1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1118
Okunma

Feryat uçurumundan engin denize baktığımda
Göz yaşlarım kaybolur sargın bağrımda
Kanlı göz pınarlarım fışkırır çağlayanında
Kangren düşlerim dağılır şaşkın dimağımda
Vefakar prangalarım sürer derin hapsimde
Cefakar kelepçelerim vurulur ıstırap çölümde
Hasret kırbaçlarım savrulur aciz gönlümde
Girdap fırtınalarım kopar ruhumun engininde
Hicranlı hoyratlarım söylenir ağıt bahçemde
Güneşli bulutlarım uçuşur kâbuslu düşümde
Yıldızlı mektuplarım ulaşır serin menzilimde
Gökkuşağı renklerim karışır zümrüt nehrimde
Ufuk kanserlerim çağlar melanet akşamında
Vefasız kaderim yazılır ömrün çorağında
Gönül taşım dikilir gariban mezarlığında
Ruh hapsim başlar kıyametin berzahında
Güneşin ışıkları söner firkat akşamında
Ayın perdeleri kalkar gecenin kalkanında
Göç ateşleri yakılır ölümün konağında
Hazan yağmurları yağar ömrün sonbaharında
Gurbet rüzgarlarım eser felek mezarımda
Sevgi mevsimlerim biter hayat ağacımda
Hazan tomurcukları doğar feryat damarında
Yakamozlu düşlerin ölür denizin kanında
Ümit fermanlarım uçar feleğin rüzgarında
Matem dağlarım coşar isyan kayalığında
Sabır zincirlerim bağlanır kader fırtınasında
Vicdan ateşlerim yakar azap deryasında
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.