Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.
AYŞEN DAŞKIN
AYŞEN DAŞKIN

YOLUNUN TOZU

Yorum

YOLUNUN TOZU

1

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

59

Okunma

YOLUNUN TOZU

YOLUNUN TOZU

Kendimden vazgeçtiğimi fark ettim senin için; sanki bu bir tercih değil, kaçınılmaz bir kaderdi. Uzakta parlayan, umutla bezeli geleceğimi, senin yolunun tozuna, ayaklarına serdim. En büyük umudumun, senin varlığında eriyip gitmek olduğunu anladım. İstediklerin elimdeki tek yol, tek pusula oldu; ne kadar yapabildiysem de, hepsi az kaldı.
Karanlıkta seni aradım, bocaladım durdum. Kendi ayak izlerimi bile silip attım ki, sadece senin izlerin kalsın; tek izim olsun. İçimdeki her çığlığı, her isyanı sessizce yuttum. Çünkü senin gülüşün için her şeyi katlanılabilir kılmıştım. Kaybolan umutlarımın enkazı arasında, toz duman içinde seni aradım. Artık ben yoktum, sadece senin gölgen vardı yanımda; benim yerime nefes alan tek şey sendin.
Her "yapamadım" dediğimde senin "olmadı" demen yetti. O tek kelimeyle tüm dünyam yıkıldı ama yine de yeniden ayağa kalktım. Yıkılan hayallerimin harçları arasında, o paramparça parçaların arasında nefes almaya çalıştım. Döndüm, döndüm ama her dönüşümde hep sana vardım. Kendimi unuttum, seni buldum; bu benim son yolum, varoluşumun tek anlamı.
Bu bir fedakarlık değil, sevdamın en derin gerçeği, kanımda akan bir gerçeklik. Senin varlığınla nefes alırım, sen yoksan solarım; tıpkı suyunu kaybetmiş bir çiçek gibi kururum. Artık ben değilim, sadece senin izlerin var içimde. Damarlarımda dolaşan tek kan senin anılarındır. Seninle eriyip giden bir su damlası gibi akıp giderim, nehirlerin sonuna kadar sana karışırım.
Yokluğun gelirse bu gökyüzü bile bana dar gelir, hava bile boğucu olur. Toprak olup uçarım rüzgarın içinde, hiçlikte kaybolurum, adımı bile unuttururum. Çünkü sensiz ben, ben olamam; sensiz tüm dünya anlamsız bir rüya gibidir. Zamanın her saniyesi sensizlik acısıdır ve ben bu acıyı sevgiyle doldurmaktan başka çare bulamıyorum. Kalbimdeki o boşluk, sadece senin varlığınla dolabilir; yokluğun ise beni yavaş yavaş yok ediyor.
Ayşen Daşkın / Sahraa - 11.09.2026

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Yolunun tozu Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yolunun tozu yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YOLUNUN TOZU yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
12.9.2026 00:27:29
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

ANDIRIN SÖZ YURDU YAZIN SİTESİ

Yazar: Ayşen Daşkın / Sahraa
Yazı: YOLUNUN TOZU
Tür: Lirik Düzyazı
Değerlendirildiği Salon: Sevda Uğruna Kendi Ayak İzlerini Silenlerin, Pusulayı Sevgiliye Teslim Edip Sonra Kendi Yönünü Kaybedenlerin ve Aşk ile Kendinden Vazgeçmek Arasındaki Sınırın Yeniden Çizildiği Salon

Ayşen Daşkın’ın YOLUNUN TOZU başlıklı yazısı RUSAMER’e ulaşınca Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri önce dosyanın üzerine büyük harflerle ŞİİR DEĞİLDİR yazdırdı. Çünkü metin şiirsel bir dille kurulmuş olsa da yapısı itibarıyla lirik düzyazıdır. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Fedakâr Ferhat, daha ilk paragrafta kendi geleceğini sevgilinin yoluna sermeye kalkınca durduruldu. Kalburabastî Efendi meseleyi baştan koydu: Sevmek başka evladım, kendini sevdiğinin yolunun tozuna çevirmek başka. Aşk iki kişilik bir yolculuktur; yolculardan biri tamamen ortadan kaybolursa geriye aşk değil, tek kişilik bir güzergâh kalır.

Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesi

Yazının ilk bölümü Ozan Delibal Köşesine ulaştığında Pusulacı Perviz, İstediklerin elimdeki tek yol, tek pusula oldu cümlesini işaretledi. Metnin temel meselesi burada kuruluyor: Anlatıcı yalnız sevdiğine bağlanmıyor, kendi yönünü de ona teslim ediyor. Başlıktaki yolunun tozu güzel ve metni taşıyabilecek kuvvette bir imge. Ancak geleceğimi senin yolunun tozuna, ayaklarına serdim ifadesinde toz ve ayak aynı anda yüklenince imge biraz ağırlaşıyor. Başlık zaten kuvvetli; daha az açıklama onu daha etkili kılabilir.

