1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1504
Okunma
Bir gün aslanla çakal beraber yola çıkmış,
Ormanda dolaşırken bizim aslan acıkmış,
Durup dönmüş çakala: Hadi bir av bulalım,
Benim karnım acıktı, bir güzel doyuralım.
Çakal olur deyince başlarlar aramaya,
Az ötede bir geyik dalmışmış otlamaya.
Aslan çakala sormuş: Gözlerim parlıyor mu?
Çakal evet, parlıyor, Yelem kabarıyor mu?
Yelen de kabarıyor, peki der Geç arkama
Kıçım girip çıkar mı içeri, söyle bana
Arkaya geçip: evet diyerek cevaplamış
Aslan hemen geyiğin üzerine atlamış.
Parçalayıp geyiği afiyetle yediler,
Kan bulanmış dişlerle mutlu gülümsediler.
Bizim çakal aslandan bir şey öğrendim sanıp,
Yine gezmeye çıkmış bu kez tilkiyi alıp.
Bir süre dolaşınca, durup dönmüş tilkiye:
Benim karnım acıktı, bir av bulalım. Diye,
Mağrur mağrur söylemiş.Beleş karnım doyacak,
Ama çakal güvensiz, bakalım ne olacak
Diye düşünmüş tilki, merakla peki demiş,
Derken karşı taraftan bir katır çıkagelmiş.
Çakal dönmüş tilkiye: Gözlerim parlıyor mu?
Tilki Hayır deyince; parlıyor de olur mu?
O da Tamam parlıyor, Yelem kabarıyor mu?
Hayır,Olsun de yine kabarıyor olur mu?
Galiba kabarıyor, Şimdi de geç arkama
Kıçım girip çıkar mı içeri, söyle bana
Tilki Hayır deyince,Yine de sen evet de
Evet deyip başlamış çakalı izlemeye,
Çakal hemen gerinip arkadan hamle yapmış,
Katırın çiftesiyle iki seksen uzanmış.
Tilki yanına varıp karşısına dikilmiş
Dostum şimdi gözlerin iyi parlıyor demiş,
Ayağıyla yoklayıp, yelen de kabarıyor
Sonra arkaya geçip kıçın girip çıkıyor
Deyip kahkaha basmış, bizim çakal perişan,
Anlamış taklit ile olunmuyormuş aslan.
Osman Velioğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.