3
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1544
Okunma

El bilmez
Sen bilmezsin
Varlığımın mihenginde ziyadeleşen Eder’ini
Herkese çaçaron
Herkese lafabâz da
Bir sana gelince
Mahcûb bir ric’âtla
Kapanlar
Kumpasa yatırırım
Sesini dilimin
Bir Sensizliğim vardı
Uykularımdan
Tekme tokat kovulan rüyalarımın
Çapak çapak sabahladığı yastığımda
Bir de
Senim olsun istedim
Taş doldurduğum sol boşluğumu
Hırtal diye astığım boynumun
Hakkı helâl olmayan borcunda
Sen uyu Sevdiğim
Ayaklarımı basa basa ayaklarıma usulca
Tırnaklarımı çarptığım kapı altlarından
Avuçlarıma doldurup
İçime akıttığım bir yan kanamayla
Ve
Görünmeden esrik rûyâlarına
Tel tel toplarım
Saçlarının yastığa düşen dağınıklığından kendimi
Sen uyu Sevdiğim
İşim bitince
Söküp bileklerinden
Baş ucuna bırakacağım
Ayrılığa kalem tutan kağşak ellerimi
Sen uyu Sevdiğim
Uyu sen
Hâni
Gözlerin derdin Sevgili
Gözlerin
Gözlerin ki
Naylon plastik tanrılar
Çekildiklerinde soğuk mermer taşlı tapınaklarına
Vura Vura
Secdelerde kanattığım alnımın
5 vakit mâbedidir
Teheccüd ve Temcidler’de
Şimdi
Yaslayıp başını
Yokluğumun yılkık omuzlarına
Uyu Sevdiğim
Ben
Yine
Mâhûr Kırkikindiler bestelerim
Kirpiklerimde kese kese parmaklarımı
Tan kızılı gurûb vakitlerinde
Kaderin önünde diz çökmüş
Sevdâmızın serenâtına
N’olacak yani
Alt tarafı im(l)âsını düşürecek sokaklara şiir
Bilgisi’nin Dil’i kökünden kesilecek
Gramersiz kalacak yani
Şâvk-ı kâmerde dalgalanan
Optimist Ruhiyât
Alt tarafı
Mendebur gecelerin koynunda sabahlayacak
Üşüyen sol boşluğumuz
Yobaz bağnaz dilli gâfillerin
Eteğindekilerle recmedilecek
Eli yüzü abdestli
Mukaddes yaralarımız alt tarafı
Ne olacak yani