Hayat bir öyküye benzer, önemli yanı eserin uzun olması değil iyi olmasıdır. seneca
Su dem
Su dem

Bir sabah

Yorum

Bir sabah

( 4 kişi )

2

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

60

Okunma

Bir sabah

Anne oğul gece Fatma hanımlarda yatıya kaldılar...Sabah erkenden genç anne önemli bir iş için iki günlüğüne şehir dışına çıkacak...
’’Oğlum senin yanında mutlu kalır, nazlanırsa nazını sen çekersin, yaramazlık yaparsa ancak sen katlanırsın’’ dedi genç kadın annesine ve boynuna sarılıp çıktı evden...
Bu sözler, bu emanet... Güven duyulması güzeldi, zorda kalana yardım da fakat tarif edilemez bir sorumluluk da yüklenmişti omuzlarına...Kızının gidişini pencereden izlerken
’’Hayat hep toz pembe değildi ki zaman zaman bocalamalar gerginlikler de olur ve görevler de’’ diye geçirdi içinden...
Bir süre arkasından baktı, tam gözden kaybolacakken dönüp annesinin kendisine baktığını görünce gülerek el salladı kızı, Fatma hanım da ona el salladı, yüzüne zoraki bir tebessüm kondurarak...
O gözden kaybolurken Fatma hanımın içini yüzeye çıkarmak istemediği bir sancı kapladı.. Annesi olmadan bu yavrunun gönlünü hoş tutabilir miydi bir de gece yatışı vardı ki çocuğun uykuları zaten sıkıntılı,...Ama başka çare yok... Gayet yavaş adımlarla çocuğun uyuduğu odaya geçti nasıl da masum, ağzı açık, bir o kadar da deli yatmış tıpkı annesinin yatışı gibi başı bir yerde ayakları başka başka yerde... Çocuğun üzerine yorganı örttü, çok geçmeden tekmeleyip yine açtı bu kez ayaklarını değil karnını kapattı ve yan tarafına da kendisi uzandı...Uyandığında çocuk yanında yok... Uyku sersemliğiyle kalktı
’’Efe... Efe’’
salon mutfak derken neden sonra birlikte yattıkları odadan sesi geldi
’’neee’’
bu ses çocuğun keyifsizlik zamanlarında çıkardığı zoraki sesti içinden
’’eyvah’’ dedi
’’anne yok tadımız da yok’’... Sese yönelip içeri girdi
’’nerdesiiin’’
ses yok...
yere kayan yorganın hafif hareket ettiğini gördü ucunu araladığında Efe’nin kenara büzülerek oturduğunu da...ama görmemiş gibi davrandı
’’Efe nerde acaba’’
diyerek zaman kazanmak ve yavrunun gönlünü hoş tutmaktı amacı
Efe, anneannesinin kendisini gördüğünü anlamıştı aslında
’’tabletimi ver’’ dedi sadece...
Anneanne tabletin bilgisayarın sakıncalarını bile bile onun şu an hassas gönlünü hoş tutmak için tableti sevinçle Efe’nin yorganla yaptığı yuvanın açıklığından içeri uzattı...
’’Ben mutfaktayım kahvaltı istediğinde gelebilirsin...
Fatma hanım kahvaltı hazırlığına başladığında bazen emekli oluşundan dolayı mutluluk, bazen de ev sorumluluğunun artmasından dolayı pişmanlık duyardı...Çalışma hayatı boyunca hayali, sabahları erkenden bir yere yetişeceğim veya birilerini yetiştireceğim kaygısı duymadan keyfince kalkmak, günün dinginliğini hissetmek, manzarası hoş pencere önünde ağır ağır kahvesini yudumlamaktı...
Sofrayı düzenlemeden sessizce yürüyüp Efe’ye baktı
Yatağın üzerine oturmuş elinde tableti stabil görünüyordu...
’’Üzerine bir şeyler giydireyim’’ dese gerilebilirdi...
sessizce tekrar mutfağa döndü, kahvaltılıkları masaya yerleştirmeye başladı
Emekliliğinin ilk günlerinde tıpkı hayal ettiği gibi saatler takvimler en aza indirgendi, gece istediği saatte yatıp istediği saatte kalktı...pencerenin perdesini sonuna kadar açıp önüne yerleştirdiği koltukta yudum yudum bol köpüklü veya granül kahvesini, çayını veya çeşit çeşit bitki çaylarını içti...İçti... İçti...Bu hayal tıkır tıkır işlese de süreç içerisinde işte budur dedirtmedi...Çalışıp yorulması gerekiyordu ki bir kahve molasıyla sakinlesin...Düzenli uykuları da sekteye uğramış yatışlar kalkışlar birbirine karışmaya başlamıştı... gündüzün yapılması gerekenler vardı veya gece yapılması gerekenler...
Son günlerde kızının ve damadının şehir dışına taşan çalışma hayatları ile Efe ile daha yakından ilgilenmeye de başlamıştı...Efe’nin sevinciyle mutlu oluyor kaygısı telaşıyla tarifsiz stres yaşıyordu...Karnından başlayıp kalbine doğru yayılan bir sancı...
Kızarttığı patatesleri tabağa koyarken seslendi
’’canım, anneannesinin minik kuşu, patatesin hazır’’
Neredeyse kendi duyabileceği kadar yükseklikteki bu seslenmeden amaç torununun kendini kaptırdığı oyundan rahat çıkabilmesi ve tepkisini yumuşatabileceğini düşündüğü bir ön uyarıydı...
üzeri nakışlı cici terliklerini sürüyerek Efe’nin yanına gitti hala yerinde oturan çocuğa
sakince
’’haydi patatesin hazır yüzümüzü yıkayalım, doğru kahvaltıya’’
Çocuk duymamış gibi davrandı
’’haydi anneannesinin arslan parçası’’
bu kez gözünün altından baktı kaçamak
anneanne anladı sevindi gönlünü ettiğine
’’sütlü gevrekte var, üstelik şekerli’’
’’hımm’’ dedi
’’ayrıca bir tane de pişi’’
istemsizce yerinden kalkarken
’’sana hep söylüyorum, ben pişiyi sevmem diyorum, sen yine pişi yaptım diyorsun’’
Bu sitemkar cevaba
’’sen yemezsen ben yerim’’
’’o zaman sana yaptım deme’’ diyor, yüzünü kurulayan anneannesine
’’tamam demem bundan sonra, çok bilmiş’’
Anneannesi mutfağa geçerken
’’Benim sofrada canım sıkılıyor ama’’
’’tabletini de al gel’’
Hemen hemen her birlikte sabahladıkları gün aynı konuşmalar geçer aralarında
Keşke bir kardeşi olsaymış der Fatma hanım, birbirlerinin dilinden anlarlardı. Yavruya ses soluk olurdu, bir kavga eder bir barışırlardı...Bugün ne yapsak bahçede çamurla mı oynasak ki diye düşündü. Hem zaman çabuk geçer, varsın kirlensin üstü başı, hem yıkanır küvette suyla oyalanır sonra diye düşündü, içi biraz daha ferahladı...
Küçük çatalın elini acıttığından şikayetle ağzına kızarmış patates dilimlerini büyük çatalla götürürken ağzı gibi kocaman açılan kahverengi gözlerini tabletten ayıramayan Efe ye bakarak...
’’Kahvaltını işte böyle güzelce yaparsan bahçede çamurla oynayabiliriz...
Çok dalgın duymaz ki diye öylemesine sunulan teklifle
Efe bir an tabletten koptu
Gözlerini kocaman açarak, bakışlarını anneannesinin şaka yapıp yapmadığını anlamak ister gibi yüzünde ve gözlerinde gezdirdi...
’’gerçek mi’’
Anneanne;
’’gerçek tabi, kahvaltını güzelce yapınca’’
ağzına aceleyle tabaktakileri tıkıştırmaya bir yandan tableti kapatmaya çalışan Efe’yi anneannesi uyardı gülerek...
’’acele etmeden ama sakince, böyle hızlandırırsan anlaşmamız bozulabilir ha ona göre sakin sakin yenilecek tabaktakiler’’...
gülerek,
’’tamam anneanne’’
’’oyun saatimizin sınırı yok üstelik, oyundan sonra da su savaşı var’’
sevinçten bir elinde çatal bir elinde kaşık kollarını havaya kaldırıyor Efe
’’OLEEEEY!!!!!

