0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1181
Okunma

Halimi hiç görmeyin kaçarım aynalardan
Bir enkazdan geriye ne kaldıysa o benim
Yer yükselir altımda gök alçalır yukardan
İki taş arasında öğütülür bedenim
Ne kaldı geçen yazdan sonbahara erişen
Bir kaç kuru yaprakla bir top sararmış çiçek
Hiç faide vermezki bu iç çekiş endişen
Dünya bir rüya zaten sadece ölüm gerçek
Beklerim yol başında bekler gibi bir yolcu
Ne ufukta karartı ne umuttan kırıntı
Her zelzele ardından düşer bir kale burcu
Bir çelik usturadır bedende her sarsıntı
Ey uzanıp alnından öptüğüm sen Erciyes
Karın sana ve sen de karına sadık mısın
Deme bana,buz olur erir gider her heves
Vuslatına talibim,söyle mutabık mısın
Bir akşam çisil çisil inerken siyah perde
Sen bağdaş kurup otur cinnetin tepesine
Yırtılırken semavat bir zar gibi seherde
Takılmıştır saçların sabır imamesine
Hülasa sen kaça dur kaçtıklarına yakın
Çıkamazsın kaderin çizdiği çerçeveden
Giyin deli cübbesi aklı rafa bırakın
Sular gibi gelip git bir can örselemeden
Giden kısmet değilmiş gelense zaten nasip
Bu da niğmet içinde niğmetlerden biridir
Bir yer ki yatmak için uzun geniş münasip
İşte o yer bu garip meczubun kabiridir
30.07.2017.GÜREL Nezlim
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.