Zenginliği olmayan adamı, adamlığı olmayan zengine yeğ tutarım. plutarch
MİRZADE MİRKELAM
MİRZADE MİRKELAM

İNSAN OLMAK

Yorum

İNSAN OLMAK

1

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

59

Okunma

İNSAN OLMAK

İNSAN OLMAK

Bir gün oğlumla birlikte yemyeşil bir bostanın yanından geçiyorduk.

Bostanın içinde ayçiçekleri vardı. Her biri güneşe dönmüş, sarı yapraklarıyla sanki gökyüzünden yeryüzüne serilmiş küçük güneşler gibiydi. Rüzgâr estikçe ayçiçekleri hafifçe sallanıyor, bostan adeta altın renkli bir denize dönüşüyordu.

Bostanın tam ortasında ise eski püskü bir "bostan korkuluğu" duruyordu.

Üzerinde eski bir gömlek, başında yıpranmış bir şapka vardı. Uzaktan bakıldığında gerçekten bir insana benziyordu.

Oğlum bir süre ona baktıktan sonra bana dönerek:

— Baba, şu korkuluk insana benziyor, dedi.

Gülümsedim.

— Evet oğlum, insana benziyor.

Biraz düşündü ve sordu:

— Peki gerçekten insan mı?

Başını okşadım.

— Hayır oğlum. O sadece insana benziyor.

— Neden?

— Çünkü insan olmak yalnızca iki ayağının üzerinde yürümek, bir yüzünün, ellerinin ve gözlerinin olması değildir.

Sonra bostan korkuluğuna baktım ve oğluma şöyle dedim:

— "İnsan olmak; aklını hak için kullanmak, vicdanını adalet için uyandırmak, gönlünü sevgiye açmak ve elini merhamete uzatmaktır."

Oğlum sessizce dinliyordu.

— Bak oğlum, dedim. Bu korkuluğun gözleri var ama görmüyor. Kulakları var gibi ama duymuyor. Elleri var ama kimseye uzanmıyor. Ağzı var gibi ama konuşamıyor. Kalbi varmış gibi görünse de hissetmiyor.

— Peki insanı insan yapan nedir baba?

Bu soru karşısında biraz sustum.

Çünkü bazen bir çocuğun sorusu, uzun kitaplardan daha derin bir hakikati anlatır.

— "İnsanı insan yapan, yalnızca bedeni değil; taşıdığı vicdanıdır oğlum."

İnsan; haksızlık karşısında susmuyorsa insandır.

Bir yetimin gözyaşını gördüğünde yüreği sızlıyorsa insandır.

Güçsüzün elinden tutuyor, düşenin ayağa kalkmasına yardım ediyorsa insandır.

Kendisine yapılmasını istemediği bir kötülüğü başkasına yapmıyorsa insandır.

Kendi hakkını ararken başkasının hakkını da gözetiyorsa insandır.

Oğlum ayçiçeklerine baktı.

— Baba, ayçiçekleri de insana benziyor mu?

Gülümsedim.

— Hayır oğlum. Onlar insana benzemez. Ama bize çok önemli bir şey öğretirler.

— Neyi?

— "Güneşe yönelmeyi."

Sonra devam ettim:

— İnsan da hakikatin ışığına yönelmelidir. Karanlığa alışmamalı. Zulmü normal görmemeli. Haksızlığı sıradanlaştırmamalı. Çünkü insanın yüceliği, sahip olduğu güçte değil; sahip olduğu gücü nasıl kullandığındadır.

Bir süre yürüdük.

Sonra yolumuzun kenarında susuzluktan boynunu bükmüş küçük bir çiçek gördük.

Oğlum hemen eğildi.

— Baba, buna su verelim mi?

— Elbette oğlum.

Avucumuzdaki suyu çiçeğin köklerine döktük.

Çiçek biraz sonra yeniden doğruldu.

Oğlum bana bakarak:

— Baba, demek ki insan olmak bazen küçücük bir çiçeğe su vermekmiş, dedi.

Gülümsedim.

— Evet oğlum. Bazen insan olmak, kimsenin görmediği bir iyiliği yapmaktır.

Sonra ona dört kelime söyledim:

"Adalet… Vicdan… Merhamet… Sevgi…"

— Bu dört kelimeyi unutma oğlum. Çünkü adalet hakkı sahibine verir. Vicdan insanı kötülükten korur. Merhamet yaraya dokunur. Sevgi ise bütün bunları gönülde büyütür.

Oğlum biraz düşündü:

— Peki ahlak ve erdem nerede?

Elini tuttum.

— Onlar da insanın yürüdüğü yoldur oğlum.

"Ahlak, kimse görmediğinde de doğru olanı yapabilmektir."

"Erdem, gücün varken affedebilmek; haklıyken kibirlenmemek; imkânın varken paylaşabilmektir.

Vicdan, başkasının acısını kendi yüreğinde hissedebilmektir.

Merhamet, gördüğün acı karşısında kayıtsız kalmamaktır.

Adalet ise sevdiğin için yanlışı savunmamak, sevmediğin için de doğruyu inkâr etmemektir."

Bostanın korkuluğu hâlâ oradaydı.

Uzaktan yine insana benziyordu.

Ama artık oğlum onunla arasındaki farkı biliyordu.

Korkuluk kuşları korkutabilirdi.

Fakat "insan, korkutmak için değil; güven vermek için vardır."

Korkuluk bostanı koruyabilirdi.

Fakat "insan yalnız kendisini değil, hakkı ve adaleti de korumalıdır."

Korkuluğun bir gövdesi vardı.

Ama insanın "gönlü" olmalıydı.

Korkuluğun yüzü vardı.

Ama insanın "vicdanı" olmalıydı.

Korkuluğun elleri vardı.

Ama insanın "iyiliğe uzanan elleri" olmalıydı.

Oğlum son kez bostan korkuluğuna baktı ve:

— Baba, şimdi anladım. Her insan gibi görünen gerçekten insan olmayabilir. Asıl insan olmak, insan kalabilmekmiş, dedi.

Başını okşadım.

— İşte oğlum, insan olmanın en büyük imtihanı da budur.

"İnsan doğmak bir nasip,
insan kalmak bir emek,
insan olmak ise bir ahlak ve erdem meselesidir."

Ve yürümeye devam ettik.

Arkamızda ayçiçekleri güneşe bakıyordu.

Ben ise oğlumun yüzüne baktım.

İçimden şöyle geçirdim:

“Rabbim, bize yalnızca insan suretinde yaşamayı değil; adaletle, vicdanla, merhametle, sevgiyle, ahlakla ve erdemle gerçek insan olmayı nasip etsin.”

Mirzâde MİRKELAM

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
İnsan olmak Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İnsan olmak yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İNSAN OLMAK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
By_Siyasa
By_Siyasa, @by-siyasa
24.8.2026 13:21:51
İnsan olmak ve daha da önemlisi son nefese kadar insan kalabilmek, hayatımızdaki en önemli vazifemizdir.. Bir kez daha anımsadık. Yüreğinize, kaleminize sağlık.. Tebrikler..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL