4
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
1073
Okunma
Al beni içine..tenine/dokuna/derine..nefesimi tutuyorum teçhizatsız ki yit ve boğ beni ırmaklarında/sularında..burun deliklerine kadar bastır..al beni içine/su..benim en iyi bildiğim şey bu boğulmak/kuyu bul ve boğ..girdap bul ve su/s..gecelerin mavi rengi tanığı işgallerimin ki gözlerini aç ve bana b-ak..kürek kemiklerime dokun/uyor surf.. bana b-ak..sarsılıyor bedenim eksik susmalarda ve başka dili konuşamıyor ölen yerlerim..
(...)
-özlediğini neden söylemiyordu hiç
-özleyecek kadar uzak duramıyordu..
perde aralıklarında öğrendiğim
düş düğümlerini
şiirlerinin eşiğinde çözüyorum
ve çözülüyorum kehanetlerinde
zamanın.
sim ve simya..
hep sınırlarının ötesine
geçmek isteyecek
bir insan cesareti ile
bileğime takıyorsun
mavi bir kurdeladan kelepçe ki
güzel duruyordu
hiç gitmediğimiz ülkelere..
istiflenmiş bir yığın
güneş yüzü görmemiş harfler
yazılmayan sırtlara
öylece kaldı
bomboş..
hep niyetine malum kişinin
yokluğunda yakılan mumlar
lodosun kurbanı olurken
sessiz/derin ve kimsesiz
uçup gidiyor kafesteki kuş uzaklara ki
şiirlerinden öğrendiğim yerler
çekiliyor saçlarından
ve diplerinde kardelenler
toprak ile sevişiyor
soğuk ve ıslak terini bırakıyor
buz gibi bedenlere..
hani korkmasam
uyanacak bebekleri gözlerimin
hayata ve sana/
sadece sana
ruhum ve tenim..
arafın bu kadar mıydı?
sen ki cennetim
ve cehennemim
payıma biçilmiş olan
hep sana çıkıyor tali yollar
ve cevaplandırılmak için sorulmayan
bütün sorular
sorgular
ilk karşılaşmalar ki
kaburga kemiklerimizde
t-uzaklar kurduğumuz
ilk anı
güvenip konduğumuz dalına
buralar/
karalar..
yerim ve yönüm sana dönük
dibinden en tepesine
akşamdan sabaha
tek sen kalıyorsun içimde,
saçaklardan kurtulan bir zerre gibi
ıslak ve sırılsıklam..
(...)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.