0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1157
Okunma

İktidar da muhalefet de milletin;
Kolay mı o kadar
Yok öyle yağma
Haydi kolaysa birleşin
Gelin bir araya
İstediğim an
Çarpıştırım sizi kafaya kafaya?!
Kim miyim
Beni benden başka kim bilebilir
Göremezsiniz
Arkasındayım perdenin;
..
Kime ne rol biçtiysem
Ancak o rolü oynar;
Kimisi başrolllerde
Kimileri figüran
Bir tür ’Karagöz ile Hacivat’
Benim çarpıştırıp kafalarını kıran?!
Sağım iktidar, solum muhalefet;
İpler benim elimdedir
Seyirci isen iyi(!)
Karışma yağına balına
Her birinize ayrı ayrı anlatamam
Sorma etsizi etliyi, sütlüyü tatlıyı
Butluyu butsuzu
Otur oturduğun yerde kuzu kuzu
Karıştırma yağını tuzunu
Şimdi sus, seyret
Sahnedeki oyunu uslu uslu!
..
Sahnedeki fiigüranlar ölünce
Senin de sıran bir gün gelecek!
...
Sen öyle san
Sallan dur
Benim sizi sallandıran
Tabuta koyup
Tahtalıköye yollandıran
Salın benden sorulur(?)
..
Ardından
Bir bakmışsın
Ağzın Çarşamba çanağı
Bugün Perşembe
Derken işte günler haftalar
Geçer gider
Sahnede tüm kukla hayatlar!
Ben ki kuklacı başı
Her oyunu ben yaratırım
Ben düzenlerim barışı savaşı
Haftaya başka oyun var
Bekleriz hepinizi
Alın biletinizi şimdiden
Ayırtın salondan
Dilediğiniz mevkiyi;
Yoksa nereden çıkacak
Figüranların maaşı
Ne kazanacak
Benim gibi bir kuklacıbaşı?!
Şaban Aktaş
22.12.2016
AŞK BAŞINA
Aşk başına düş başına
Gelecek her iş başına
Düşün düşün sonu yoktur
Seviyorsan düş peşine
Onu düşün bunu düşün
Ta başından sonu düşün
Seven doğru yola gider
Sevmeyen şer iş peşine
Bu dünya kimseye kalmaz
Düşün bir kefeye konmaz(?)
İnsan bir öfkeye kanmaz
Güzellikle düş peşine
Hayat yolu ince uzun
Güle benzer gülen yüzün
Kışına dönmeden güzün
Baharında düş peşine
Aktaş der ki sev insanı
Herkes birbirinin canı
Aşkla döndür dur dünyanı
Sev seveni düş peşine!
Şaban AKTAŞ
19.12.2016
Fotoğraflar : Şaban AKTAŞ
19.12.2016
YANARTAŞ SEVDALAR - 2
Sen her zaman kâlbimdesin
Saplandın bir çivi gibi
Kâlbim ’Gitme kal!’ mı desin
Sahiplendin evi gibi
Bu çivi bir paslı çivi
Ağlamaklı yaslı çivi
Yok böyle imkânsız sevi
Kâlp ateşin evi gibi
Dağda iki Yanartaş var
Yanım/da bir arkadaş var
Bağrımda sönmez ateş var
San/ Ki/mera devi gibi
Ruhum sanki uçan atlı
Kâlbine mızrak fırlattı
Yerin dibine kapattı
Aşk yeraltı devi gibi
Zaman zaman kükrer içim
Anladım ki sensiz hiçim
Çok sevmekmiş seni suçum
Kâlp, su- ateş; sevi gibi
Aşk çivisi bu sökülmez
Yanar yakar kül dökülmez
Yağmur yağsa bile sönmez
Yanardağın lâvı gibi
Aşk çivisi paslı olur
Ağlamaklı yaslı olur
Bir Kerem bir Aslı olur
Efsanevi sevi gibi
Dağlar sıralı sıralı
Bir alev ya/nar Çıralı
Gözyaşı özden şıralı
Aşk mağmanın dili gibi
Esersin dağ yelicesin
Sevdim seni delicesin
Sen bir sevda selicesin
Yanardağın lâvı gibi
Kâlpte Yanartaş sevdalar
Alevler yüzümü yalar
Beni bir ateş oyalar
Sonsuza dek s/evi gibi
Şaban AKTAŞ
19.12.2016 - 08.10
AŞK DERDİ
Bu dert beni yer bitirir
Dilim lokma yutmaz olur
Kötürüm hale getirir
B/elden ayak tutmaz olur
B/elden ayak tutmaz olur
Aşk derdine bir düş de gör
Mevlana’yla Zerdüşt’te gör
Gör beni de bir düşte gör
Gözün uyku tutmaz olur
Aktaş derdin tek ilacı
Yolundaki gül ağacı
Koparma gülüne acı
Sazın düzen tutmaz olur
Şaban AKTAŞ
18.12.2016
Fotoğraflar:Şaban AKTAŞ
AŞKI YAŞAMAYAN BİLMEZ
Ay yüzünde bir nur gezer
Aşkı yedi renge bezer
Hasret kâlbi nasıl ezer
Aşkı yaşamayan bilmez
Cananın canı terkinde
Döndüm feleğin çarkında
Beynim şimşeğin arkında
Aşkı yaşamayan bilmez
Aşk yiteni aramaktır
Sonsuzluğu taramaktır
Çıdırmalara ramaktır
Aşkı yaşamayan bilmez
Yandı beynim göze göze
Yıldızları geze geze
Gökten güneş indi öze
Aşkı yaşamayan bilmez
Aşık Aktaş şaman mısın
Aşkından el aman mısın
Sen güneşten yaman mısın
Aşkı yaşamayan bilmez!
