1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma

İNSAN DİNSİZ YAŞAYA BİLİR Mİ?
Dinsiz insanların varlığı, insanın dinsiz yaşayabileceğini göstermektedir. Ancak bir toplum, toptan dinsiz kalmaya devam edemez.
Denilebilir ki, din duygusu, yani bütün varlıkların üstünde sonsuz bir güce sahip aşkın bir varlığa tapma duygusu insanların yaratılışında vardır. Bu duygunun tesirinde kalmayan kimse yoktur. Bu sebepledir ki, gerçek mabudu bulmayanlar, yanlış mabutlar edinirler. Güneşe, aya, yıldıza, taşa, ağaca tapmaya başlarlar. Bu da bir nevi dindir.
“Baksana kendi heva ve hevesini ilah edinen, ilmi olduğu halde Allah’ın kendisini şaşırtıp, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözlerine de perde çektiği kimsenin haline! Hakkı görmemekte ve azgınlıkta ısrar etmesi sebebiyle Allah’ın şaşırttığı bu kimseyi kim yola getirebilir? Düşünmüyor musunuz?”
mealindeki ayette, putçuluk ve başka yanlış din sahipleri gibi dinsizlerin de heva ve heveslerini ilah edindiklerini ve dolayısıyla bir nevi dinsizlik dinine sahip olduklarını göstermektedir.
İnsanın yeryüzünde var oluşundan beri, asırlardır süregelen yaşantısına bakıldığında onun hiçbir zaman dinsiz yaşamadığı görülecektir. Gerek antropoloji, gerekse psikoloji ve sosyoloji çalışmaları bu gerçeği ortaya koymuştur. İnsanlık tarihi araştırmalarında, mutlak manada dinsiz bir millet görülmemiştir; herhangi bir insan ırkı ve toplum incelendiğinde orada, basit ve batıl da olsa bir dine, bir ilâh fikrine rastlanmıştır.
Ruh ve beden gibi, maddî ve manevî unsurları bünyesinde barındıran insanoğlu, bir yandan maddî varlığının devamı için uğraşıp çabalarken, öte yandan rûhî gıdası olan inanç duygusunu tatmin gayesiyle, bazen gökteki güneşe, aya ve yıldızlara; bazen de yeryüzündeki ateşe, hayvanlara ve mukaddes tanıdığı bir takım varlıklara tapmıştır. Irkları, devirleri ve ülkeleri ayrı, birbirini tanımayan insanlarda görülen bu mutlak inanç birliği, din fikrinin genel, Allah inancının da fıtrî (doğuştan) olduğunu ispat etmiştir. Daha azını gör
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.