2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2059
Okunma

Sonra yine kendi yazgımın üzerine parmaklarımın ucundan mürekkep döktüm
Çoktandır derme-çatma yürüttüğüm aciz ömrüm nihayetinde yeniden kötürüm....
Ezilmiş bir şiirin elimde kalan son kırıntılarından yazıyorum bunları..
Bağdaş kurup oturmuşum derin ahh’laar okyanusunun kıyısına
Uzaklardan el sallıyor eteği pullu deniz kızları
Rivayete göre onlar da zaten ayyaş denizcilerin uydurmaları...
Hava nemli
simdilerde küf kokuyor bütün dünya
kimsesiz kalmışlığımada aldırmıyorum artık
hani diyorum bari tutunacak bir kulpu olsa..
Sonra şu "aşk"diye tabir edilen meret
mesela yalnızca şairlere mübah kılınsa
Gecenin koynunda yalnızlığını bir köçek gibi oynatamayan
Üşümüş yüreklerini
yaralarının kabuklarına sarıp sarmalamayan
hiç şiir okumayan mesela
yada çarşafına pişmanlık serilmiş sabahlara hiç uyanmamış olan
nicelerine kanun hükmüyle yasaklansa..
Kırılan bir dalın çıtırdısıyla çınlıyor kulaklarım
kendi karanlığım alabildiğine koyu ve derin..
ben ki şairim
yine de tabiri kayıp bir sabaha uzanıyor zaman
Mânâ yükleyemiyorum taklitçi takvimin yapraklarına
Anlayan varsa bir adım benden yana gelsin....
Yadigar Yeliz Yaman
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.