0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
140
Okunma

Şüphe. En çok da kendinden duyduğun şüphe. Ah! Oysa ne de emindin alırken kararları. Doğruların hınca hınç pençelese de mantığını, ‘Hak ettiler!’ dedin içinden. Hayatındaki herkes haketmişti sana göre nefretini. Bilseydin nefretin, boş tarladaki korkuluktan farkı olmadığını yine de karar merci olmaya hevesli olur muydun aynı şiddetle? En çok sen çektin bu dünyadan, en çok seni üzdü yanlışlar ve en çok sanaydı kaderin oyunları. Fi tarihinden beri yaşayan doksan milyar insana sorsan, onlarda aynısın derdi muhtemelen. Tecrübe dediğin mef’unu doldurdun heybene ve yüküm sağlam dedin. Oysa ağırlıktı sadece adımlarına sarmaş dolaş olan. Aynılaştın farkına varamadan. Şimdi ne olacaksa olsun bile diyemeyecek kadar bağımlısın ördüğün kalıptan hamağa. Gördüğün sadece iki ağacın tepesi. Kalbim yerinde değil uzun zamandır. Yerinden çıkacak gibi olmuyor o yüzden. İnsanların ne düşündüğüne dair en ufak düşünce tozu yok zihnimin çöllerinde. Empati yoksunu olduğumdan değil, aykırı olduğumdan da değil. Absorbeyim. Sünger gibi yaşamaktan, başıma gelen her şeyi içime çekmekten. Ne toy telaşlarım varmış meğer. Görünüşüm, giyinişim, söyleyişim, gösterişim. Kime neyi anlatmak derdinde oluşum. Fark ettim. Neye layık olduğunu düşünüyorsa insan, ona göre davranıyor. Herkes her şeyin farkında değilmiş gibi yapmakta o kadar ustalaşmış ki, uzuyor süresi arkadaşlıkların, evliliklerin ve de ilişkilerin.
Rüyamda gördüğüm köpeğe sordum:
- Ne olacak bu işin sonu?
Gülümseyerek baktı bana:
- Sakın uyanma!
Haklıydı.
Kuantumun giriş algoritması üzerine okumalar yaparken ister istemez yolum evrenin büyüklüğüyle ilgili kısma denk düştü. Saptım güzergahtan. Yıldız haritaları, galaksiler, ekosistemler derken, gündelik telaşlarla mukayeseye kalktım bunları. Tahmin ettiğiniz gibi; kara delikler sadece uzayda değil. Çift yarık deneyi ve gözlemlendiğinin farkında olan elektronlar. “Tanrı” ışınlanmayı bulmamızı istemiyor bilginiz olsun.
Sonra balkonda tek başıma otururken uzun zamandır iletişime geçmediğimi fark ettim. Yaratıcıya karanlık maddeyle kısa mesaj çektim. Reankarnasyon kulağa hoş gelse de ben saf bir enerji formunda ama insan bilincine sahip olarak tüm evreni dolaşmak istiyorum dedim. Hem de tek başıma!
On gün kadar gitar dersi aldıktan sonra, masa üstü bilgisayar aldım ve çoçukken ne kadar oynamak istediğim oyun varsa oynamaya başladım. Travmasal orgazm. Düzenli olarak yüzüyorum. Tenim kavruk. Kelimelerin ahengine inanmıyorum. Dramatize edebiyattan soğudum. İş çıkışı bira içiyorum bazen. Ve artık o kadar da önemli değil hayatın anlamı kısmına geçtim. Keşke demiyorum. Cesarete ihtiyacım kalmadı. Yazdığım kadar okumuyorum. Aydın olamayacağım bu yüzden.
Güncel olarak üç bin tanrı varmış dünya üzerinde inanılan. İki bin dokuz yüz doksan dokuzunu reddedip birine inanırsanız inançlı oluyormuşsunuz. Fazladan bir tanesini daha reddederseniz de ateist oluyormuşsunuz. Sonu -İzm’le biten ideolojiler var gırla. İçine doğduğunuz aile ya da toplum hangisini ağırlıklı olarak size empoze ederse onu savunuyormuşsunuz. Geleneklere bağlı kalırsanız geri kafalı olurmuşsunuz haberiniz olsun. Kurgusunu iyi yaptıktan sonra ne yazıp çizerseniz fark etmez cirosu sağlam oluyormuş.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.