Yetmedi ki ettiler munzur
Kalpleri hopladı sanki kabr-i zuhur
Sevilmedi kabul edilmedi bir türlü kusur
Hayalim vardı küçük bahçeli bir ev
...
Devamını oku »
Bana bıraktığın enkaz...
Bir mühendislik harikasıydı aslında:
Mükemmel bir boşluk.
Orada, benliğimin ortasında,
Ne bir ses, ne bir yankı, sadece sensizlik.
...
Devamını oku »
Gönül bahçesinde açan bir güldür,
Gözümün feri, canımın sevgilidir.
Aşkın pınarı coşkun akar her dem,
Yar'a kavuşmak muradım, dileğimdir.
...
Devamını oku »
Aşk bahçesine girdim, güller açmış tazece,
Sevda yeli eser, kokusu gelir bize.
Gönül coşar, dil söyler, gözler arar her gece,
TURHAL'ım der, yâr aşkıyla yanar gezer.
...
Devamını oku »
(Günümüz Türkçesiyle Mistik Yolculuk)
I. MUKADDİME: RUHUN UFKUNDA
...
Devamını oku »
Ne zaman baksam da gönül bağına,
Bir gonca güldür ki açmaz her fâni.
Aşkın pınarı akıp da karşısına,
Yudumlar durur da gelmez ki kanı.
...
Devamını oku »
Sen kaynayan öfkenle herşeye karşı gaddar bir sessizliğe gömüldün
Cinnet geçirenler mezarlığında herkesin son avuç toprağını da sen atıyorsun
Gözlerinde öfkeden bir mızrak, sessizliğinde gaddar bir tını var
Bir melodi senin suskun ve eylemsiz öfkelenişin
...
Devamını oku »
Sen kaynayan öfkenle herşeye karşı gaddar bir sessizliğe gömüldün
Cinnet geçirenler mezarlığında herkesin son avuç toprağını da sen atıyorsun
Gözlerinde öfkeden bir mızrak, sessizliğinde gaddar bir tını var
Bir melodi senin suskun ve eylemsiz öfkelenişin
...
Devamını oku »
Gecenin yorgun sessizliğini toprak yutmuş
Güneşin ilk ışığı dudağıma dokunur gibi
Bir sabah öpücüğü kondurmuş kalbime umutla
Bahçemi saran gül kokusunda sen vardın yine
...
Devamını oku »
(Düz Yazı Şiir)
Gül bahçesi demek, sadece çiçeklerin olduğu bir yer değil; orası, her adımda aşkın farklı bir halinin nefes aldığı bir evren. Kapıdan girdiğim an, zamanın ritmi değişiyor. Hava, binlerce kadife yaprağın yaydığı, ne sarhoş eden ne de bayıltan, aksine ruhu derin bir sükûnete davet eden o eşsiz kokuyla doluyor.
Burada, her renk bir duygunun tercümanı. Beyazlar, ilk aşkın masumiyetini fısıldıyor. Kırmızılar, tutkunun ve durdurulamaz arzunun en keskin çığlığı. Sarılar, kayıp anıların tatlı hüznünü taşıyor. Morlar ise, bilgelikle yoğrulmuş, olgunlaşmış bir sevginin ihtişamını sergiliyor.
Her gülün bir öyküsü var; kimisi narin bir boyun eğme ile açmış, kimisi ise dikenlerini saklamadan, onurlu bir duruşla güneşe dönmüş. Onların bu sessiz duruşu, bana aşkın hem kırılgan hem de çok güçlü olduğunu anlatıyor. Güzel olanın, her zaman bir bedeli olduğunu; dikenin, gülü koruyan bir kalkan olduğunu gösteriyor.
...
Devamını oku »