Geçmiş ya da gelecek yoktur. sonsuz bir şimdi vardır. cowley
brahim
brahim

Kül'ü Gül'e Çevirenler

Yorum

Kül'ü Gül'e Çevirenler

8

Yorum

22

Beğeni

0,0

Puan

488

Okunma

Okuduğunuz yazı 29.7.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Kül'ü Gül'e Çevirenler

Elimi toprağa sürüdüm, tertemiz bir suda yıkandım..

"Bu kir
Bu kil toprakta paklansın"

Ben İbrahim. Anne ve babamın ilk ve tek gözağrısı. Dedemin daha ben doğmadan beni rüyalarında büyüttüğü.. bir gülüşümün bütün bir aileyi fethettiği o muazzam mâhremimdeyim. Baba ocağımda evin bereketi, umudu, uyandığım andan itibaren evin güneşiyim.

Ben İbrahim. Her zorluğun üstesinden gelinmeden hemen önce yüzüme bakılarak "bu da geçer" denilerek yine gülümsemeye devam edilen işte o yerde evin en kıymetlisi, en değerlisi, mutlak bir hazineyim.

Ben İbrahim. Herhangi bir yola çıkılmadan önce henüz bir yaşındaki bebeğin önüne birkaç eşya bırakılarak benim seçtiğim o objenin anlamıyla hayatlarına yön veren, o en önemli kararları bu sayede, benim seçimimle alan bir ailenin gözbebeğiyim.

Ben İbrahim. Henüz hiçkimse gölgeme ayak basmadı..

Tabi böyle olunca bu tavan yapan özgüvenle büyüyen her çocuk gibi birgün ben de duvara toslayacaktım. Ne var ki işte o birçokları gibi bu bana bir darbe olmaktan çok gözlerime ışık tutan bir fenere dönüşecekti. Dahası.. bu feneri tutan o eller gözlerimde ışıl ışıl parlayacaktı.

Ben İbrahim. Ben "anne bitti" diye tuvaletten mutfağa seslenen işte aslında o hiçkimseymişim.

Bisikletten düşüp dişlerimi kırdım, bir araba bana çarpıp sol dizimi yerinden oynattı, elimi eski merdaneli çamaşır makinasına kaptırıp onlarca dikiş atıldı, denizde ayağıma midye saplanıp kangren olmaya yakın bir durum, bir kış günü sobanın önünde banyodan sonra ısınmaya çalışırken popomun yanması vs..

Dedemin inancı doğrultusunda "yedi belayı atlattı şükür" diyerek benim artık daha ölüm tehlikesi yaşamayacağıma dair ailemi ikna edişi sonrası gerçekten de o şekilde bir hayat sürmem ve sonunda kırk iki yaşıma geldiğimde ailemden hiçkimsenin hayatta kalmamasıyla sonuçlanan bir yaşam.

Ben İbrahim. Şimdi kendimle başbaşayım. İşte kendime verdiğim o sözle karşı karşıyayım.

"Eğer bir gün tüm sevdiklerimden sonra şu hayatta tek başıma kalırsam, yani aslında kaybedecek hiçbirşeyim olmayacaksa, işte o gün o mücadeleyi vereceğim"

"Kırk kapılı bir handa kırık bir kapı aralığındayım"

Rahmetli dedemin aşındırdığı bu kapıdan ilk defa giriyorum. Çünkü dedem hayattayken onun torunu olarak ancak gelebilirdim. Oysa ben İbrahim olarak kendi kimliğimle giriyorum o kapıdan.

Oysa "buyur" edilirken daha baştan tanıyorlar beni.

"Hoşgeldin İbrahim"

Büyüklerimin ellerini öperken beni daha da büyüten o üzerimdeki bakışların farkındayım. İlk iş olarak "meclisi süpür" denilerek verilen görevde dedemin kolları gibi sarılıyotum süpürgeye. Oysa hemen bıraktırıyorlar elimden.

"Huzura kâbul ediliyorum"

Herkesin elinde misket tanesi gibi bir metal, sessiz bir duanın tam ortasındayım. Ben de bir tane talep ediyorum, reddediyorlar. İçlerinden bir tanesi bir tesbih uzatıyor. "Sen bununla devam et". Küskünlüğüm orda bitiyor. Ders bitince anlıyorum daha henüz yeni bir talebe olduğumu.

