Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. don herold
hrnozmn
hrnozmn

İNADINA YAŞAMAK

Yorum

İNADINA YAŞAMAK

2

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

887

Okunma

İNADINA YAŞAMAK

İNADINA YAŞAMAK

İNADINA YAŞAMAK






Düşünün bir, ilk kez ölüm gerçeği ile hayatınızın hangi bölümünde tanıştınız?! En

sevdiğimiz insanları bile yolcu ettiğimiz o sonsuzluk, yüreğimize attığı acı ilmekleri ile

hayatımızda derin izler bırakmıştır.

Altı, yedi yaşlarında, aynı mahallede akşama kadar birlikte oynar, çocukça oyunlar

kurardık Alper ile. Adana’daki ilk çocukluk arkadaşlarımdandı. Çayırlarda uğur böcekleri

yakalar, onları boş ilaç kutularının içine koyardık…

O yaz, tatili geçirmek için gittiğimiz Konya’da, bir gün dedemlerin evine, babam, yüzü

asık olarak geldi. Annemle fısıldaşarak bir şeyler konuşuyorlardı, bir süre sonra öğrendim

ki Alper hastalanmış, ateşini düşürememişler, doktorların dediğine göre yakalandığı,

menenjit hastalığı imiş. Yaz dönüşü en iyi arkadaşlarımdan biri yoktu, mahallede birlikte

uğur böcekleri toplayamayacaktık. Demek bir daha görememek böyle oluyordu!

İlkokulda aynı sınıfı paylaştığımız Mediha’dan, o yılbaşı, armağan olarak Kemalettin

Tuğcu’nun kitabını almıştım. Okumaya özendirildiğimiz o dönemde en güzel hediyeydi.

Yarı yıl tatili sonrası okula geldiğimizde Mediha’nın yeri boştu. Öğretmenimiz onun hasta

olduğunu iyileşince aramıza katılacağını söyledi. İyileşmesi uzun sürmüştü. Bir gün

öğretmenimiz gözyaşları içinde sınıfa geldi, arkadaşımızı bir daha göremeyecektik. Kan

kanseri denilen acımasız hastalık ona bizimle yaşamı paylaşma şansı vermemişti. Okulun

önünden onu uğurladığımız o gün, ışıltılı gülen gözleri sanki bizi izliyordu. Kemalettin

Tuğcu’nun o kitabı uzun yıllar kitaplığımın en güzel yerinde durdu.

Yıllar sonra genç bir hekim olarak atandığım Sivas İmranlı’da mesleğimin ilk günlerinde,

sağlık ocağına getirilen, ishalden vücudunda su kalmamış o bebenin canına can katabilmek

için verdiğim çaba sonunu üzüntüye bırakırken çocukluk arkadaşlarımı düşünmek o an

aklıma gelmemişti. Şimdi hepsini bir araya koyabiliyorum.

Günler sonra yine Sivas’ın karlı, soğuk bir gece yarısında gelen astım krizindeki morarmış

kadının ellerimde ölecek ikinci hasta olmasına ramak kalmışken, son çare olarak yaptığım

adrenalin iğnesiyle hayata dönüşüyle yaşanan dram, yaşamın kıyısındaki uçurumun hiç de

uzak olmadığını gösteriyordu. Hayata pamuk ipliği ile bağlı olmak demek buydu.

Kaç kış, kaç yaz geçti... Kaç pamuk ipliği koptu, kaç pamuk ipliğine kopmadan, bir düğüm

atıldı.

İnsanlık tarihi kadar eski hekimlik mesleğinde “inadına yaşamak” felsefesi gizli bir şifa

yolu olarak hep yerini almıştır. Yoksa Alper, Mediha inat etmemişler miydi?! O ishalden

susuz kalan bebek inat etmeyi bilememiş miydi? Yoksa onların pamuktan iplikleri baştan

çürük mü yapılmıştı? Ama yine de “İnadına Yaşamak”

Orhan Veli’nin şiirinde dediği gibi


“Biliyorum, kolay değil yaşamak;

Ama işte

Bir ölünün hâlâ yatağı sıcak,

Birinin saati işliyor kolunda.

Yaşamak kolay değil ya kardeşler,

Ölmek de değil;

Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.”






hrnozmn

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
İnadına yaşamak Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İnadına yaşamak yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İNADINA YAŞAMAK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
VAZO
VAZO, @vazo
21.2.2012 14:41:18
10 puan verdi
Ama yine de “İnadına Yaşamak”

//Kendi içime dalıyorum ve içimde bir dünya buluyorum. GOETHE//

Yazınızda, yaşamımın yalın yansımasını buldum.Beğeni ve tebriklerimi
bırakıyorum sayfanıza.Selamlarımla.
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA, @erayozgorsarikaya
21.2.2012 11:16:52
evet kolay değil bu dünyadan ayrılmak ve ayrılmayalım da inadına yaşayalım güzelbir yazıydı tebrikler
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL