Doğmamış bir çocuktu masusçuktan...
İkibüklüm bir yere sığmak zorunda bırakılmak zor, çare yok.Buralar bana göre değil.
Annemden gizlice çıkıp dolaşsam, nasılsa uyuyor...zaten bu halimle beni kimse tanımaz ki.
Masusçuktan seslendi öykü satıcısına,
-öykü satıcısı, sen de fazla giysi var mı ?
-benim giysilerimi sana giydirsem, seni hayalet sanırlar sersem...Valla öyle dolaş bence daha iyi.
-ciddi misin, iyi de göbek bağımı ne yapalım ?
-bırakalım, peşinden gelsin nasılsa on dk. Sonra moda olur.
.
-ohh ne güzelmiş dünya ya gelmek...Aman Yarabbim ne iyi etmişim de
annemin karnından kaçmışım.Bilseydim aynı anda kaçardım.
-tabi, tabi sonra da seni biblo gibi vitrine koyardık.Tüh ya.
-ya ben nereye gidiyim şimdi ?
-sinemaya git mesela.
-olur, hangisine.
-bir korku filmine gidebilirsin.
-sen götürsene kucağına alıp, ne olur ya...Sonra inerim kucağından.
-off, çok oldun ama bak.Bir daha beni de uğraştırma, çeker giderim...Göbekbağına dikkat et, ayaklarına takılmasın.
-tamam söz, yeminle söz.
.
-dikkat et
kardeşim, insan koşarken sağına soluna bakar ya.!
-seni de uzaylılar kovalasa görürsün, sinemada uzaylı var çabuk kaç...Arkamızdan geliyor.
-ben de gördüm, doğru söylüyor...Karım ağlıyor, elinden mısırını aldı.Beğenmedi.Böö dedi, yere attı.Kaçın lütfen.
-evet aynı uzaylıyı biz de gördük, iğrenç,
Allahım olamaz böyle birşey.kusuyordum gördüğüm
zaman.yarabbim iyi ki de uzay da yaşamıyoruz.kaçın bir an evvel, üstünüze gelebilir.
-korkma kızım evimize az kaldı, yetişiriz...bir daha o sinemaya da gitmeyelim, öyle bir uzaylı da görmeyelim.
.
öykü satıcısı geri döndü.
Yorulmuş bir
çocuk buldu köşebaşında.Kucağına aldı, gizlice evine bıraktı.
-" herşeyin
zamanı var ". vaktin gelmeden kaçma bir daha olur mu ?
.
Aradan zaman geçti...Hep masusçuktan sanmayın ama. Annenin bir bebeği oldu.Güzeller güzeli...Ama uzaylı değildi, kimse ondan korkmuyor, tam tersine kucaktan, kucağa alıyordu...tabi yine masusçuktan değildi. " Çünkü zamanı dolmuştu. " Kerata şımardı işte, ağzında
annesinin memesi,
- ben sinemaya gitmek istiyorum, demez mi...işte bu kez, masusçuktan.
2011 Davidoff