Bir el yakalıyor omzumdan. Tesbini aldığım o ay gibi yüz selamlıyor beni. "Doksandokuz doğrun seni buraya getirdi, lakin bir yanlışın seni burdan götürür İbrahim"

Üzerinden tam bir yıl geçecekti. Sayımız hala onikiydi. Ne giden ne gelen yoktu. Zaten kapı öyle bir kapı ki gitsen gidemiyorsun, çağrılmadan giremiyorsun. En önemlisi galiba "gitsen gidemiyorsun"

Oysa vakit gelmişti. Ben artık kendi planımı uygulamaya koyulacaktım. Yine yeni bir dersin ortasında o onbirin içerisinde başımız olan o büyüğümüze seslendim.

- Ben kimim Hazret! Benim hayatımıza yön veren sen kimsin? Dedem senin yüzünden mi öldü!

Kaygılı o bakışların ortasında dersi yarıda kesen Hazret duayla kitabı kapatıp başını doğrultarak ilk defa gözlerimin içerisine baktı. Ben de aynı ciddiyetle onu gözlüyordum.

Eliyle bir diğerimize müsade etti.

Ders bittiğinde artık yuvasız bir kuş gibiydim. Beni uğurladılar. Bu artık "bir daha bu kapıya gelme" demekti.

Ertesi gün işyerimde, benim bile kimliğimle zor girebildiğim o yere içimizden biri geldi. Tuhaf olan şu ki hiçkimse de onu sorgulamadı. Elime içinde toprak sarılı bir not tutuşturup selam vererek uzaklaştı.

"Temizlen İbrahim"

Toprağı yüzüme sürüdüm. Sonra bir avuç suda yüzümü yıkadım. Gözümü açtığımda Hazretin karşısındaydım.

- Sen ateşsin, ben su. Deden bir demir parçasıydı. Seninle yandı, benimle gül oldu. Biz külü güle çevirenleriz.

Sana bir sır vereyim. Ölümden korkmana gerek yok.

"Ölüm varken biz yokuz, biz varken ölüm yok"

Sadece "tövbe" diyebildim.

..ve gerçeği öğrendim

Dedem birgün dersin ortasında Hazret’e bir soru sormuştu.

- Benim İbrahim’i herkesten/herşeyden çok sevmem günah olur mu?

Hazret keskin bir cevap vermiş ve onu usta bıçak darbeleriyle öldürmüştü.

- Her neyi/kimi O’ndan fazla sevmeye kalkarsan onunla sınanacağın kesindir!

İşte bu yükü omuzlayamamıştı dedem. Kaldıramayacağı bir yüktü onun için. Oysa son anda da olsa kurtulmayı başarabilecekti.

O günü hatırlıyorum.

- İbrahim. Seninle sınanmak istemiyorum. İşte o yüzden.. beni affet.. ben öldükten sonra.. Külü güle çevirenlere karış oğlum. Onlar doğruyu söylemekten çekinmezler. Ne pahasına olursa olsun.. hatta bu ölüm dahi olsa!

.. ve bana bir tokat atacaktı (bu tokattan çok kısa bir süre sonra da vefat edecekti)



Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kül'ü gül'e çevirenler Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kül'ü gül'e çevirenler yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kül'ü Gül'e Çevirenler yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tigem0663
Tigem0663, @tigem0663
31.7.2026 23:28:48
brahim
Kül'ü Gül'e Çevirenler "Bir Tokat Meselesi

Ne zaman bir ihtilafa düşersen
Danış Rabbine hüküm ona aittir
Ne zaman doğruyu söylersen
Hak teala külünü güle çevirir





Her neyi/kimi O’ndan fazla sevmeye kalkarsan onunla sınanacağın kesindir!Sana bir sır vereyim. Ölümden korkmana gerek yok.


brahim
Kül'ü Gül'e Çevirenler "Bir Tokat Meselesi

O göklerin ve yerin yaratıcısıdır ona iman edenin ölümden korkusu yoktur ölüm mümin için bir sınavın bitişi ve müjdedir





