Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. bernard shaw
ayhansarıkaya
ayhansarıkaya

KORKUSUZ SELİM 29

Yorum

KORKUSUZ SELİM 29

7

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1038

Okunma

KORKUSUZ SELİM 29

KORKUSUZ SELİM 29

Aylin, sabah erken gelip semt pazarında kendisine boş yer bulmaya çalıştı. Elindeki küçük çanta, ekmek teknesiydi onun için. Dün geceden bijuteri malzemelerini özenle hazırlayıp çantasına yerleştirdi. Gece geç saatlere dek uykusuz kalma pahasına; odasında kolyeler, küpeler ve diğer takılardan bir çoğunu kuyumcu titizliği ile değişik aksesuarlar ortaya çıkarmaya özen gösterdi.Bu çalışmalarını istinasız her gece yapmak zorundaydı.

Uykusuz kalıyor, çalışmaktan parmaklarının uçları sızlıyordu ama hiç önemli değildi. Ayakta durmak; kurda kuşa yem olmamak çok önemliydi. Mücadeleyi bıraksa başına gelebilecekleri az çok tahmin edebiliyordu.Kötü senaryolar yapmasa da düşüncesi, bile insanı yıkıp perişan etmeye yetip de artıyordu bile.

Bir hafta önceki kavga olayından sonra pazar yeri arayışına başladı. Bazı işlek pazar yerlerinde boş yer bulması oldukça zordu. Her ne kadar açacağı tezgah, küçük olmasına rağmen yine de tersliklerle karşılaşıyordu. Eğer iş yapan başka bijuterici varsa tezgah açmakta sıkıntıya giriyor,açsa da rekabet sisteminin acımasız kurallarından nasibini almakta gecikmiyor; aynı malı satanlar arasında kıyasıya oluşan rekabet karşısında;para kazanmakta zorlanıyordu. Her şeyin farkındaydı. Bir şeyler başarabilmek için, uyanık olmak zorundaydı. Pazar ortamının değişmeyen kurallarını kabullenmek zorunda olduğuna inanmıştı artık. Tek başına mafyaya karşı gelemezdi. İşin ilginç yanı; pazarda tezgah açmak için şimdi mafyaya ihtiyacı vardı, kurallar böyle işliyordu çünkü. Öyle de yaptı. Öğrenmişti artık kimin ne olduğunu.Kim mafyalık yapıyor,kim gariban az çok anlar olmuştu.

Ezilip büzülmeden erkekçe tavırlarıyla Sarı Melih’in sebze tezgahının yanına gitti.

Sarı Melih, Orta boylu sarışın biriydi. Herkes, kendine “mafya”lığı yakıştırınca; gerçekten mafyalık rollerini kusursuz yerine getirdiğini sanıyordu. Silahsız dolaşmazdı. Her daim beli şişkin dururdu. Şişkinliğini, ceketi bazen de gömleği ile kamufle etmeye çalışırdı.Kasıla kasıla, kollarını aça aça paçalı Denizlili horozları gibi yürüdüğünde;etrafını yan gözle dikizler,ne var ne yok diye kolaçan ederdi.Sayısız kez hapishaneye girip çıkmışlığı; kendisine güven kazandırmıştı,pazar ortamında.

Herkesin, belaya bulaşmaktansa; “Melih baba” diye karşısında eğilmeleri onu çok mutlu ediyordu. Meydan onundu artık. Zabıtalara bile bıçak çekmiş, korkusuzluğunu böylece cümle aleme göstermişti. Bundan böyle; kendi kanunlarını kendisi uyguluyordu.

İlk kez pazara gelip de yer açmak isteyenler, kesinlikle Sarı Melih’in onayını almaları gerekiyordu.Sarı Melih,belirlediği miktar haracını aldıktan sonra ne yapıp yapıp yeni gelenleri mağdur etmez,onlara tezgah yeri bulurdu.Yeter ki,cebine para girsindi.Pazarın içerisinde bulamadıysa;yasak olmasına rağmen yol kenarından bile ayarlardı.Zabıta suskun kalır,görmemezlikten gelirdi.İşin sonunda Sarı Melih’le uğraşmak da vardı.Böyle bir riske girmeyi kimse göze almak istemezdi.

Aylin, Sarı Melih’in tezgahının önünde dikildi. Pazar “babası” ise tezgahındaki marullara, maydanozları temizlemekle meşguldü. Sararan yapraklarını koparıp atıyor, lastikle bağ yapıp düzgünce tezgahın üzerine istif ediyordu. Onun bu yaptığı iş kara para aklamak gibiydi.Mekanı belli olsundu yeterdi.

Aylin’i tezgahın yanına geldiğini gördüğü halde görmemezlikte geldi. Müşteri olmadığını zaten biliyordu, kendisine işi düştüğünü sezinlemekte zorluk çekmedi.

Aylin:

-Hayırlı işler Melih ağabey!

Melih, yeni fark etmiş gibi ondan tarafa döndü. Dönmesiyle birlikte kasılması bir oldu.”Babalara” yakışır bir edayla:

- Buyur bacım! Bir derdin mi var?

Aylin:

- Olmaz mı ağabeyim! Hem de çok büyük!

Çözülemeyen büyük işleri halletmek tam da ona göreydi. Elindeki maydanoz demetlerini, tezgahın üzerine bıraktı; bütün dikkatini Aylin’e veriyormuşçasına:

- Emret bacım, sıkıntın nedir?

-Ne olacak ağabey, tezgahımı açmak için boş yer aramaktayım.

Hemen yerinden fırladı:

- Beni takip et!

Onun arkasında pazarın içerinde dolaşmaya başladı. Boş yer bulamayacağını anlayınca her zamanki yaptığı metodu uygulamak zorunda kaldı. Giyim satan emekli, yaşlanmış iki kişinin tezgahını ileri geri, sağa sola çektirerek küçülttü. Emekli pazarcılar, çaresiz verilen emre uymak zorunda kaldılar.Onlar da biliyorlardı ki,pazar ortamı memurluğa ya da iş yerine hiç benzemiyordu.Buraların havası çok farklıydı.Masa başında oturup da çaycıdan çay getirmesini istemenin kolaylığı yoktu maalesef.Buraların amiri,çok farlıydı;beli silahlı,eli bıçaklı kanun dışı birisiydi.Ona itaat etmek zorundaydılar. Karşılarındaki silahlı amirlerinin dediklerini aynen boyun eğdiler.

- Peki Melih baba! Sen nasıl istersen öyle yapalım! Tezgahı kaldır de kaldıralım!

Hoşuna gidiyordu, pazarcı esnafının karşısında iki büklüm olmaları. Onların haklarına zarar vermiyormuş edasıyla:

-Fazla rahatsız olmayın! Sadece birer metre yerlerinizi daraltırsanız, bu gariban bacımıza da yer açılmış olur!

Aylin, dört tane sebze kasasının üzerine Melih’in bir yerlerden bulup getirdiği kalın kartonları serdi.

- Çok sağ ol ağabey!

Melih,büyük bir iş başarmanın verdiği böbürlenmeyle kollarını gere gere tezgahının başına yöneldi.Göz ucuyla da etrafı çaktırmadan süzüyordu.Tekrardan maydanoz bağlarını terbiye etmeye başladı.Arada bir dudağının arasındaki sigaranın dumanını etrafa savuruyordu.

Aylin, biliyordu ; Sarı Melih “baba”nın yaptığı bu kıyağın karşılığı olan parayı, akşam pazar dağılmadan önce gelip alacağını…




DEVAM EDECEK!

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Korkusuz selim 29 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Korkusuz selim 29 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KORKUSUZ SELİM 29 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz, @aynurengindeniz
6.10.2010 23:26:48
10 puan verdi
Heyecanla takibe devam. Şunu söylemelityim ki, bu tür seriler toplu halde okununca bir anlam kazanıyor. Böyle bölüm bölüm pek tadına varılamıyor ama, kitap gibi okunduğunda acaba ne olacak diye bir heyecana kapılıyor insan. Öykülerinde pek çok karakter ve konu işliyorsun ve bunları başarılı bir biçimde dağıttığın gibi topluyorsun...Başarılı kurgu da bu işte. Senin kurgulaman çok başarılı...
Tebrik ediyorum. Geç olmadan puanımı verip işimin başına dönüyorum Ayhan Abi..Yoksa edebiyat defteri insanı yakaladımı bırakmak bilmiyor.


Sevgiler...
Nermin Kaçar
Nermin Kaçar, @nerminkacar
6.10.2010 21:19:08
10 puan verdi
Çark böyle dönüyor maalesef. Güçlüler her yerde el üstünde. Güzel ve hayatın gerçeklerini anlatan bir bölümdü sevgili yazarım. Sevgi ve selamlarımla, tebrik ediyorum
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
6.10.2010 20:33:22
10 puan verdi
Ben buna, kaşıkla verip kepçeyle almak diyorum. Çaresiz insanların çaresizliğini,yine güzel bir dille anlatmışsın kutlarım...
Aysel AKSÜMER
Aysel AKSÜMER, @ayselaksumer
6.10.2010 19:57:06
Tebrik ederim. Yine çok severek okudum. Saygı ve selamlarımla..
IRIZA
IRIZA, @iriza
6.10.2010 19:49:36
Ayhan abi bu serinin bazı bölümlerini okumuştum..Toplumun bu kesiminde hayli zengin konular var..

Başarılı bir anlatımın var..Bazende bu karakterleri, kendi ağzından anlattırırsan çok daha canlı öyküler ortaya çıkabilir, diye düşünüyorum..

Tebriklerimle, selamlıyorum..
AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
6.10.2010 07:55:42
güzel anlatım dı yine takipteyim saygılarımla
nilkurt
nilkurt, @nilkurt
6.10.2010 01:59:14
10 puan verdi
Sarı Melihleri toplum olarak biz o hale getiriyoruz diye düşünüyorum.
Çok güzel bir yaşanmışlıktı okuduğum. Bir ara mafya furyası vardı heryerde.
Selam ve sevgilerimle Ayhan Kardeşim.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL