2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1059
Okunma

Çok iyi öğrendim ben dostun ne olduğunu
Göreceksin birgün boş yerinin dolduğunu
Eğer bağban anlarsa, bir gülün solduğunu
Ya keser ya yerine, bir »başkasını« diker.
Kalan yok bu diyarda, evet, giden gidene
Bunu bağlayamadım herhangi bir nedene
Söyleyecek sözüm de, yoktur veda edene
Akılsız başın cezasını hep ayaklar çeker
Vefa mı kalmadı ne dünyanın mayasında
Gerçek sadakat kendi mateminde, yasında
Dostu gören kalmadı düşünde, rüyasında
Herkes yanlızlığına, sadece boyun büker
Her tekerin yedeği vardır, sakın patlama
Kendini parçalayıp, sağlamlık ispatlama
Bir mıh havanı alır, bekle biraz çatlama
Hemen şoförün inip seni yerinden söker
Dünyada kanun kural böyledir, hiç şaşırma
Sakın ha sırta bir dost alma, dağlar aşırma
Salak! İnsanlar için, »sabrını« da taşırma
Düştüğünde başına, ilk önce dostun çöker
Ah dünya ah, gün gelir değerler yalan olur
Üzülmesin hiç kimse, ömrünü çalan olur
Öldüğün gün sanma ki sırdaşın nalan olur
Daha kırkın çıkmadan avradına göz diker
Güvendiğin dağlara kar yağar, hiç şaşırma
Hasta olsan da gizle, hatta sakın hapşırma
Aman ha yavaş yürü, bardaktan su taşırma
Düşen damlalar, çamur olup paçana seker
5.0
100% (3)