1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
2604
Okunma

Okunan duanın aminin deyim
Cüssem yere düşer Fatiha bekler
Zemheri karanlık efkarı demler
Gurbetin koynunda hasta düştüm
Geçmişimden geleceğime
Yolculuğum başlar gecenin karanlığında
Yalnızlığın sinesinde tek başınasın
Mecal kalmaz bir yudum su içmeye
Etrafında sadece sana bakan soğuk duvarlar
Nara atsan kimin umurunda
Duvarlar sesiz duvarlar sağır duvarlar dilsiz
Dualar düşer dilinden
Sesiz sadece ve sadece iç sesim ile
Beşeri hayatın varlıkları duymaz sesimi
Duyan sadece yaradan olur
Dermanın sadece yaradan olur
Döşeğim çamurdan göl sanki
Yastığım taş ne ezilir nede rahat verir
Yorganım üryan kalmış bedenim
Dilde dua
Şifa niyetine duaları çoktan unuttum gitti
Tek bir dua kalır elimde
Ondan gayrisine ne iç sesim ne dış sesim aman vermez
Dokunurum cüsseme
Alev içerisindeyim yanıyorum yangınların alevinde
Sanki cehennem alevinin korundayım
Garip bir sessizlik çöker üzerime
Dilim kırılır hareketsiz ve biçaresiz olurum
Gözlerim kapıda, gelirler diye umut içindeyim
Çalınmaz kapım açılmaz kapım
Gerçi kapıyı açacak mecalimde yok
Yinede ayrılmaz gözlerim kapıdan
Kapı sesiz duvarlar sesiz
Ben naralar içindeyim sesimi duyanım yok
Dökülür taştan yastığımın üzerine göz yaşlarım
Yazılmış kaderime kimsesizliğime ağlarım
İrkil ve doğrul
Vakit gitme vakti değil demek isterdim
Lakin çoktan terk eyledi takatim bedenimi
Duam iç sesimin narası içinde gök yüzünü sallamaya başlar
Hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmeye başlar
Baş rolde ben fügüran ben oluyorum
Sahneler hep değişik olsa da
Ben hiç değişmedim aynı rolde devam etmekteyim
Hey hat
Arışı aleme yaydım iç sesimi
Duam belli duamın muhatabı belli
Arzuhalimi söylerim
Toprak beni çağırırken
Sudan çıkmış balık gibiyim
Çırpınır dururum
Ölüm zoruma gitmez
Ölümden korkum olmaz
Hayrımla sevabımla
Fani yolculuğa gidiş yolundayım
Dileğim aslılı kalır boğazımda
Duam sesiz sedasız terk eder benliğimi
İç sesim yavaş,yavaş terk eder beni
Tabutum uzun olsun sığmam normal olana
Mezarım derin ve uzun olsun
Bari orda rahat olayım
Düşüncelerim benimle alay ederken
Hesaba katmadığım çok şeyim vardı
Dualarımın tek bir rotası vardı
Ve dualarımın tek sebebiyeti vardı
Evlat, evlat
Dualarım ağır dualarım maden ocağı gibi
Pimi çekilmiş bomba gibi naralarımın içinde
Kaybolup gitti
Açıl kapı açıl,açıl da evlatlarımın yüzünü göreyim
Son teslimiyete varmadan
Son bir kere göreyim
Varsın dokunmasın ellerim ellerine
Varsın sarılmasın hasta cüssem yüreklerine
Sadece bir kere gözlerim değsin varlıklarına
Hastane koğuş ve ben tek mahkumu
Gardiyanlar ilaç olmuş biri gider diğeri gelir
Hiç birinin faydası olmaz yaralı benliğime
Tabiplerin ilacı sağaltmaz yaramı
Harlanmış alev içindeyim ben yanarım
Düşüncelerim yanar
Duam yanar
Sessizlik:
Haber saldım yolum uzun yolum meşaketli
Gidişi var dönüşü yok
Görülmesi gereken son andır bu
Teneşir taşıdır son misafir hane
Açıl kapı açıl
Açıl da gizlediğin evlatlarımın yüzlerini göreyim
Açıl da yeni den doğuşumu seyredeyim
Toprak beni koynuna almadan
Haber saldım
Döşeğim çamur yastığım taş
Bunca acıyı hasreti nasıl çeksin bu baş
Vicdanlar olmuş taş, taş ise yastığım olmuş
Gecenin karanlıklarındayım gözlerim kapıda
Varmadan son nefesin vuslata
Görürüm diyorum evlatlarımı
Toprağa kavuşmadan
Unuttum ağrımı sancımı
Hatta kendimi dahi unuttum
Duamdan vaaz geçmedim
Göster bana onların gül cemalini
Canımı teslimiyete erdirmeden
Dokunsun gözlerim onların yüzüne
Onların kokusu dolsun tek kişilik hastane hücreme
Cehennem alevi dönsün cennet bağına
Hayli zaman oldu su içmeyeli
Baya oldu gözlerim kapanmadı
Her şey katlandım
Lakin evlat hasretine katlanamadım
Hadi
Bir ses vermeden bile olsa gösterin yüzlerinizi
Bakışlarınız ok olup saplansa da yüreğime
Razıyım
Gıkım çıkarsa namerdim
Yeter ki siz bakın bir kere
Ölüme giden bu yorgun babanıza
Her gecenin sabahını iple çektim
Kah bu gün kah yarın açılır dedim kapım
Dalı verir içeri en kutsal misafirlerim
Belki baba demeyecekler bana biliyorum
Ona da razıyım
Yeter ki son bir kere gözlerim görsün onları
5.0
100% (2)