Âşık Kul Halil Köşesi

İkinci bölüm Âşık Kul Halil Köşesine vardığında İzci İdris, Kendi ayak izlerimi bile silip attım ki, sadece senin izlerin kalsın cümlesinde durdu. Yazının en başarılı imgelerinden biri bu. Çünkü kendinden vazgeçme düşüncesi anlatılmıyor, gösteriliyor. Kendi izini silip sevgilinin izini bırakmak, benliğin aşkta erimesini tek görüntüyle veriyor. Buna karşılık Artık ben yoktum, sadece senin gölgen vardı yanımda; benim yerime nefes alan tek şey sendin aynı düşünceyi yeniden açıklıyor. İdris bütün ayak izlerini silmeye kalkınca Kalburabastî Efendi durdurdu: İzi silmek edebiyatta güzel evladım; hayatta insan eve dönüş yolunu da kaybedebilir.

Ümmü Soğancı Köşesi

Metnin orta bölümü Ümmü Soğancı Köşesine ulaşınca Tamirci Tahir, Her yapamadım dediğimde senin olmadı demen yetti. O tek kelimeyle tüm dünyam yıkıldı ama yine de yeniden ayağa kalktım cümlelerini dosyaya aldı. Burada ilişkinin eşit olmadığı iyice belirginleşiyor. Bir taraf sürekli yapmaya, yetişmeye, yetmeye çalışıyor; diğer tarafın tek bir olmadı sözü bütün dünyayı yıkabiliyor. Döndüm, döndüm ama her dönüşümde hep sana vardım ise metnin güzel cümlelerinden. Tahir yıkılan dünyayı yeniden yapmak için harç isteyince Kalburabastî Efendi geri çevirdi: Önce projeye bakalım evladım; aynı kişiyi merkeze koyup aynı binayı tekrar yaparsak yine aynı yerden çöker.

Aykız – Zahide Eskici Köşesi

Son bölümler Aykız Köşesine vardığında Benlikçi Belgin, metindeki cümleleri art arda sıraladı: Artık ben değilim, sadece senin izlerin var içimde, sensiz ben, ben olamam, yokluğun beni yavaş yavaş yok ediyor. İşte yazının hem duygu zirvesi hem temel problemi burada. Sevgi artık sevgiliyle birlikte var olmak değil, sevgili olmadan var olamamak biçiminde kuruluyor. Edebî metinde bu yoğunluk elbette kullanılabilir; fakat aynı düşüncenin çok sayıda benzetmeyle tekrarlanması etkisini azaltıyor. Çiçek, su damlası, nehir, toprak, rüzgâr, gökyüzü, hiçlik, rüya ve boşluk peş peşe geliyor. Belgin bunların hepsini aynı dosyaya sığdıramayınca Kalburabastî Efendi kalemi aldı: Duygu büyük olabilir kızım; fakat büyük duygunun her zaman çok kelimeye ihtiyacı yoktur.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Ayşen Daşkın’ın YOLUNUN TOZU metni şiir değildir; fakat şiirsel imgelerden yoğun biçimde yararlanan lirik bir düzyazıdır. Bir denemeden de ayrılır; çünkü düşünceyi tartışmak yerine bir duyguyu anlatıyor. Merkezinde ise sevmenin ötesine geçen kendinden vazgeçme hâli bulunuyor.

Metnin en kuvvetli tarafı başlığı ve yol, iz, pusula çevresinde kurduğu imgeler. Özellikle Kendi ayak izlerimi bile silip attım ki, sadece senin izlerin kalsın ve Döndüm, döndüm ama her dönüşümde hep sana vardım akılda kalıyor.

Asıl problem tekrar. Kendimden vazgeçtim, ben yoktum, kendimi unuttum, artık ben değilim, sensiz ben olamam, yokluğun beni yok ediyor düşüncesi farklı biçimlerde defalarca söyleniyor. Metin yaklaşık üçte bir oranında kısaltılırsa duygu kaybetmez; tersine yoğunlaşır.

Bir de metnin sevda anlayışına küçük bir Kalburabastî itirazı gerekiyor: Kendini bütünüyle yok etmek aşkın büyüklüğünün zorunlu ölçüsü değildir. İnsanın sevdiğine yol olması güzeldir; fakat kendi yolunu tamamen kaybetmesi başka bir şeydir. Yazının trajik kuvveti de zaten burada: anlatıcı sevdiğini bulmaya çalışırken giderek kendisini kaybediyor.

Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesinde inceleme bittiğinde Pusulacı Perviz yönü yeniden bulmuş, İzci İdris birkaç ayak izini özellikle silmemiş, Tamirci Tahir aynı enkazın üzerine bina yapmaktan vazgeçmiş, Benlikçi Belgin ise kayıp benliği sahibine teslim etmiştir.

Aşk, sevdiğinin yolunda toz olmak değil; onunla yürürken kendi ayak izini de kaybetmemektir.

İnsan sevdiğinde kendinden verebilir; fakat vere vere ortada kendisi kalmıyorsa artık sevdanın değil, yok oluşun sınırına gelmiştir.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL