28
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2296
Okunma


Asma Altı Üzümleri
Bitti dedi kadın...
O halde, artık hayatta tam orada bitecekti.
Son yağmurlardı bunlar gözlerinden kayıp giden gözyaşları... Bir haftadır mendille geziyordu. Akşama hayatından çıkıp gidecekti sevdiği adam. Yapayalnız kalacaktı. Onsuz nasıl yaşayacaktı. Bütün giysilerinin renklerine bile nasıl da alışmıştı.
Mesela ördek başı yeşili hani... O rengi ilk kez onda görüp sevmişti. Kırmızıyı da bir erkek olarak ilk kez ona yakıştırmıştı. Ya şimdi, şimdi ne olacaktı. Bütün bu güzel renkler hayatından uçup gidecek miydi.
Hayatında yine karalar bağlayan, gülümsemesini bilmeyenler mi dolacaktı.
Çantasında bile onun fotoğrafı ile dolaşıyordu. Bazen evinin kapısını anahtar diye onun fotoğrafıyla açmaya kalkardı.
Geçenlerde bir şehiriçi otobüse binmişti, öyle dalgın, öyle dalgındı ki, az kalsın para yerine sevdiği adamın fotoğrafını uzatacaktı muavine. Neyseki yan tarafta oturan kadının çocuğunun çişi gelmişti. Aslında aferin oğlum sana iyi ki çişin geldi, yoksa bizim foto gitmişti diyecekti ya, dili el vermedi.
- afferin sana oğlum, tut çişini böyle. Büyüyünce askere gideceksin değil mi, sana orada da tutturacaklar çişini. Dedi. Korkudan çişi kaçtı zavallı çocuğun. Zaten iki ihtimal vardı, o konuşma anında ya kaçardı, ya da altına yapardı.
..
Şu otobüsün şoförleri de şehir içinde hep yavaş gidiyordu.
Eve gidince bir sürü iş,yemek.
Kadınlık zor meslek ya.
Yan komşudan asmaaltı üzümü almıştı.
Havanda döve döve canını çıkardı üzümlerin. Mahallede ne kadar miskinlik yapıp, kahve içen kadın varsa telveleri dökmeyin diye haber saldı. Hepsini üşenmeden kapı kapı dolaşıp toplayıp, dövülmüş asmaaltı üzümlerine karıştırıyordu.Millet meraklı, bu kadar kahve telvesini ne yapacaksın diye sorup duruyor.
- hiç işte, öylesine sevabına topluyorum. Kaynatamın köpeğine dibinde tuhaf bir yara açılmış. İyi gelir dediler.
- benim eşimde de öyle bir dert var. Diye atlıyor içlerinden biri. Bende mi yapsam acaba, kaç salkım asmaaltı üzümü ezeceğim bana da şunun tarifini versen diyorum...
İnanmak ve inandırmak kahve falına benzer.
..
Derken; ilaç hazır...
Yüz boydan boya astarlanıyor. Maskeli bir yüzle evin bütün işleri yapılıyor. Arada bir fotoğrafa bakılıp iç geçiriliyor. Bu gidişin sonu nereye varacak.
Yemeğin pişmesine az kaldı. Yeter artık.
Sofrayı bile hazırlayacak güç yok. Sokaklar bomboş.
Aslına bakarsan o sadece kendisinin olmalıydı. Tamam artık, vakit geldi, çok bekletme dediler. Asmaaltı üzümleri yaşından en az on yaş gençleştiriyormuş insanı. Kahve telvesi de öyle. Etti mi sana yirmi yaş.
Şimdi bu dizide oynayan yakışıklı çocukla bir yerde karşılaşsan!...
Ne bilecek ki senin kaç yaşında olduğunu.
Hadi gidip yıka artık yüzünü de fazla genç gözükme arkadaş. Az kaldı final başlayacak.
Hem o kadar da ağlama. Nasılsa yeni sezonda yeni diziler var.
öyküsatıcısı2012Davidoff