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Bir sabah Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bir sabah yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Bir sabah yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
27.8.2026 16:39:17
5 puan verdi


Bu yazı sabahın erken saatlerinde başlayan bir emanet gününün hikayesi

Anne kızını uğurlarken omuzlara bırakılan sorumluluk çok ağır
Güven güzel ama tarif edilemez bir yük de var
Fatma hanım pencereden gidişi izlerken hayatın hep toz pembe olmadığını hatırlıyor

Çocuk uyandığında anne yok
Yorganın altındaki küçük yuva ve oradan gelen keyifsiz ses
Anneanne görmüyormuş gibi yapıp zaman kazanmaya çalışıyor
Tablet gönül hoş tutmak için uzatılan ilk çözüm oluyor

Emeklilik hayali dingin kahve ve sessizlik
Ama gerçekte düzen bozulmuş saatler birbirine karışmış
Torunun kaygısı telaşı anneannenin karnından kalbine yayılan sancı oluyor

Kahvaltı masasında pazarlıklar küçük anlaşmalar
Pişi sevilmez sütlü gevrek şekerli denir
Tablet sofrada dursun istenir
Anneanne keşke bir kardeşi olsaymış diye düşünüyor

Sonra teklif geliyor
Kahvaltını güzel yaparsan bahçede çamurla oynarız
Çocuk önce inanmaz sonra sevinçle kabul eder
Acele etme sakince ye anlaşma bozulmasın uyarısı gelir
Ve sonunda kollar havaya kalkar OLEEEY

Yazı boyunca sorumluluk kaygı küçük mutluluklar içe
Bir yandan emeklilik hayali bir yandan çocuk bakmanın yorucu gerçeği
Küçük jestlerle büyük gönül alınmaya çalışılıyor
Gün çamur oyununa ve su savaşına umutla bağlanıyor.

Yüreğine kalemine sağlık
☕🙏
Ke
Kendi Halinde, @kendihalinde
27.8.2026 15:31:28
5 puan verdi
Bir aneannenin toruna bakarken duyduğu endişeyi ve gönlünü hoş etmek için kırdığı bütün kuralları, onun mutluluğundaki huzuru yansıtan güzel içten bir yazı. Kutlarım kaleminizi.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL