Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın. norman vincent peale
Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk

ACIYI DİNDİREN ACI

Yorum

ACIYI DİNDİREN ACI

11

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1153

Okunma

ACIYI DİNDİREN ACI

Boş veriyor Birol, karışık ve geren düşüncelere. Kuran’ın Türkçesini okumaya başlıyor kaldığı yerden. Başucundaki diğer kitap Abdulkadir El Geylani’nin SOHBETLER’i. Birol yıllarca en saflık, affedersiniz esnaflık yapmıştı. Hayatta devletten maaş aldığını hatırlamazdı. O hep çalışıp çabalamış, vergi ödemiş, işçi çalıştırmış sigorta ödemişti. Az kazansada helal ile haramı gözetmişti. 1998’ de başlayan büyük krizde işleri kötülenmişti. 1988’ de İzmit’e yerleşir. Artık bir araba fabrikasında işçidir.
Bir gece yarısı yatağından mahşeri gürültülerle uyandı. Tahtalar kırılıyor, duvarlar dökülüyor, eşyalar çalkalanıyordu. Yer ayakların altından ileri-geri kaçıyordu. Cam kırılmalarını büyük patlama sesleri bastırıyordu. 45 saniye sonra iki çocuğunu karanlıkta eşyaların altından el yordamı ile bulup zorlukla dışarı çıkıyordu. Yaşadıkları büyük 1999 depremiydi. Akrabalarını aramaya koyulmuştu herkes. Görünürde çok zayiat yoktu. Cami minaresi bir taksinin üzerine yıkılmış, duvarlar çatlamış ve sıvaları dökülmüştü. Yalınız bütün eşyalar zarar görmüştü. Birol’un amcasının kömürlüğü yıkılmıştı. Elektrikler kesikti ve artçı sarsıntılar devam ediyordu. O gece kimse ne eve girebildi nede sabaha kadar uyuyabildi. Birol’un iş servisi sabah 6-30 da geldi. İşler süresiz tatil edilmişti. “Derinceye indin mi?” diye sormuş ve kendisi devam etmişti şoför; rampadan aşağı her iki apartmandan biri yıkık, pek çoğu da yanıyor. Can pazarı yaşanıyor siz uyuyun.”
Bu kötü haberi alan aşağıya seğirtiyordu. Hasarı az olanlar kendilerini unutmuş yıkık ve yanan binalara dalıyordu bir can kurtarırız umuduyla. Asker, çocuk, yaşlı, kadın-erkek fedakârca elinden geleni yapıyordu. Sevinç de yaşanıyordu acı da. Yollar tıkanmış, telefonlar çalışmıyordu. Hiç çıkmamıştı ama yağmacılara karşı vur emri bile çıkmıştı. Bir ay gönüllü enkazlara giren Birol, geleceğini düşünerek resmi rakamlarla 36000 kişinin öldüğü deprem bölgesinden Ankara’ya döndü. İnsanoğlunun zayıflığını daha iyi kavramış ve zayıf olmanın ıstırap veren hallerini yaşamıştı İzmit’te. Acıyı teskin eden acıyı tatmıştı. Eşi Suzan da aynı acıları yaşamıştı.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Acıyı dindiren acı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Acıyı dindiren acı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ACIYI DİNDİREN ACI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Oya gedik
Oya gedik, @oyagedik
3.1.2010 01:07:48
Depremden sonra ,hayatın ne kadar kısa ve pamuk ipliğine bağlı olduğunu anladım,giden canlara rahmetler diliyorum...
saygımla...
Ağyar
Ağyar, @agyar
2.1.2010 23:08:27
"Kul azmazsa mevlasi bela vermezmiş"

İnternette bazen Japon videolarını izliyorumda azma konusunda ellerine su dökemeyiz mazallah. Ama adamlara 9'luk depremler ninni geliyor.

Harbi "azma"ları bir kenara koyalım, acaba bina yaparken kumdan, demirden, çimentodan çalmak, fay hatlarının çelik çomak oynadığı arazileri tarım alanı olarak kullanmak yerine yerleşime açmak, haddinden fazla kat çıkmak birer "azma" biçimi sayılabilirmi? Acaba!

Allah yinede böyle belalarla imtihana çekmesin bizi, Amiin.
bekirce
bekirce, @bekirce
2.1.2010 20:16:37
99 depremi, bir kaç unsuruyla içimize oturan ne büyük bir teessüftü..
Bahsettiğiniz üzre kimileri eşini dostunu, kimileri can bağı komşularını kaybetti bu depremde..
Kaybeden sadece müsbet insanlık değildi, deprem hırsızları olarak telâkki edebileceğimiz hırsız müteahhitler de kaybettiler..
Neyi? Sermayelerini mi? Hayır; Allah-ü Teala karşısında kulluklarını..
Halklar arasında insanlıklarını..
Bu itibarla biz de sizin yazınıza dayanak bir şiir yazmıştık Bekirce saflarında..
Adı: Deprem Zannedilen İbret..
Evet.. 99'da bizim de Başkent'te kısmi yaşadığımız deprem korkusu sizin bu nezih yazınızda bir vakıa olarak karşımıza çıkıyor..
Hassas yüreğinizden kopup gelen ibretlik sesler itibariyle sizi tebrik ediyorum..
..Ve o günlerde rahmet-i Rahman'a ulaşan canlara da rahmetler diliyorum..
Selâm ve dualarımla kardeşim..
Nermin Kaçar
Nermin Kaçar, @nerminkacar
2.1.2010 17:32:45
Anlattığınız hikaye şimdi şuanda gözlerimde canlandı. Ben Bolu' da oturuyorum. O depremi biz de yaşadık ama o şiddette değil tabii ki. Onu yaşamak, o korkuyu tatmak farklı bir duygu. Allah bir daha da yaşatmasın dilerim. Zaman öyle bir ilaç ki bir an geliyor herşey unutuluyor. Sadece kaybedilenlerin üzüntüsü yürekten hiç çıkmıyor. Allah bir daha göstermesin. Tebrik ediyorum sizi.
tacettin yıldırım
tacettin yıldırım, @tacettinyildirim
2.1.2010 17:25:10
10 puan verdi
oğlum depremi.... düzcede yaşadı.... küçük oğlum askere giderken abime uğrayıp gideyim demişti.....onlardan haber alana kadar yaşam benim için durmuştu......o büyük felaketi tanrım insanlığa bir daha yaşatmasın...harika bir anlatım çok güzeldi tam puan...kutluyorum...saygılar...
Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk, @engintatliturk
2.1.2010 16:42:29
Herkese teşekkür ederim yazımı okudukları için.

Bezm-i cihan kardeşim son noktayı koymuş.

AZİZ RUHLARI ŞAD OLSUN KAYBETTİKLERİMİZİN.
Eser Akpınar
Eser Akpınar, @eserakpinar
2.1.2010 15:38:44
10 puan verdi
Üzüntüyü anımsatan bir anıydı. Unutmamamız gereken günlerdi. İnsanların, hayatları, bir kaç saniye içinde, alt üst oldu. Hayatlar, yarım kaldı. Barışmalar, kavuşmalar, konuşmalar, sevmeler yarım kaldı.

Saygılar.
onurumsun
onurumsun, @onurumsun
2.1.2010 14:04:31
1999 depremi nasıl unutulur ki Engin bey. Ben hamileydim ve bir iki gün içinde doğum yapacaktım. Kayınvalidemlerden hiç bir haber alamamnın acısını yaşamışık. Onlar Yalova'da idi ve binlerce insan kayıp ve binlerce de vardı. İnsanların feryatları çınlatıyordu tüm evreni adeta.

Deprmden iki gün sonra doğum yaptım ve eşim Yalova'ya ulaştığında ailesi iyi idi ama artık oturacakları evleri yoktu.

Beni o günlere götürdü yazınız. Ülkem bir daha hiç bir felaket yaşamasın. Kutluyorum kaleminizi ve saygılar yüreğinize
su_misali(Gülhun Ertilav)
su_misali(Gülhun Ertilav), @su-misali-gulhunertilav-
2.1.2010 14:02:49

Allah bu millete bir daha öyle kötü zamanalar yaşatmasın

anlamlı idi yazı

beğeni ile okudum

saygılarımla



bezm-i cihan
bezm-i cihan, @bezm-icihan
2.1.2010 13:26:14
10 puan verdi
adapazarında yaşamıştım o depremi,

yazınız o anlara götürdü beni,

dinmez o acılar, üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin...

aziz ruhları şad olsun kaybettiklerimizin...
hicbitmez
hicbitmez, @hicbitmez
2.1.2010 12:52:57
10 puan verdi
güzeldi begenerek ve üzülerek okudum.
doga afetleri karsisinda insanoglu hic bir sey yapamaz evet acizdir.
yinede yikik o enkazlar altinda bir can kurtarmanin garip sevinci yasaniyordur.
Allah yasatmasin bir daha deprem felaketlerini ülkemize.
yüreginize aglik
saygilarimla

© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL