0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1648
Okunma
Bir kaldırım kenarında oturuyorum
Sırtımda eski bir ceket öylece bekliyorum
Gecenin soğuğu yüzüme vuruyor kusurlarımı
Ne yapacağımı bilmez halde sessizliği dinliyorum
Sabah olacak bir gün doğacak diyorum
Diyorum ama geçmiyor sokaklarımın nöbeti
Kenetlenmiş ellerimse kanatlanmış yüreğim
Bir kuş olmuş adeta bir oraya bir buraya
Ayağıma göre uzatacak bir yorgan arıyorum
Boşa koyup dolmayacak şeyler yada
Ya da mesela 1 bardak çayda olabilir
Yanında da 1 parça simit bir o kadar da peynir
Bu sokakların soğukkanlı çocuğu oldum zamanla
Kanım dondu yıllarca gördüklerim karşısında
Ellerime mesken olmuş eldivenlerim
Karanlıklar maskem olmuş adeta
Önümü göremiyor kusura bakamıyorum
Yıllardır ordan oraya düşünüp taşınıyorum
Banklarda çivi üstünde geçen bir gece
Ardından resepsiyon memuru Martı’ya
Ödenen hesap ücreti simit
Neymiş bir de denize sıfırmış falan
Geç bunları zaten klima açık kalmış geceleyin üşüdüm birazda
Sokaklar benim en kadim dostum
Beni bırakmayan tek varlık bende onu tabiiki
Şimdi nerde miyim diye soruyorsun
Istanbulu izliyorum kulaklarım kapalı