5
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
967
Okunma

Kurulmuş sandalyelere büyükler,
sanki başka diyarlardan gelmişler.
Biz çocuklar kısa pantolonlarımızla;
gözlerimizde umut, umursamazlık, sevinç ışığı;
oturduğumuz eski konaklar, cumbalı evler,
büyük kapılar, boyasız duvarlarda.
Ve ben annemin kucağında,
şimdi unuttuğum çocukluk yıllarında;
bilmem hangi sevgi, hangi özenle
el bebek gül bebek büyütüldüğüm,
bu gün ise hâlâ anlamadığım
kaybolmuş, unutulmuş çabalarla.
Herkes bir arada, günümüze uymayan resimlerde;
kesik saçlar, kısa etekler.
Eşinin giysisini giymiş teyzem,
muziplikten geri durmuyorlar;
iki kızın kolunda iki bebek,
uyuyorlar.
Hiç unutulur mu yaşanmış günler,
yer yer sararmış fotoğraflarda.
Her biri geçmişin dilsiz tanığı,
hatıralarda o günleri yaşıyorlar,
bakın biz buradayız diyorlar;
bizim çocuk olduğumuz,
çocuklarımızın olmadığı yıllarda.
Bir başkadır eski resimlerle geçmişe dönmek,
eğer şaşaalıysa geçenler onunla övünmek;
üzülmek yoklukla geçen hatıralara,
bir resim ki yarısı sarı, yarısı kara.
Sunar Yazıcıoğlu
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.