşer aklar bakılmaz hiç yüzüne
Değer verilmez artık bundan sonra sözüne
Seksen yıllık bir ömrü katip olsa zor yazar
Dertlerin bitmek bilmez dert üstüne dert azar
Bundan sonra son durak senin için bir mezar
Dikerler mermer taşı, üstünde ismin yazar
Ferhat GÜNAYDIN
Emekli Öğretmen / Şair - Giresun
24 Ocak 2018 - Çarşamba
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.