Gönüllerin ışığı, sessizce söndü.
Sen gittin gideli, zaman durdu,
Koca dünya sensiz, bir çöle döndü.
Adın gibi İrfan’dın senin her halin,
...
Devamını oku »
yanındayken başka yöne bakamazdım
bende hep bâki kaldı anıların
güzel gülümsemeni ne yapsam unutamadım
ve bayrak gibi vazgeçilmezdi yüreğin
her anına mıh gibi bağlandım..
...
Devamını oku »
Uykusuz bir Haziran gecesi;
Dolun ay, suya düşmüş hatıra gibi.
Geceyi dinleyenler yakamoza dalmış,
Ben ise içimde kalanlara.
...
Devamını oku »
Gökyüzü elbet biliyor hâlimi
Kurtarın beni dibi derin bu kuyudan
Etrafımda yılanlar anlamaz hâlimden
Sürü sürü kargalar uçar gökkubbemizden
Ben ki 7 kapılı gönül zindanında mahsur ve mahzun
...
Devamını oku »
Yazarlık kariyerinin doruk noktasına ulaştığı, adına büyük ödüller düzenlenen bir gecede, salonda yüzlerce insan Alaz’ı alkışlıyordu. Sahneye çıktı, elindeki ödülü mikrofona yakın bir yere bıraktı. Salondaki spot ışıkları gözünü alıyordu ama o, ön sıralarda, her zamanki o sessiz ve gururlu duruşuyla oturan tek bir kişiye odaklandı.
Konuşma metnini önceden hazırlamıştı ama o an, o kağıdı cebine geri koydu. Derin bir nefes aldı ve doğrudan O’nun gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladı:
...
Devamını oku »
Uykulardasın şimdi
İyi değilim bu sıralar
İçimdeki hicranı bilmez gibi, en yakınlarım
Kırdıkça kırarlar beni
Oysa sen olsaydın yanımda
...
Devamını oku »
Evin damları bir başka rotaydı bizler için; Üzerlerinde üzüm pestili, Kurutulmaya bırakılmış sebzeler, Domates, biber salçası Ve bitmeyen hayallerimiz...
Kaleye çıkıp şehri seyrederdik bazen, Ayağımızın altında apayrı hayatlar. Kışları ayrı, yazları ayrı bir güzeldi Bütün dertlerimizin arasında.
Damdan dama seslenirdi komşular, Bir tabak aş paylaşılırdı kapı aralarında. Kimsenin kapısı kilitli değildi o vakitler, Herkes birbirinin derdine ortaktı biraz da.
Yaz akşamları avlulardayada damlarda serilirdi yataklar, Gökyüzü yıldızlarla dolardı başucumuzda. Sıcak taşlara sinmiş günün yorgunluğu, Bir esintiyle dağılırdı Fırat'ın kokusunda.
Kış gelince sobanın etrafında toplanır, Uzayıp giderdi büyüklerin sohbetleri. Dışarıda yağmur siyah taşları yıkarken, İçeride demlenirdi çocukluk özlemleri.
...
Devamını oku »
Oysa tahta salıncakta hep başkaları sallandı, ben arkada kaldım.
Avucumdan beton zemine düşen şekerler un ufak oldu, bakakaldım.
O izbe köşede üstüme dikilen o çiğ gözleri, o zorba sesleri dondurdum;
Yalan yok,
o küçük kızın boğazına sarılan ilk on yılı orada boğdum.
...
Devamını oku »
selam,
selam olsun sana
sessizliğimin en kadim sesi
sırrım, sırdaşım, yolum, yoldaşım
...
Devamını oku »
tepeleri,
Zaten yenilmek için kurulmadı mı tüm o siperler?
Gözlerin bir vurgun yeri gibi dururken
derinde,
Sızsın rüyalarına, yangından geriye kalan
...
Devamını oku »