4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
238
Okunma
Şuraya bir firkat yarası bıraksam…
Kimse anlamaz bağrındaki dilsiz matemini.
Çünkü bazı cümleler
anlaşılmak için değil,
içindeki uçsuz bucaksız kederde
kaybolmak için kurulur.
❀༻
Ne bütünüyle gitmiş sayılır feryadın,
ne de kalmış…
Bir ayrılığın eşiğinde değil,
hafızanın bile adını unuttuğu
karanlık bir boşlukta durursun.
❀༻
Bir yanın maziye uzanmaz, canı kırıktır;
diğer yanın geleceğin sinesine tutunmaz, mecali yoktur.
İki yön de terk etmiştir seni artık—
ne ileri çağırır içimdeki ses,
ne geriye döner o eski heves—
sadece eksilir insan,
sessizce.
❀༻
Geri dönmek dedikleri yurt silinmiştir, küldür artık;
gitmek dedikleri ufuk ise
hiç doğmamış bir tekinsiz masaldır.
İnsan en çok bu berzahın bağrında aşınır:
bir menzile varamamaktan değil,
varmak ümidinin bile
ruhun hücrelerinden sökülmesinden…
❀༻
Sabah olur…
Ama uyanmak bir teselli değildir.
Sadece o bitmeyen gece yarısının
başka bir ışık altında
yeniden kanatılmasıdır.
❀༻
Konuşursun…
ama feryadın yankı bulmaz.
Seversin…
ama sevgin bir limana sığınamaz.
Hatırlarsın…
ama hiçbir hatıra tamamlanamaz.
❀༻
Dünya bir serap yaratır varmış gibi…
ama hiçbir can
kendi hakiki yerini bulamaz.
Ve en ağır tarafı şudur:
İnsan,
acı çektiğini bile haykıramaz.
❀༻
Çünkü acı bile
bir bütünlük ister—
Oysa orada
sadece unufak bir iç sızısı vardır.
Toplanamayan…
toplanmaya rıza göstermeyen…
❀༻
Bir gün değil…
her nefeste aynı hüzün deryası…
Aynı marazi düşün koynunda yürürsün,
o düş bile seni yabancı sayar.
❀༻
Ne başlarsın hayata,
ne bitirirsin sancıyı.
Sadece sürüklenirsin…
adı konmamış bir ebediyetin
sessiz çığlığında.
❀༻
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.