Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. dünyada en güç olan şey de düşünüleni yapmaktır. goethe

ULU AĞAÇLAR

2

Yorum

4

Beğeni

0,0

Puan

1446

Okunma

ULU AĞAÇLAR

ULU AĞAÇLAR



Saçı sakalı birbirine karışmış
ağaçlar vardır
meşeler, çınarlar sedirler
kimse bilmez onları
rüzgâr ile dinlenir efil efil
kuşlar ile seslenir
kendi yağı
kendi tuzu ile kavrulur
kendi sisi
kendi rüzgarı
kendi tozu ile savrulur
kendi toprağından beslenir
Toroslar’daki Türkmen Kocaları
bilgeliğin hocaları gibidirler...


Her birinin ayrıdır hikayesi
hem Tarih anlatır
hem Hayat Bilgisi
ömrü uzun,
sesi yıldırımlar kadar gür
derin soluklu
başı dik ve özgürdür!


Her dağın bir ardı
her ağacın dağlar gibi
kendine göre
dumanı, derdi vardır
yoktur kağıdı, kalemi, silgisi
ulu ağaçların gövdesindeki
iç içe geçmiş,
gittikçe genişleyen
yaş halkalarına bak
ezberindedir hepsi
Kaf Dağ’ından masal gibi
sana bir bir söylesin!


Birisi ’çatı kirişidir’
diğeri kapı girişi
ağaçlar da insanlar gibidir
dağlarda
dünyaya gelişi ve gidişi...


Şaban AKTAŞ
23.10.2017 - 12.32
Fotoğraflar:Şaban AKTAŞ


GEM VE DEM


t/atmış bir kez esareti
kırmış ağzındaki gemi
boşanmış dizginlerinden bu at
kimin olabilir ki
gem vurmaya cesareti;
artık gem almıyorum
dem alıyorum; aşk demi!


Şaban AKTAŞ
23.10.2017 - 01.24


EVRENİ IŞIKLA SÜSLEMEK İŞİM


Evreni ışıkla süslemek işim
Işığın özünden geçip gelmişim
Hem ay hem yıldızım, hem de güneşim
Yâr senin gözünden geçip gelmişim


Tek bir bedendeniz der bu bendeniz
Sen ben işte biziz, biz de sendeniz
Birleşiyor aşkla gök, dağ ve deniz
Zamanla mekandan geçip gelmişim


Hicran ateşiyle dertlendi sazım
Yedi kat gökleri deldi avazım
Hasretle tıkandı, yandı boğazım
Derdi derman diye seçip gelmişim


Işıktan var olduk, sonra yâr olduk
Dumanlı dağlara düştük kar olduk
Aşkın ateşinde zülfikâr olduk
Ali’nin elinden geçip gelmişim


Dört kitaptan evvel sorulsun halim
Aklı evvel bilip yorulsun alim
Atıp da tutmasın boşuna zalim
Hak’kın nur yüzünden uçup gelmişim


Aşk ile ışıktır O’nun ilk yüzü
En yüksek sıcaklık Tanrı’nın gözü
Karanlık maddedir; ikinci yüzü
Geceyle gündüzden seçip gelmişim


Aşık Aktaş geldi geçer dünyadan
Can kuş olur bir gün uçar rüyâdan
Aşktan gerçek murad geçmez hülyâdan
Ateşi su gibi içip gelmişim...


Şaban AKTAŞ
22.10.2017



KARLAR ÜLKESİ


Sensiz çekilir mi dağların yolu
Yollar yağmur boran kar ile dolu
Kar altında kalan bir yaban gülü
"Gülüm!" dedim sana eridi karlar


Hasretin sıcağı bastı dağları
Yanıp da tutuştu gönül bağları
Eriyip de aktı yürek yağları
Çığ düştü başımdan yürüdü karlar


Eksilmez başımdan gülün gümanı
Yoktur bu sevdanın dini imanı
Sardı yine dağı hasret dumanı
Sel oldu dağları sürüdü karlar


Karbeyaz ellerin kar bildim seni
Başımda duman efkar bildim seni
Gözden akan pınar yâr bildim seni
Bir çığlık sevdayla yürüdü karlar


Karlar Ülkesi’nin Kar Güzelisin
Gece gökyüzünün Ay Güzeli’sin
Doludizgin sevda, Tay Güzeli’sin
Aktaş’ın başını bürüdü karlar


Yeleni rüzgârla sürüdü dağlar


Şaban Aktaş
22.10.2017 - 07.40

Fotoğraflar: Şaban Aktaş
(LİKYA AURALİS)



SAÇLARIN BİR DELİ/ORMAN


Ormanın ardında tepesi dağın
Saçına bağlanmış tokası dağın
Saçın deli orman, ben dağlardayım
Nere uçup gitmiş gül darmadağın?!


Saçların bir deli ormandı senin
Kumral buğday başak harmandı senin
Yanağın gül açar, gülistan tenin
Savurmuş gülleri yel darmadağın


Ay gerdanda yüzün incidir parlar
Her ayın Ondördü yüzün yuvarlar
Sensiz kapkaranlık hüzün duvarlar
Dağılmış odalar gel darmadağın!


Hem yürüdüm hemi de yazdım
Adım adım sana türküler düzdüm
Akan pınarlarca gözünü süzdüm
Hem yanıp hem sönmüş kül yanardağın..

Şaban Aktaş
22.10.2027





EL EMEĞİ


Elimin emeği toprağa geçmiş
Yazlıkta diktiğim gül yine açmış
Sonbahar mevsimi pür neşe saçmış
Zaman seni geri yolladı bana!


Görür görmez seni gül ile andım
Senden ayrı geçen günlere yandım
Ben bir deliymişim; aşka inandım(?)
Gülüm zarfsız mektup yolladı bana


Tomurcuk gül açan gönül sevda
Gamzesi gül destan, bülbül yuvası
Yüzün gül gülistan cennet havası
Zülfün tel tel türkü yolladı bana


Şaban AKTAŞ
23.10.2017 - 16.49



YAYLA HAVASI


Çektim havasını, suyundan içtim
Ben bu yaylaların serinden geçtim
Dağlar gibi başım yel efil efil
Bir dağdan bir dağa yel olup geçtim


Her dağın başında sisi dumanı
Kendine göredir derdi gümanı
Ardından gün batar göçme zamanı
Yanardağlar gibi kül olup geçtim


Soğur yanan kömür, küller zamanla
Külden güle döner ömür zamanla
Ölenler dirilir, gelir zamanla
Samanyolu’nda bir gül olup açtım


Aktaş sular gibi dingin ve berrak
Zerresi küll’le bir, kir benden ırak
Kâlbini su gibi toprağa bırak
Kardelen çiçeği gül olup açtım...


Şaban AKTAŞ
23.10.2017 - 16.17



HATASINI GÖRÜP ANLAMIŞ GİBİ


Hatasını görüp anlamış gibi
B/aşka çıkış yolu kalmamış gibi
Sevmeyi denemiş olmamış gibi
Gelgitler içinde kalma güzelim!


Yaşın çok genç daha anlar gidersin
Haline bakar da damlar gidersin
Öğrenene kadar gamla kedersin
Başını dertlere salma güzelim!


Aşk inan herkesin harcı değildir
Sevişmek başka şey aşk başka şeydir
Aşk dersen başını güneşe değdir
Yanlış hayallere dalma güzelim!


Kendini hor görüp başın eğdirtme
Hoyrat eli gonca güle değdirtme
Her gülüm diyene, kendin sevdirtme
Aklımı başımdan alma güzelim!


Başın eğik tutar dolgun başaklar
Kolayca yolunur dipsiz saçaklar
Elden dile düşer, gizli kaçaklar
Sen ’Yasak Elma’yı çalma güzelim!


Canın ne istiyor, tenin söylesin
Gönlün ne istiyor, dilin söylesin
Dilin dediğini, elin eylesin
Yavan suya kaşık çalma güzelim!


Saat Onüç, Onüç; uğursuz an mı
Sana ayırdığım boş bir zaman
Söyle gerçek aşk, mı yoksa yalan
Sevdiysen gerçekten salma güzelim!


Kupkuru dal gibi kalma güzelim!


Şaban AKTAŞ
23.10.2017 - 13.13



BAKARKÖR


Gündüzün bitip
Gecenin başladığı zaman
Renklerin flû
Eskimiş aşkların ise
Eskisinden de
Ulu olduğu andı
Sana açtım penceremi
Gör dedim sana;
Bunlar gökkuşağı renkleri
Fakat sen göremedin
Ya da görmek istemedin
Ne yapayım
Zorla gözüne sokamam ki
’Kör!’ dedim sana
içimden, bakarkör!..


Şaban AKTAŞ
23.10 .2017


AK/TAŞ’IN KÂLBİ

Taşın bile kâlbi var
Ağacın sevgilisi,
Seni sevdim seveli
Oldum bir aşk delisi...
Şaban AKTAŞ
22.10.2017


HAM MEYVE


ne güzeldir ahlat ağacı
yeşil beyaz ilkyazda
çiçekli gelin gibi
seyrine doyum olmaz!
ya meyveleri,
erginini
ye yiyebildiğin kadar
dolgun ve olgun
ye beni der sanki
yedikçe yiyesin gelir
tadına doyum olmaz!
ya hamı
boğazını tutar,
su yoksa bir yudum
boğar mı boğar adamı!


Şaban AKTAŞ
22.10.2017 - 22.58

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Ulu ağaçlar Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ulu ağaçlar şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ULU AĞAÇLAR şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
damla
damla, @damla1
24.10.2017 23:27:04
Evreni ışıkla süslemeye devam edin.Gönlünüze sağlık.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL