10
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1597
Okunma
Tekaüt; ` işe yaramaz ` demekmiş.
Sahi,biz bittik mi artık arkadaş?
İşi bitmiş bir eşya gibi, öyle mi?
Gücüme gidiyor biliyor musun?
’Dünya varmış hemen ayrıl ’ derdin ya,
Senden bir yıl sonra da ben noktaladım
O diğer dünyayı.
Dünya tabi ki var arkadaşım,
Dünya kocaman...
Ama alışık olduğumuz dünya bu dünya değil.
Çeyrek asırdır onların dünyasında
Onlarla büyüdük ya...
Bu dünya başka, bu dünya yavan,
Bu dünya bize göre değil.
Belki inanmayacaksın arkadaşım,
Bu gün, bir rüya ile fırladım yatağımdan.
Bu gün, aydınlık yüzlü çocuk sesleriyle
Bölündü uykularım.
Aklımda kalan bir dize var ki...
Sanki hâlâ duymaktayım.
’Haydi gel! Haydi gel! ’ sözleriyle
Çınlatıyorlardı ortalığı adeta,
Cıvıl cıvıl, kuşlar gibi...
Kırda mıydık, koroda mıydık
Anlayamadım….
’Dünya varmış! ’...
Dünya tabii ki var, dünya kocaman.
Bulabildin mi bu dünyada arkadaş,
Sevgiyle bakan pırıltıları, gülüşleri?
Bulabildin mi almadan verişleri?
Bulabildin mi, karşılıksız sevişleri?
Özlüyorum be arkadaşım! Özlüyorum! ..
Bir eliyle burnundan akanı gizlemeye çalışan,
Diğer koluyla, aşağıya kayan pantolonunu
Yukarıya bir santim kaydırıverse,
Mutlu olacak küçük oğlanın;
Pat pat yürüyerek, tahtaya kalkışını özlüyorum.
Bir ana sevgisi ile ona bakmayı,
Çaktırmadan, bıyık altından gülmeyi özlüyorum.
Bazen içime sokasım gelirdi biliyor musun....
O, ’kedi yalasa doyar ’ yüzünü öpesim gelirdi,
Bu dünya yavan, bu dünya başka,
Bu dünya bize göre değil.
Sivas’ın Adıs Köyü`ne ilk atama
Henüz on sekizinde,
Ürkek, çekingen, korkak....
İki hanımlı Çirkin Bekir’ in:
--’Korkmayın bacılarım!
Bu köyde sizin kılınıza zarar gelmez.
Gerekirse tüfeğimi alır, gece nöbet tutarım.’
Deyişini özlüyorum
Dağlar gibi güven verişini özlüyorum.
Bu dünyada kimin umurunda,
Ürk, kork, ağla, yatamazsan yatama.
Okula, bir gün gelip beş gün gelmeyen
Ahmet`in pencereme dikilip:
’Bana bak gıız! Beni geçirmezsen
Bu camları hış ufak ederim.’
Deyişini özlüyorum.
İçinden geçeni, mertçe dışa vuruşunu özlüyorum.
Kalk tahtayı sil kızım, dediğimde
Heyecanlı, telaşlı, koşarak
Cebindeki lastik silgiyle tahtayı silen
Meloş Kız`ın, karnını tuta tuta
Gülüşünü özlüyorum.
Hani bir şarkı takılmıştı ya dilime,
’Gitme aklım sende kalır
Uyuyamam geceleri!
Sırf bu şarkıyı bir kez daha dinleyebilmek için,
Kırk kişilik sınıfı bir amigo edasıyla
Susturan, o minik oğlanın:
’Bak öğretmenim çiçek olduk, ne olur söyle! ’
Diye yalvaran bakışını özlüyorum.
Anacığından her nedense ayrı düşmüş
Bu yedisindeki yavrunun, büyük bir insan gibi
Şarkıya kendini verişini özlüyorum.
Gerçek çiçek onlardı, biliyor musun?
Çiçek olan yalnızca o küçük insanlar.
Keşke hep çiçek kalsaydı insanlar!
Keşke bu dünya, hep o dünya olsaydı!
Saat sabahın altısı...
Penceremin yanındaki koltuğumda
Ben bu satırları karalarken
Yarı aydınlık gökyüzünde cıvıl cıvıl ötüşen,
Ara sıra birbirine karışan simsiyah sürü,
Beni alıp başka yerlere götürüyor.
Duygularım bölünüyor.
Yazmak istediğimi yazamıyorum.
Söylemek istediğimi söyleyemiyorum.
Her şey rüyamdaki gibi yarım kalıyor.
Gözlerim BİR NOKTAYA çakılıp kalıyor.
O noktada her şey var arkadaşım.
O noktada, sevgi dolu gülüşler,
O noktada almadan verişler,
O noktada, karşılıksız sevişler var.
O noktada, bir adıma beş adım gelişler var
Saat sabahın altısı,
Heyhat, yarım kaldı tekaütün rüyası!
Yarım kaldı, bir yıldır hasret kaldığı
O, diğer dünyası...
Onların olsun,
Onların olsun var olan dünyası.
Bir zaman oyalar belki beni de,
TEKAÜTÜN YARIM KALAN RÜYASI! ...
gelin
1999- Kırşehir
Zübeyde Gökbulut
Çirkin Bekir, köyde lakabıyla tanınan, kendinin bile ’ adım Çirkin Bekir ’ diye kendisini tanıtacak kadar güzel yürekli bir insandı.Sağ ise ALLAH selamet versin. 35 yıl önce ilk atandığım köyümdendi.
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMININ TÜM ULUSUMA ve DÜNYA ULUSLARINA SEVGİ, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRMESİNİ DİLİYORUM.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.