3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
985
Okunma
Zeliha Teyzemizin Ardından
Bir meydan savaşçısı daha kaydını düştü
Hayatın yekpareliğinden
Oğul aç gözlerle baktı kaldı ardından
Doymamıştı sıcağına
Toprağın tamahkarlığı nüksetti yine
Aldırmadan alışılmışı çekip aldı yetmiş yıl sonra
Hiçbir mihnetini bırakmadan
Oğul azımsasa da çok yaşamış denildi
Çok yaşamadı aslında ama tadında
İyi yaşadı
Gün hükmünü yürüttü danışmaksızın
Toprak şimdi sevenini tartıyor özlemle
Oysa ne çok el değmişti nefesiyle
Tırmalayıp ne çok okşamıştı
/Yine hazırken toprak ona
Oğul hazırken
Gelin kız hazırken
Torun torba
Hazırken muştularıyla
Gün hükmünü yürüttü danışmaksızın
Delice sevincini canlanmıştı yine
Erdim derken bir bahara daha
Kanatırcasına eşeleyecekti bağrını
Menevişli gözleriyle ürpertecekti güneşleri
Ve yerle gök arasında gayretli bir dua serpiştirecekti
Ama olmadı
Ölmekle olmak arasında ki iki nokta
Kesti yolunu yordamını
Ve aldı dua çıkınını zahmetsizce
Şimdi balkonu yok hayatın
Sokağın yelpazesinden uzatıp boynunu
Kim söyleyecek iyiyi kötüyü
Hayrı şerri/ eğriyi doğruyu
Güllerin rengini
Kiraz vaktinin geldiğini kim söyleyecek
Lan noriiii diye bağırıp suyun hışırtısına
Kim katacak sesini
Yok artık makamında
Dua çıkını dudaklarıyla kalbini konuşan
Duyan duydu
Son konuşmasını yaptı ve gitti
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.