14
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
262
Okunma
Kur’an’da insanın hem yüce bir potansiyele sahip olduğu hem de çeşitli zaaflarla yaratıldığı vurgulanır. Aşağıda, insanın zayıf, kusurlu, aciz, aceleci, nankör gibi yönlerini ifade eden başlıca ayetler yer almaktadır.
İnsan zayıf yaratılmıştır
Nisâ 4:28
"Allah sizden yükü hafifletmek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır."
İnsan acelecidir
İsrâ 17:11
"...İnsan pek acelecidir."
Enbiyâ 21:37
"İnsan aceleci bir tabiatta yaratılmıştır..."
İnsan çok zalim ve çok cahildir
Ahzâb 33:72
"...Gerçekten insan çok zalim, çok cahildir."
Bu ayet, emanet sorumluluğunu yüklenme bağlamında insanın zaafını anlatır.
İnsan nankördür
İbrâhîm 14:34
"...Gerçekten insan çok zalim, çok nankördür."
Âdiyât 100:6
"Şüphesiz insan Rabbine karşı gerçekten çok nankördür."
Hac 22:66
"...Şüphesiz insan çok nankördür."
İnsan tartışmaya düşkündür
Kehf 18:54
"...İnsan ise her şeyden çok tartışmacıdır."
İnsan hırslı ve sabırsızdır
Meâric 70:19–21
"Gerçekten insan hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır. Kendisine bir kötülük dokunduğunda sızlanır; bir nimet elde ettiğinde ise onu başkalarından esirger."
İnsan kendini yeterli görmeye meyillidir
Alak 96:6–7
"Hayır! İnsan gerçekten azar. Kendini yeterli gördüğü için."
İnsan nimet görünce şımarabilir, sıkıntıda ümitsizleşebilir
Hûd 11:9–10
"Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır da sonra onu çekip alırsak, o umutsuz ve nankör olur. Eğer başına gelen sıkıntıdan sonra ona nimet tattırırsak, ’Kötülükler benden gitti.’ der; sevinir ve övünür."
İnsan sıkıntıda Allah’a yönelir, rahatlayınca unutabilir
Yûnus 10:12
"İnsana bir sıkıntı dokunduğunda... Bizi çağırır. Fakat sıkıntısını giderdiğimiz zaman, sanki kendisine dokunan sıkıntı için Bize hiç yalvarmamış gibi geçip gider."
Benzer ifadeler:
Lokmân 31:32
Zümer 39:8
Fussilet 41:49–51
İnsan mal sevgisine düşkündür
Fecr 89:20
"Malı da pek çok seversiniz."
Âdiyât 100:8
"Gerçekten o, mal sevgisine çok düşkündür."
İnsan dünya hayatını tercih etmeye eğilimlidir
Kıyâmet 75:20–21
"Hayır! Siz çabuk geçeni (dünyayı) seviyorsunuz, ahireti ise bırakıyorsunuz."
İnsan unutkandır
Tâhâ 20:115
"Andolsun, daha önce Âdem’e emretmiştik; fakat o unuttu..."
Bu ayet doğrudan Hz. Âdem hakkında olsa da insanın unutkanlığına işaret eden bir örnek olarak değerlendirilir.
İnsan ümitsizliğe düşebilir
Fussilet 41:49
"İnsan hayır istemekten usanmaz; fakat kendisine bir kötülük dokunursa hemen umutsuzluğa kapılır."
İnsanın olumlu yönlerini de vurgulayan ayetler
Kur’an, insanın sadece zaaflarını anlatmaz; aynı zamanda onun değerini ve sorumluluğunu da vurgular:
Kur’an Tîn 95:4: "Andolsun, biz insanı en güzel biçimde yarattık."
Bakara 2:30: İnsanın yeryüzünde halife kılınması.
İsrâ 17:70: "Andolsun, biz Âdemoğullarını şerefli kıldık."
Müminûn 23:12–14: İnsanın yaratılışının aşamaları ve Allah’ın yaratmasının mükemmelliği.
Dolayısıyla Kur’an’ın insan tasviri tek yönlü değildir. Bir yandan insanın zayıf, aceleci, nankör, unutkan, tartışmacı, hırslı ve kendini yeterli görmeye eğilimli yönlerini ortaya koyarken; diğer yandan onun şerefli, en güzel biçimde yaratılmış, akıl ve irade sahibi, sorumluluk yüklenmiş bir varlık olduğunu da bildirir. Bu iki yön birlikte ele alındığında, Kur’an’ın insan anlayışı hem insanın zaaflarını hem de gelişme ve ahlaki olgunlaşma potansiyelini kapsayan dengeli bir çerçeve sunar.
kaynak academia.edu
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.