10
Yorum
51
Beğeni
0,0
Puan
12897
Okunma

İlahi bir nidâ ile
Çağırırken sen beni
O akşam düşlerine
Gel diyorsan gelirim
Ben bir “Kerem” olsam
Sen de bir "Aslı"
Ateşinde yanarak
Öl diyorsan ölürüm
Bir bahar gülüdür
Aşkın dudaklarımda
Mısra mısra dökülür
Dizeler şimdi
Seni sevmek ne güzel
Sevdiğim oluyorsun
Taze bir bahar gibi
Gönlüme doluyorsun
İşte böyle sevgili
Mevsim Nev bahar
Aşk bakışlı yâr
Bak
Şu gönül heybem de
Mektuplarım var
Hem de gül kokulu
Mektuplar bunlar
Biliyor musun sevgili
Uykusuz
Gecelerim de geldin
Buldun beni
Ohhh tanrım
Rüyadayım sanırım
Aşığa gerekli
Mutlaka maşuk
Duy artık sevgili
Ben sana aşık
Sensiz zindan karası
Gecelerde
Mey içtim dudaklarından
Kırmızı şarap gibi
Hasret limanlarında
Merak etme
Tek başına
Bekletmem seni
Mecnun gibi bak
Gözlerime
Çöllerde gezen
Leyla’n olurum
İnan bana
Aşkın ayak izleri var
Yüreğimde
Ey sevgili...
Seni bekliyor
Gönül sahilim
Vurgun yemiş dalgıç gibi
Kıyılarıma vur
Gönlümün
Beyaz atlı prensi ...
Hani nerede
Senin aşk kayığın..
Martılar, bizi bekliyor ..
Gagasında ki aşk şiirini
Sana yazdım
Bilesin
Sen ne söylersen söyle
Uyku gibi
“aşk”
Gözlerinden okunuyor...
Biliyorum,
Sözlerimi duyunca
Kendinden geçiyorsun...
Eylül de
Aşkın kanatları var...
Doyumsuz, geceleri...
İlahi bir nida ile çağır
Düşlerine
Bende geleyim
"Aslı" gibi
Aslı Gül