Şaban AKTAŞ
18.12.2016
Fotoğraf: Şaban Aktaş
AY SEVDASI
Ne kadar sevdiysem seni
Bir o kadar da direndim
Taş koydum kendi kendime
Aşkla güneşe girendim
Gökte güneş durdu teker
Aşkın yerden göğe çeker
Ay yüzünde gülden şeker
Ben aşkı senden öğrendim
Gün ay’a ay güne bakar
Hasretindir beni yakar
Ay’da beyaz bir gül kokar
Ben aşkı günden öğrendim
Ay gerdanda döner arşı
Kalple beyin karşı karşı
Beynim bir Kapalıçarşı
Ben aşkı düşten öğrendim
Düşten uyanır kalkarım
Ay doğar sana bakarım
Hüzünle bir gül koklarım
Ben sana gönül verendim
Sen benim ay çiçeğimdin
Gözü ateşböceğimdin
Biricik sevdiceğimdin
Aşkla gönlüne girendim
Şaban AKTAŞ
18.12.2016
Fotoğraf: Şaban AKTAŞ
ZAMANIN D/İKİZ AYNASI
Unuttuk çoktandır
Yirmi yıl sensiz doldu
Bir daha geçmedik
O üç günlük yolu;
Öyle özlemişim ki
Kokunu alıyorum
Rüzgârın nefesinden
Bülbülün sesinden;
Bir daha geçiyorum
Güzel Atlar Ülkesinden...
Sen uzanıp
Bir elma koparıyorsun
Aşk Vadisi’nden
Ben ise,
Bir gül seçiyorum
Pembe tomurcuk
Yüreğim sevgi dolu
Bir içim saf su
İçimde bir Derinkuyu
Dudağım toprak
Hasretin gül buğusu
Sallanıyor cevizler
Yelinde yaprak yaprak,
Geziyoruz
Bağların arasında
Saçların kumral kıvıl
Serçeler cıvıl cıvıl...
Üç gün boyunca
Yanyana oturmuştuk
Bir ara uyumuştun
Başın om’zuma düştü
Hep o gelir aklıma
Başını yasladığın
Koltuğun kılıfında
Ne yazıyordu anımsa
’Safkar Klima’ ;
Bir daha eridi kar
Hasretinle yüreğim
Volkan sıcağında
Suya düştü aynalar
Saçların nergis kokan
Ne zaman
Aynı yola çıksam
Sen varsın hep
Buram buram sevdayla
Yolllarını gözlediğim
Zamanın d/ikiz aynasında!
Gezdik dünyayı
Gördük Konya’yı
Sürüyor henüz
Birlikte çıktığımız
O ilk ve son yolculuk
Çimenlerin içinde
Tahterevallide oynaşıyor
Hâlâ iki çocuk
Biri esmer karayağız
Biri gül tomurcuk...
Şaban AKTAŞ
18.12.2016 - 13.25
Fotoğraf: Şaban AKTAŞ
HIZIR PAŞALAR!
Sen rezilsin, o vezir
Unutur artık seni Hızır,
Bunların soyu sopu
Yedi nesil böyledir;
Hınzıroğlu hınzır!..
Heeeey Kiziroğlu
Breh breh breh;
Yel gibi esiver,
Nerede hınzır
Bir vuruşta kesiver!..
Şaban AKTAŞ
18.12.2016 - ÷08.56
SOPALIK & SOBALIK
Doğru bildiklerimizi ya unutturdular
ya da şaşırttılar bizi
yolsuzluklar bomba gibi
peşpeşe düşerken gündeme
gerçek bombalar patladı
ateşe verdiler belleğimizi!...
Kurt bulanık havayı sever
toz duman savrulurken ortalık
kurtlar rahatladı;
derde düşen karaya vurmuş balık
düşmeyenler sopalık!
Bu kadar balık, bu kadar odun
bir kış yeter onlara artık
kalanı gelecek yıl yakılır;
belleğini yitiren
odunlaştı tam sobalık!
Odun mu yok memlekette;
sopalık, sobalık Soma’lık, komalık!
"Ne kadar ekmek, o kadar köfte!"
Ne kadar alık, o kadar balık;
Seyret kanallarda dizi dizi alığı(?)
Som alık; sombalığı!...
Şaban AKTAŞ
18.12.2016
Fotoğraflar: Şaban Şaban Aktaş
AŞKA DOKUNUŞ
Aşk yazıyor gül yüzünde
Ben yüzünü okuyorum
Yüzün benim hüznüm olur
Kâlbime aşk dokuyorum
Kalemde uç; açkı gerek
Kâlbimde burç; aşkı gerek
Göze gönül köşkü gerek
Bağından gül topluyorum
Kaşın ile kirpiğinden
Gelgitlerin mekiğinden
Saçının ipek telinden
Aşkı tel tel dokuyorum
İpek/ten bu herekeler
Kâlbi ilmek ilmek deler
Saikalar melikeler
Ben felekten korkuyorum
Ak ellerin kâlp oyası
Saç tellerin kök boyası
Gerçek misin aşk rüyâsı
Teninden gül kokluyorum
Şaban AKTAŞ
17.12.2016- 10.00
5.0
100% (4)