0
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1023
Okunma

Şimdi sen hangi gecenin sabahına doğuyorsun !
Gün aydınlığına ...
Yokluğunun bilmem kaçıncı merhalesinde !
Varlığının bitmek bilmeyen meşgalesinde !
Ben derin bir sevda meselesindeyken ...
Hiç ısıtmadı yüreğimi yalnızlık .
Göç etti yurdumu uçan kuşların ...
Kalabalıkların keşmekeş ıslak yollarında yürürken ,
Her adımın benden bir parça koparır !
Gökyüzünün ağlayan tavrı acıma sen katar !
Ne olurdu hayallerle konuşmak yerine ,
Karşılıklı iki lafın belini kırsak ...
Umut denen o dört harfli ,
Koca yürekli kelimenin ardına sığınmadan ,
Sığınabilecek bir limanı olsa kalbimin ...
Kıyılarında boğulurken imdadımın ...
Sen beni deniz zannedersin !
Üç noktayla bitmiş hikâyelerimin ...
Başlangıcı sana döner ,
İçim okyanus olur bilemezsin ...
Bir çağrıdır dileğim yurduna ,
Hoşgelişlerin baş ucumda ,
Bulunmak bir yerlerde ,
Hem de gidilebilecek en güzel yerlere ,
Seviyorumu bıraktım ,
"Kalbine" ...
Gelirsin diye ...
Bir yakamoz ışığında ,
Ben seni beklerim ...
Seda Koçak / Sedacet-i kelâm
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.