Bir köyün sükûnetine konuşan bu roman, yalnızlık ve iletişimsizlik üzerine dokunaklı bir demeç sunuyor. Kitap boyunca, içsel sessizliğine gömülmüş bir adamdan üç kuşak sonrası torunu Cihan’a uzanan hikâyede, kuşakların birbirine nasıl yabancılaştığına tanık oluyoruz. Dede ve torunun sofrası, kuşaktan kuşağa aktarılan sessiz mirasın ve kırılgan bağların simgesidir. Kopuk iletişimlerle örülü bu düny
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.