3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1779
Okunma

…Sabahın güneş ışığının camdan sızarak gözlerime ilişmesiyle uyandım.Güneşin içimi ısıtan sıcaklığıyla zorda olsa uykumu açtım;ama üzerimde ağır bir yorgunluk vardı.Sanki uyuyan ben değildim,sadece uyuduğumu sanıyordum.Güç bela yataktan kalkıp toparlandım,kahvaltımı yaptım.Pencereden dışarıya göz atarken,bugünün muazzam güzelliğini fark ettim,gökyüzü masmaviydi ve güneş tüm ihtişamıyla kendini sergiliyordu;o an yorgunluk falan kalmamıştı üzerimde;adeta dirilmiştim.Güneş beni gezmeye davet edercesine parlıyordu.Bu güzel günü bir daha bulamayacağımı düşünerek,doğanın güzellikleriyle kucaklaşmak üzere evden dışarı çıktım.Dışarı çıktığım an gözüme çarpan bahçemdeki çiçeklerin canlılığı ve neşesiydi;çiçekler de bu güzel günün farkındaydılar.Hava ne sıcaktı ne soğuk,hoş ve ılıktı.Hafiften tenimi okşayan nazik rüzgarlar esiyordu.Bu günün güzelliğinin hiçbir kısmını kaçırmamak için parka,yeşil alanlara doğru yürümeye başladım.
Parka vardığımda daha da bir dinçleştim. Mevsimlerden sonbahar olması sebebiyle,ağaçlardan dökülen sarı kahverengi tonlarındaki yapraklar biraz insanı huzursuzlaştırsa da ayrı bir huzur da katıyordu.Yerde ki çimenler hiç görmediğim kadar yeşildi ve rüzgarın eşliğinde dans ediyordu.Bugünün güzelliğinden faydalanmak isteyen yaşlılar ve çocuklar yoğunlukta olmak üzere insanlar parka doluşmuştu.Kimi güneşleniyor kimi,neşe içinde oyunlar oynuyor ve güne gülümsüyordu.Kısacası ortamda ki canlı cansız her şey şen şakraktı.
Bu fevkalade güzelliği gözlemleyip içimde ki güzellikleri uyandırmak için bir banka oturdum.Yavaş yavaş derin düşüncelere daldım yaratanın bize vermiş olduğu bu güzel nimet karşısında.sonbahar dolayısıyla bitkilerin,olmazsa olmazların aramızdan ayrılacağı geldi aklıma ve üzülmeye başladım.Bunun gibi basit ve karmaşık konular üzerinde düşünürken ansızın ruhuma yalnızlık duygusu işledi.Kafamı derin düşüncelerden kurtarıp gökyüzüne baktığımda anladım neden yalnızlık duygusunun ruhuma işlediğini; gökyüzü hiç sevmediğim,rengi çökeği anımsatan siyah bulutlarla kaplanmıştı.Bu bulutlarından ardından gelecek olan ,ruh halimi çökerten(allak bullak)eden yağmurlara yakalanmamak için,koşar adımlarla evimin yoluna koyuldum.
Eve vardığımda yürek hoplatan gök gürültüleriyle yağmur bardaktan boşanırcasına yağmaya başladı.Yağmura yakalanmadığım için kendimi biraz iyi hissettim…
Sabah güneşinin huzuruyla başlayan güzel gün;SONbaharın ansızın gelen acımasız yağmur ve rüzgarlarıyla kendini hüsrana teslim etmişti.
Artık çok şey öğrenmiştim.Dünyada mutlak,ebedi hiçbir güzellik yoktur ve her güzel görünen şeyin ardındaki gerçek,güzellik değildir…Asıl ve ebedi olan güzellik dünyada olmayıp cennettedir dünyadaki hoş ve güzel olduğu düşünülenler cennetin bir zerresi olup,vitrindeki sergisidir.
01.11.2011
Yunus POYRAZ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.