Açlıktan ölüyorsan, dost sana kapısını açıyor, seni sofraya götürüyor, senin için süt tasını dolduruyor, ekmeği bölüyorsa, içtiğin şey gülümsemedir. exupery
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş

DURUŞ

Yorum

DURUŞ

( 7 kişi )

7

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

74

Okunma

DURUŞ

DURUŞ

Yol mu yoruyor insanı, yoksa yolun sonundaki o belirsizlik mi?

"Herkes bir gün değişir," derler.

Ben de inandım.

İçime kırgınlıklarımı, söylenmemiş sözlerimi, haksızlığa karşı sustuğum o asil öfkeyi koydum.

Kendi yalnızlığıma yaslandım.

Ve çıktım kalabalıkların arasına...

Nereye varacağımı bilmeden yürüyordum.

...

İnsanlar geçti önümden.

Ne konuştular ne dönüp baktılar.

Sadece yürüdüler.

Ben de arkalarından baktım.

Mevsimler devrildi.

Bir ayaz, birkaç fırtına, çokça hayal kırıklığı...

Ağaçlar yapraklarını döktü, yeniden yeşerdi. Vitrinler başkalaştı, çehreler yabancılaştı, dost bildiklerim silindi.

Ama içimde bir yer vardı ki hâlâ duru bir çizgideydi.

O anın ilk saatinde...

Vakur bir duruşta...

Eğilmeyen bir omurgayla...

...

İşte o zaman anladım:

İnsan bazen yıllarca yaşar ama karakterinin asıl gücü, meydanların ortasındaki tek bir dik duruşta gizlidir.

Ve ne gariptir ki dünya dönmeye devam ederken insanın içindeki o saf asalet bozulmaz, yerinde kalır.

Curcunanın ortasına yetiştim.

Durup baktım dünyaya.

Bana söyle dedim, sen insandan neyi götürürsün?

Zamanı, dedi bir ses.

Peki ya karakteri?

Onu bazen hırpalarım ama asla eğemem.

Ya o kimseye eyvallahı olmayan sessizliği?

Sustu.

Ya laf kalabalığına kapılmayan o netliği?

Yine sustu.

...

Anladım ki yürümek, yalnızca ayakların yer değiştirmesi değildi; hayata düz bir kafa tutuştu.

Çünkü insan, kaybettiği şeylerin toplamı kadar değil, vermediği tavizlerin büyüklüğü kadar insandı.

Herkesin akıntıya kapılıp gittiği bu çağda, kendi kıyısında bir kaya gibi durabilmek en büyük zaferdi.

Bunu ne o sahte alkışlar ölçebilir ne de sığ vitrinlerin geçici yaldızları.

Aynaya son bir kez baktım.

Yüzümdeki çizgiler derinleşmişti belki.

Bakışlarım daha mesafeli, duruşum daha katıydı.

Fakat artık biliyorum; kalbim o kalabalık meydanlardan çok daha geniş.

...

Hayat bir takdir ya da alkış yeri değildi.

Sadece senin, o gürültülü yollardan geçerken...

Kendi saf gerçeğini, o dik omurganı nasıl koruduğunu sınayan görünmez bir yoldu.

Tamer KARAKAŞ
19.09.2026

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Duruş Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Duruş yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
DURUŞ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
19.9.2026 13:15:33
5 puan verdi
“Duruş”, insanın hayat boyunca yaşadığı değişimlerin içinde kendini ve karakterini koruması üzerine oldukça güçlü bir metin olmuş. Özellikle “İnsan bazen yıllarca yaşar ama karakterinin asıl gücü, meydanların ortasındaki tek bir dik duruşta gizlidir” cümlesi metnin ana fikrini çok güzel taşıyor. “Zamanı götürürüm ama karakteri asla eğemem” bölümü de ayrıca etkileyici. Sade bir hayat dersinden öte, insanın kendine verdiği bir söz gibi okunuyor. Düşündüren, samimi ve güçlü bir anlatım. Emeğinize sağlık.
Deniz Sinan öz
Deniz Sinan öz, @denizsinanoz
19.9.2026 11:07:56
Meydanların gürültüsüne, vitrinlerin sahte pırıltısına ve akıntının sürükleyici kolaycılığına boyun eğmeyen, omurgasını kendi hakikati kılan sarsılmaz bir duruşun beyanı bu.
​Yürümek, menzile varmak için değil; her adımda kendi toprağına, kendi özüne basarak eğilmediğini kanıtlamak içindir. Yüzdeki her bir çizgi, teslim olmamışlığın haritası; bakışlardaki o mesafe ise ruhun kirlenmemek adına kendine inşa ettiği en asil kaledir. İnsan kaybettikleriyle eksilmez; feda etmediği değerleriyle, satmadığı yalnızlığıyla ve eğmediği başıyla tamamlanır. Kalbi o kalabalık meydanlardan daha geniş kılan şey; tam da o genişliğe sahte alkışları değil, sadece kendi lekesiz gerçeğini sığdırabilmiş olmasıdır.
​Akıntıya karşı bir kaya gibi duran, kendi saf gerçeğini ve dik duruşunu koruyan o mert ruha dair:
​Ne alkış bekledin ne sahte bir tac,
Dik duran omurgan en büyük muhtaç.
Çizgiler derinleşsin, yüzün sertleşsin;
Özünü korumak, en büyük mirac...
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
19.9.2026 10:32:05
5 puan verdi
Hayat bir takdir ya da alkış yeri değildi.

Sadece senin, o gürültülü yollardan geçerken...

Kendi saf gerçeğini, o dik omurganı nasıl koruduğunu sınayan görünmez bir yoldur

....Doğru bir tespit ama...
İnsan oğlu ne kadar güçlü görünsede zayıftır bir takdire muhtaçtır bir sırt sıvazlanmasına bir şefkat temasına ihtiyaç duyar yazdıklarının söylediklerinin anlaşılmasını takdir edilmesini ister ve tüm zorluklara rağmen tüm **lıklara rağmen ayakta dimdik durmasının alkışlanmasını ister,belki kendine bile itiraf edemesede ister ...çok değerliydi güzeldi şiirin kutluyorum kardeşim kalbi selamlarımla...
bllekz89
bllekz89, @bllekz89
19.9.2026 09:25:16
5 puan verdi
Eserinizi canı gönülden kutluyorum
bllekz89
bllekz89, @bllekz89
19.9.2026 09:25:08
5 puan verdi
Eserinizi canı gönülden kutluyorum
bllekz89
bllekz89, @bllekz89
19.9.2026 09:24:37
5 puan verdi
Eserinizi canı gönülden kutluyorum
nejat hoca
nejat hoca, @nejathoca
19.9.2026 08:18:04
5 puan verdi
Tamer Karakaş’ın “Duruş” yazısı, insanın hayat yolculuğunda karşılaştığı belirsizliklere rağmen omurgasını dik tutma çabasını anlatan güçlü bir metindir. Yazıda, yolun kendisinden çok yolun sonunda beliren belirsizliklerin insanı yorduğu vurgulanır. Bu yaklaşım, okuyucuya kendi yaşam deneyimlerini sorgulatır. “Eğilmeyen omurga” ve “vakur duruş” gibi ifadeler, insanın karakterini koruma mücadelesini simgeleyen çarpıcı metaforlardır.

Metin, bireysel bir iç hesaplaşma olduğu kadar toplumsal bir çağrı niteliği taşır. Zamanın geçişi, dostlukların kayboluşu ve hayatın akışı karşısında insanın kendi kıyısında kaya gibi durabilmesi, okuyucuya ilham verir. Nesir dili, yalınlığıyla okuru doğrudan kalbine hitap eder; süslü anlatımdan ziyade içtenlik ön plana çıkar.

Bu yazı, edebiyat defterinde yalnızca bir metin değil, aynı zamanda bir duruş manifestosu olarak yerini alır. Kaleminize sağlık! Böylesine içten ve güçlü bir anlatım, okuyucunun hem düşünce dünyasına hem de duygularına dokunur.Kutluyorum üstadım.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL