Önemli olan insanlar, diğer herkesin önemli olduğunun da en çok farkında olanlardır. robert zend
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy

YAĞDIR MEVLAM SU

Yorum

YAĞDIR MEVLAM SU

( 4 kişi )

8

Yorum

15

Beğeni

5,0

Puan

248

Okunma

YAĞDIR MEVLAM SU

YAĞDIR MEVLAM SU


‘’Kimi gün öylesine yalnızdım
Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
Annem
Ki beyaz bir kadındır.
Ölüsünü şiirle yıkadım.
Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Acının ortasında acısız olmayı,
Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
Aşk diyorsunuz ya,
İşte orda durun bayım
Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
Kendimin ucunda
Öyle ıslak,
Öyle kötü kokan,
Yırtık ve perişan.

Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
Aşkı aşk bilir yalnız!’’ (Didem Madak)


Şiirin ruhu idi taşıdığım sözüm ona tüm dertlerimi ayan beyan aştığım ama yalanmış kalemin izi ne zamanki gizlendi benden anladım ki kalem de beni terk etmiş.
Şiir ruhumun peçesi şiir bedenimin pençesi şiir pekişen tüm duygularımın noter tasdikli reçetesi:
Uydurma çünkü kalemimim yine terk etti beni.
Aş ermem gereken bir şeyler var, adım gibi biliyorum aş ermem gereken bir aşk var ama uçsuz bucaksız ve imkânsız çünkü aşk da terk etti beni aşina olduğum özleme dahi özlem duymuyor öznem ve bir nesne kıvamında geçiştiriyorum günleri.
Günler nasıl da alaturka oysaki sevmem beni alaturka şarkıları belki azıcık ucundan bucağından ne zamanki göz kapaklarım ağırlaşsa belki de o zamandır alaturka bir uykuya hasretim.
Aldatı dolu sağım ve solum ve sığınağım sandığım insanların yüzlerindeki o sahte gülüşler benim gülüm/semem de yalanmış kendime söylediğim en alafranga yalan sonunda gülüşlerim de terk etti beni ve kalakaldım adımla bir başıma neymiş efendim, hani şu son yazdığım kitap: gülüm/se hayata.
Terk eden edene.
Annemden sonra izdivacı mümkün olmayacağını bilemedim hayallerimin ve hala şen şakrak bir kız olduğuma inandırdım kendimi inandırdım da insanları hani: yüzüme dahi gülmeyen arkamdan konuşmalarını geçtim şaka maka yüzüme püskürttükleri nefret ve kin azımsanmayacak bir yoğunlukta ki onlar zaten terk etmişti beni ve annemi hem de utanmayı bilmeyen o sırıtık nidalarından taşan öfkeleri gibi.
Öfkeli miyim?
Bunu bile bilmiyorum aslında evet, ama kendime duyumsadığım öfkem bir ömrü heba ettiğim yetmezmiş gibi kalemimin diyaloğu bile monoloğa dönüşmüşken nasıl da kızgınım kendime ve kalemime sandım ki kale duvarlarımı koruyacaktı kalemim o ki kaile bile almadan iç sesimi bir gecede ve tek hücrede çekip gitti.
Alıntılara tutsak olamam çünkü bunu kendime yapamam keşke bir alıntı olsaydım hayatlarında insanların ama hep alındım hem itelendim hep de kusur aradılar benliğimde artık aklınıza ne gelirse:
Bedenim olsun saçımın rengi, taktığım sefil gözlük ya da bir mimiğim hatta sesimdeki replik hatta ve hatta gülümserken duyduğum neşe ağlarken yüzümdeki hüzün:
Hüznümle bile dalga geçildi değil ki mutluluk…
Kim kaybetti de ben mi bulacaktım aslında bulduğumu sandım defalarca ve işte yine yanılttım kendimi hepsi gerçekti hiç biri asla sahte değil ama hepsi kısa ömürlü oldu nihayetinde cıngıl çaldı ve sihir de kayboldu.
Hep özel olduğumu düşünmüştüm canım her y/andığında ve özgün.
Saçmaladığımda bile emindim ne kadar doğru konuştuğumu ve özgüvenime binaen aklıma ne geldiyse yaptım ve iyi kötü başarıyı yakaladım ve bir gün her şey sönüverdi boş bir balonda yaşadığımı sonunda öğretti bana insanlar.
Bilgisayardaki boş belleği bile yazdıklarımla öylesine doldurmuştum ki geçen on beş sene zarfında ve defalarca çöktü bilgisayar ve göçtü tüm duygularım siz deyin binlerce sayfa ben diyeyim on binlercesi çünkü yazdım sadece yazmadım da ne kadar boş vaktim varsa yazmaya adadım, dolu geçen zamanımda elbet çok şey de yaptım yazmanın haricinde ve yeri geldi yine alaya alındım:
Neymiş efendim?
Yazmaktan başka şey bilmez miymişim?
Çok şey bildiğim ise bir gerçekken ve dünde kalan pek çok şeye imzamı atmışken ama bankada yüklü bir hesap edinemediğimden midir ne ya da bol sıfırlı bir maaş bordrom olmadığından mıdır yine küçümsendim hatta boykot edildim üstelik en yakınımdı bana bunu yapan ama pes etmedim çünkü sürçü lisan dahi etmemişken başka hangi şıkkı işaretleyebilirdim ki yanlışım ve kusurum olmadığına dair?
Ve şimdi şu geçen son iki ayıma b/akıyorum da…
Öncesinde annemin defninde ve sonrasında yaşadıklarım…
Diskalifiye edilmiş hayallerim ve çalınmış umudumdan sonra geride son kalan iken kalemim…
Beni hayli zamandır refüze ettiği kaçınılmaz bir gerçek aslında belki de benim kalemimi refüze eden ve de hayatı…
Renklerim de solmuşken bir gülün nezdinde solsa ne ki ruhum ve benliğim?
Köküne sadık bir çiçek.
Ama kurumuş bir toprak.
O halde şimdi sadece Rabbime sesleniyorum sadece Rabbime…
Yağdır Mevla’m su!
Yağdır Mevla’m ilham!
Yağdır Mevla’m umut ve sevgi sadece yağdır ve sula kuruyan toprağımı hatta kuruyan yaşlarımı öyle ki ağlamayı dahi özledim…

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Yağdır mevlam su Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yağdır mevlam su yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YAĞDIR MEVLAM SU yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
30.6.2026 10:35:31
Dost Gülüm Çamlısoy,
Her paylaşımın farklı güzel. Düşündürüyor.
Bu metin, Didem Madak’ın o ağır dizesiyle açılıyor ve sonra kendi acısıyla derinleşerek bir çığlığa, bir dua’ya dönüşüyor. Okurken içim sızladı.
“Ölüsünü şiirle yıkadım” cümlesiyle başlayan o kadın, annesinin ardından kendini de yavaş yavaş toprağa gömüyor. Kalem terk ediyor, aşk terk ediyor, insanlar terk ediyor… En acısı da kendi gülüşü terk ediyor onu. Geriye kalan, “ıslak unutulmuş bir taş bezi” gibi perişan bir benlik. Ama işte o perişanlığın içinde bile muazzam bir dürüstlük ve şiir var.
Sen (ya da metnin sahibi) acıyı süslememişsin. Ona makyaj yapmamış, olduğu gibi, çırılçıplak, kokusuyla, ıslaklığıyla, çürümüşlüğüyle koymuşsun ortaya. “Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi” dizesi tek başına bile insanın boğazına düğümleniyor.
En vurucu yeriyse bence sonu. Bütün terk edişlerden, bütün kuraklıktan sonra “Yağdır Mevla’m su!” diye haykırış. Orada umutsuzluk umuda değil, doğrudan Rabb’e dönüyor. Kurumuş toprağına, kurumuş gözlerine su dileniyor. Bu, teslimiyetin de, direnişin de en güzel hali.
Bu metin, “aşkı aşk bilir yalnız” diyen kadının devamı niteliğinde. Hem Didem Madak’a saygı duruşu hem de kendi yarasıyla baş başa kalmış bir ruhun en çıplak itirafı.
Kalemin bir süreliğine terk etmiş olabilir ama o kalem bu satırları yazarken yine oradaymış. Hem de en keskin haliyle.
Bırakma o kalemi. Kuruyan toprak da, bekleyen çiçek de senin. Yağmur gelecek. O zaman da eminim ki yazdıklarımda yine biz mutlu olup seni alkışlayacağız. Sevgiyle kal.. 🕓
gül peri
gül peri, @gulperi
30.6.2026 23:16:28
Çok duygulu ve acıklı bir şiirle gelmişsin bugün.
Ben de duygulanarak okudum. kaleminden cevher niteliğinde sözler dökülmüş.
Allah gönlünü abad etsim Gülüm. sevgimle kal...
Nûriye Hsbk Akyl
Nûriye Hsbk Akyl, @nriyehsbkakyl
30.6.2026 20:35:32
5 puan verdi
Rabbim o beklediğiniz rahmet yağmurunu, ilhamı ve huzuru yüreğinize en kısa zamanda indirsin. Yaralı ama asil ruhuna kalemine sağlık sevgili kardeşim.
Dualarımdasın.
Gönülden sevgilerimle.
mesakin
mesakin, @mesakin
30.6.2026 13:07:19
Güzel, Anlamlı bir çalışma olmuş tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla..
silezya
silezya, @silezya
30.6.2026 12:47:06
Kalemine yüreğine sağlık hocam ❤️
LESKÜY NARUT
LESKÜY NARUT, @leskuynarut
30.6.2026 12:23:42
Saygılarımla üstadım..
Etkili Yorum
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
30.6.2026 10:34:03
Yüreğinize sağlık üstadem .
Didem Madak'ın dizeleri, acıyı ve yalnızlığı bütün çıplaklığıyla hissettiren, insanın içine işleyen güçlü bir anlatı sunuyor.

Anne özlemi, kayıp ve aşkın yükü öylesine samimi işlenmiş ki her okunuşta farklı bir duygu bırakıyor. Paylaştığınız bu anlamlı alıntı, okuru hem düşündüren hem de derinden etkileyen bir seçki olmuş.
Paylaşımınız için teşekkür eder, selam ve saygılarımı sunarım selam ve dua ile...
Etkili Yorum
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
30.6.2026 09:42:11
5 puan verdi
Bir yağmur denizi....
İçinden geçmiş nice kalem sahipleri...
Büyük hakikatin sözcüsü olmus olabilenler...

Işıklı fanus.
Misaldir gerçeğe..
Alanlar, adını oradan almıştır.

Geniş sağnaklar, özlüyorum...

Tedavülden kalkmış bir dil...
Soyu tükenmiş yazarlar...
Sahi hangi dili konuşur yazarım?

Saklı duygu geçti her duyguyu
Saklı duygu geçti her duygudan


Çok saygımla Üstadım
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL