2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
968
Okunma
Yıl 1983,
İhtilâl hükumetinin idareyi sivil Özal hükumetine devredişinin 1 inci yılı.
Doğuda bir Jandarma karakolu Terörist bir gurup tarafından baskına uğradı. Şehitler verdik. O günden sonra adına Milli karakol dendi. Askeri idare ile sivil hükûmetler arasında uyumsuzluklar yaşandı. Üzerinden tam 29 yıl geçti. 1983 te sayıları 4.500 olan bu terör örgüt zaman içerisinde büyüdü. Doğrusu, yapılan yanlışlıklar yüzünden büyümesine izin verilmiş olundu. Şimdi yurt dışından bile çatlak seslerini duyuyoruz. Buda yetmedi TBMM de onlara bir yer ayırdılar. Sözde Millet vekilleriymiş. Kendilerince buna Demokrasi diyorlar.
Bu millete reva görülen bu sözde demokrasi, Türk polisine tokat olarak, Başbakanın nezlinde Türk milletine "Hassiktir" olarak, Anaların bağrına evlat acısı olarak geri dönmeye halâ devam ediyor.
Biz barışı bağımsızlık uğruna telaffuz ettik. Bu uğurda can verip düşmanı denize döktük.
İkisi aynı şey değil.
Genel seçimlerde Siyasiler kapı kapı gezerken artık o teröristlerde kapımızı çalmaya başladılar, broşür uzatıp, oy istemeye gelecek kadar cüretkâr oldular. Bu durum sabırları zorlayan, bıçağı getirip kemiğe dayayan bir durum. Kapımızı çalan bu hainlere en küçük bir tepki versek o gece kodesi boylayacağız. Ne acı...
Destek beklemeksizin, bu durumdan hicap duyarak, kimsenin kanatlarının altında olmaksızın, eline bir Türk bayrağı alıp her ferdin sokağa çıkması, bulundukları il yada ilçenin Valilik(Kaymakamlık) binası önüne gidip acısını haykırması gerekmezmi.?
Özcan SOYLU
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.