Ölüm varken biz yokuz, biz varken ölüm yok"Sadece "tövbe" diyebildim.ve gerçeği öğrendim


brahim
Kül'ü Gül'e Çevirenler "Bir Tokat Meselesi

Onun benzeri yoktur o benzersizdir
Sekerat gelmeden tövbe etmek gerekir
O görür ve herşeyi işitir ilahi emri o verir
Gerçeği işitmek için hakka hicret gerekir





Temizlen İbrahim Toprağı yüzüme sürüdüm. Sonra bir avuç suda yüzümü yıkadım. Gözümü açtığımda Hazretin karşısındaydım.Sen ateşsin, ben su. 

brahim
Kül'ü Gül'e Çevirenler "Bir Tokat Meselesi

Göklerin ve yerin kime ait olduğunu bilirse ateş her şeyi hak ile yerine getirir ibrahim olanları yakmaz yine su damlası o her şeyi hakkıyla bilir diyip zikirle akarsa yüzü yıkar bedeni temizler ve musaları boğmaz






Ders bittiğinde artık yuvasız bir kuş gibiydim. Beni uğurladılar. Bu artık "bir daha bu kapıya gelme" demekti.Oysa ben İbrahim olarak kendi kimliğimle giriyorum o kapıdan.buyur" Hoşgeldin İbrahim"

brahim
Kül'ü Gül'e Çevirenler "Bir Tokat Meselesi


Allah ne derse kanun ve şeriat odur
Yuvasız bir kuş olsan rızkın seni bulur
Şeriat dünyayı ayakta tutan ilahi kanundur
Lebbeyk lebbeyk buyur Allahım buyur
Gule
Gule, @gule
31.7.2026 15:45:51
Kül'ü gül'e çevirenlere selam olsun.
Biz hep falso yiyoruz, bize geldi mi bu güller küle dönüyor niyeyse...biz de tokat yemiş kadar oluyoruz.
İbrahim bu aralar benim de kulağıma fısıldıyor "kalk!" Diyor, "küllerinden yeniden doğ!"
wewin
wewin, @wewin
30.7.2026 17:59:46
Gülü, küle döndürene ne denmeli... 🌿
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
30.7.2026 12:19:15
aslında derin mevzuları derin derin anlatmak gerek hocam kutluyorum
Güllerlaleler
Güllerlaleler, @gullerlaleler
30.7.2026 03:37:37
Yazınızı beğenerek okudum.Çok etkileyici olduğunu söylemeliyim.Bir dergaha Hak dostlarının huzur kokan bağına götürdünüz.İbrahim'in yetim olması ve kimsesiz kalması ise en vurucu yerlerdendi benim için.O yokluğa bedel buldukları ise tarife sığmayacak şeylerdir muhakkak.Kaleminize sağlık....
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
30.7.2026 00:21:29
"Kül'ü Gül'e Çevirenler – Bir Tokat Meselesi", hatırat ile tasavvufi anlatıyı başarılı bir şekilde buluşturan, insanın benlikten hakikate uzanan iç yolculuğunu etkileyici bir üslupla aktaran güçlü bir metin olmuş. Çocukluk hatıralarından başlayan anlatı, dedenin vasiyeti ve "Hazret" ile yüzleşme üzerinden okuru derin bir manevi muhasebeye davet ediyor.

Özellikle "Doksandokuz doğrun seni buraya getirdi, lakin bir yanlışın seni buradan götürür." ve "Biz külü güle çevirenleriz." ifadeleri, metnin hafızada yer eden en güçlü cümleleri arasında. Finaldeki tokat ise yalnızca fiziksel bir hareket değil; hakikate uyanışın, nefsin kırılışının ve manevi dönüşümün sembolü olarak anlam kazanıyor.

Akıcı dili, samimi anlatımı ve düşündüren derinliğiyle okuyucuyu içine alan, her bölümünde yeni bir tefekkür kapısı aralayan nitelikli bir eser. Kaleminizi, emeğinizi ve yüreğinizi gönülden kutluyorum. Nice anlam ve hikmet yüklü eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Yahya İncik
Yahya İncik, @yahyaincik
30.7.2026 00:11:23
Yakıştı yerine çokça tebrikler📚🖋
Fikrim Derya
Fikrim Derya, @fikrimderya
30.7.2026 00:09:46
Tebrikler
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
29.7.2026 11:11:46
Beğeni:
22
Okunma:
488
Yorum:
8
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL