Alıcılar almaz, vericiler alır. eugene benge
gürhan
gürhan

HOROZ SENİ VURURUM

Yorum

HOROZ SENİ VURURUM

2

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

909

Okunma

HOROZ SENİ VURURUM



Bir horozumuz vardı, kuş gribinden uzak. Delikanlı mı delikanlı idi. Mahallenin bütün tavuklarının gözü onun üzerindeydi. O da bunu farkında cakalı cakalı mahallede turlardı. Gözü karaydı, ibiği kıpkırmızı idi. Mahallenin horozuydu, yükü ağırdı.Yabancı horozları sokmazdı mahalleye. (Horoz kadar olamayanlara duyurulur.)Derenin orası doğal tuvaletlerdi eskiden. Bizim horozda orada def i hacete çıkanlara hücum ederdi. Arkadan ansızın yaklaşır adamın sırtına zıplardı. İbiğine kuvvet, beyaz etine lezzet. Sadece şekerden ibaret değildi horozlarımız, etiyle kemiğiyle bizim olan horozlardı. Sabahın kör vaktinde kurulu bir saat dakikliğinde öter dururdu.
- Üüürrrüüü üüüüü !! diye…Dütürü dünyanın üttürücüleriydi horozlar. Horozlu şekerimiz vardı, horozuyla ünlü şehrimiz.. Ama hiçbirisi bizimkine benzemezdi. Başka bir alemdi. Anlatmak için kelimeler kafi değil inanın.
Çocukluğumuzun en güzel yanlarından birisi de oyunlardan fırsat bulduğumuzda verdiğimiz kısa aralarda atıştırdığımız abur cuburlardı. Hele sac ekmeğinin üzerine tereyağı sürüldü mü birde tereyağının üzerine toz şeker serpildi mi değmeyin keyfimize.Ya Rabbim ne tattı o? Artık yokluk muydu onu hoş eyleyen, çocukluğumuzun yorgunluğu muydu bilemem?
Bir gün elimde tereyağlı, şekerli ekmekle dolaşırken Tepe’de bizim haşin horoz abi ile karşılaşmayayım mı? Bir düellodaymışçasına karşı karşıyaydık. O gözlerini elimdeki tereyağlı, şekerli ekmeğe dikmiş, kabara kabara üstüme doğru geliyordu. Bense herkeste olan elindekini koruma içgüdüsüyle gardımı almış onun hamlesini bekliyordum. İki ayağıyla zıplayıp karnımın ortasına vurdu. -Holoşş !! dedim 5 yaşın tüm bozuk ve korku dolu yarım yamalak Türkçesiyle. Aldırmıyordu, iyice dövüp elimdeki tadı almak istiyordu. Bir hücum denemesinden sonra tekrar:- Holoşşş!! bana bak, seni döverim ha! dedim. Horoz çok korktu(?)
Tam üstüme atlayacakken rahmetli dedem yetişti ve o serseri horozu kaçırttı. Ve o günün hatırasından bugüne:- Holoşş seni vururum . sözü kaldı.
Bizim azgın ve de çapkın ve de sapkın horozun akibeti ne oldu diye merak edersiniz ona şöyle bir sonu uygun buldum:Yine günlerden bir gün bizimki avare avare dolaşırken o çöplük senin, bu çöplük benim diye vakitin geçtiğinin farkında olmaz. Karanlığa kalır. Kümese geç vakitte dönmesi marifetmiş gibi bir de evin orada oyalanır, kümese girmek istemez.İçerideki tavukların ısrarlı gıdaklamalarını ciddiye almaz, haytalığına devam eder. Rahmetli dedemi çok uğraştırır. Dedem sonunda dayanamaz ve elindeki işlemeli bastonunu bizim artist horoza doğru fırlatır. Bingo. Tam isabet. Bizim aylağın kafasının tam ortasına değer baston. Bizimki iki seksen yere uzanır. Sonra kalkar.Başı bir iki daire çizer ve yere düşer. Dedem der ki: - De git haydi! Nereye gidersen git. Akşama bulgur pilavının üstünde bir kızarmış horoz .Ladesi elimizde şartım şart diye.
Bir horozumuz vardı. Delikanlılık taslardı. Lakin ömrü yetmedi. Yediği önünde kaldı, yemediği arkasında..Tepe bir daha öyle horoz görmedi.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Horoz seni vururum Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Horoz seni vururum yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
HOROZ SENİ VURURUM yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
semakaracan
semakaracan, @semakaracan
30.3.2008
süper ya tek kelime ile harika kurdalesi eksik
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ, @sabihakucuktufekci
14.3.2008
..
Bir horozumuz vardı. Delikanlılık taslardı. Lakin ömrü yetmedi. Yediği önünde kaldı, yemediği arkasında..Tepe bir daha öyle horoz görmedi.

kutlarım yazarı güzeldi...saygılar..selamlar..


© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL