2
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
608
Okunma

ne müthiş andı o an
kâlbim durup
ruhum göğe yükseldiği zaman
oturduğum koltukta
kıvrılıp kalmıştı bedenim
de ki
böyle garip mucize olamaz,
oldu işte,
gerçek ölüsünü
gökten seyreden benim!
o an
dünya dönüyordu yine
küresel cam bir akvaryum
uzaktan görünüşü
avuçlarıma sığacak kadar..
cam bir kavanoz
sanki kristal paşabahçe,
saydam, ne yanından baksam
ardı da görünüyor
..
Tanrı gözüyle mi ?
..
her nesnenin ruhu var
gördüm ve inandım
neye dokunursa dokunsun eller
ruhunu o nesnenin ruhuna beller!
parmak izi deyip geçme
hiçbiri birbirine benzemez(?)
iyiliğin de kötülüğün de
her şeyin mutlak bir sahibi var
O’nda külli irade
kimse kendine mal’etmesin
adına söz söyleyip
ken/din/i- mal etmesin(!)
A’dan Z’ye yolculuk
Z’den A’ya
olduğun yerden uzaya
ölümsüz insanın ruhu
göğü saran sonsuzluk...
ruh parçası büyük bedenin
annenin, ninenin, dedenin
senden önce gelip
seni yoktan var, vardan yok edenin
bildikleri, yaşadıkları, gördükleri
gelmişi geçmişi ne ise kişinin
kayıtlı karakutusunda;
beyin üniversal bir bilgisayar
her şey kitapta yazmıyor ki
yaşamayan anlayamaz
insan düşlerini, kendi içini
düşe vurup kazmıyor ki?!
Düşünene deli derler!
kafayı sıyırdı yedi derler
yerler içerler, çekip giderler
ne gelecek başlarına
bilmez, bilemez hiçbiri...
gerçek şu; her gizemi çözmek
herkesin harcı değil;
irade, sabır direnç ister
sevgi, bilim, güven, gönenç
özete gel; evren cam bir kavanoz
billûr, berrak, saydam
uçmayı becerir
bakabilirsen uz/ay’dan!
Şaban AKTAŞ
10.01.2017- 02.51
SAYIN BAŞKAN!
İstbdadın zulmü yerleşmiş
eylem ve düş ile gönlünüze
yok elinizde başka bir anahtar
size saltanat kapısını açacak
işte o yüzden diyorum
bundan böyle uyku tünek
rahat yüzü yok size
düşte bile uykularınız kaçacak!
Şaban AKTAŞ
10.01.2017
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.