İnsanları ikna etmenin en iyi yollarından biri onları dinlemektir. dean rusk
Aren-
Aren-
VİP ÜYE

Yörünge

Yorum

Yörünge

( 4 kişi )

2

Yorum

14

Beğeni

5,0

Puan

156

Okunma

Yörünge



Kuyulardan çıktım, iklimlerin fırtınalarından geçtim. Arşınladım yolları, yamaçları tırnak tırnak… Sözde senden kaçıyordum. Bir sen bir ben ıssız sahranın çöllerinde iki kum tanesi, birbirine yapışık talihleri… Ne uzaklaşıyordum ne uzaktaydın; ne yakınımda ne yakınında ama hep aynı dairenin kucağında. Üç virgül ondört’ün sınırı gelmeyen uzun yolculuğunda bir değil her yanım tutsaktı sana…
Anne ninnisinden uzak ağıtlarıma tutunurken bir başıma devesiz bedeviydim kızgın güneş altında. Gölgene sarılmak yeterdi yoluma kazdığım çukur ömrümü gömmeseydi.
Biliyorum! Zamanın not tutulmuş tarihinde saklandık. Ne sen sobelemek için bir gayrette ne ben ebelenmek için oyundaydım. İkimizde suskun dili lal Hüthüt gibi Anka’dan medet ummaktaydık.
Kırık bir aynaya gömmüştüm umutlarımı. Bin olup karşıma dikiliyordu yeniden. Cevapsız sualler zihnimde işgallenirken vazgeçmenin ağırlığıyla sırçamdan bana doğuyordun yeniden. Her doğuşta ölüyordum sensizlikten…
Harflerim hep ünsüzdü. Cümle kursam sesi ulaşmayacaktı kulaklarına. Hangisini seçsem anlamsız geliyordu boyumuzdan büyük aşkımıza. Büyük de konuşmamıştım ama çok büyük susmuştum o yıllarda… En büyük ceza buydu bana ve sana…

Affeder misin sendeki beni? Biriken zamandan sıyırıp siler misin gözlerimi? Temizler misin ruhuma, bedenime çöken kiri? Çok yoruldum. Hayatın patikasından hasretine tutundum. Her şeyin gibi hasretinde özeldi; yaralarımı örten sargı, ağrılarımı dindiren merhemdi.
Şimdi!
Yalnız bir palmiye altında bekliyorum. Kiraz ağacı dallarındaki şarkılanan cıvıltılardan uzak, martıların alaycı bakışlarında kendimi arıyorum. Bana kurduğun o cümleyi “ Seni sevdiğimi daha nasıl söyleyeyim; caminin minaresinden mi duyurayım?” Çığlığını çok daha net duyuyorum.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Yörünge Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yörünge yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yörünge yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Emine Elif
Emine Elif, @elif-v-mim
6.7.2026 23:14:31
5 puan verdi
Minareden bağırılana da inanmıyor ki bazı insanlar.
Hergün beş defa sesleniyor Allah
Ama duymuyorlar.
Seslenseler de duymazlar ki...

Merve Yiğit
Merve Yiğit, @merveyigit1
6.7.2026 21:46:34
5 puan verdi
"Kırık bir aynaya gömmüştüm umutlarımı. Bin olup karşıma dikiliyordu yeniden. Cevapsız sualler zihnimde işgallenirken vazgeçmenin ağırlığıyla sırçamdan bana doğuyordun yeniden. Her doğuşta ölüyordum sensizlikten…
Harflerim hep ünsüzdü. Cümle kursam sesi ulaşmayacaktı kulaklarına. Hangisini seçsem anlamsız geliyordu boyumuzdan büyük aşkımıza. Büyük de konuşmamıştım ama çok büyük susmuştum o yıllarda… En büyük ceza buydu bana ve sana…"

Kuvvetli kaleme, anlatıma ve derinliğe tebriklerimle...
Saygılarımla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL