4
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
927
Okunma

Yıllardır yurdumun karlı bayırında
Gönlümce sürerdi “ Ben” di saltanatım.
Mor menekşe çoktu yeşil çayırında
Kıraç topraklara döndü saltanatım..
“ Deh “ dedim mi sesim gürlerdi içimde,
İp tutmazdı beni, çürüktü sicim de
Coşmak istesem de hep aynı biçimde
Gazsız lamba gibi söndü saltanatım..
Tavuğu boğazlar bahçemde kazlarım,
Ayıya, tilkiye “ ney “ oldu sazlarım
Şimdi bir kovukta onlarla yazlarım!
Gurbete çıkmışmış, dündü saltanatım.
Alamadım daldan koparıp elmayı,
Her uzandığımda oluyor el payı
Düşündüm,temeli yeniden atmayı
Tutmadı yeniyi gördü saltanatım..
Şehir şehir döndüm sırtımda yüküyle
Neden eş olmadı bugünkü dünküyle
Hep kapım kırıldı bir sürü “ Çünkü” yle
Başıma kubbeler ördü saltanatım..
Gurbet mi olurmuş, yolcusuna yurdu?
En kademsiz gurbet, doğduğum yer, Ordu!
Çökünce başıma taşları da sordu:
“- Hani nerde sefa ? ” - Öldü saltanatım..
Üstüme bir yorgan, başıma bir çadır..
Gölgelik ağaçlar bunu hatırlatır
Hücreye atsalar yine de katlanır,
Hep uykularımı böldü saltanatım..
En sonunda zaman aldı pençesine
Otuzluk çiviler çaktı ensesine
Çatırdıyor halâ kulak ver sesine,
Sallandı,tutuştu, söndü saltanatım..
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.