0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
60
Okunma

Hüseyin, köyünde yeni evlendiği karısıyla mutlu mesut yaşardı. Kadına, Hüseyin’in ilgi ve sevgisi fazla gelmiş olacak ki günün birinde eski fingirdeştiği bir adamla kaçıverdi. Köylü milleti dedikoducu olur. Sabi sübyan bile Hüseyin’i görünce “Aaa bu karısı kaçan adam değil mi?” diye göstermeye başlayınca Hüseyin, ”Adım çıkacağına canım çıksaydı.” diyerek varını yoğunu toplar gider. Kastamonu’ya kadar varır. Ormanın içine küçük bir barınak yapıp burada yaşamaya başlar.
İçi daralıp ormanın içlerine doğru yürürken yakınlarda ağlama sesi duyar. Başta bu sesi cin düğünü zannedip korksa da meraka yenilip bakınca bir de ne görsün: Yeni doğmuş bir ayı ölen anasının yanında ağlıyor. Hüseyin’in de iki gözü iki çeşme. Alır yavruyu götürür evine. Karnını doyurur, üstünü başını yıkar. Adına da topaç gibi olduğundan “Misket” koyar. Misket büyür büyümesine de hep üzgündür. Hüseyin de bu duruma çare arar. Ne yapsam da bu oğlan neşelenir diye düşünürken alır eline sazı, patlatır bir Ankara havası. Misket sanki yıllardır bu anı bekliyormuş gibi başlar kollarını büküp oynamaya.
Baba oğul Ankara’ya geri dönüp civar köylerdeki düğünlere gider ve para karşılığı karşılıklı oynamaya başlar. Misket, oynarken en cilveli kızları bile kıskandırır. Gerçi oynamakla da kalmaz yıllardır bel, sırt ve boyun ağrısından muzdarip olanlara yardımcı olur. Sırtlarını çiğneyip şifa bulanlar: “Ellerin dert görmesin, Allah insanı ayıların altına düşürsün de hastanelere düşürmesin.” gibi dualarda bulunurdu.
Yüksek miktarda para teklif eden bir gece kulübünde de oynayan Misket, çok içip aklı bulanan birkaç sarhoşun kendisini dansöz zannedip ahlaksız tekliflerde bulunmasından sonra Hüseyin tarafından hemen sahneden indirildiği de olmuştur. Bununla da kalmayıp o zamanların Yeşilçam furyasında iki ünlü filmde figüran olarak oynamıştı.
Ünü iyice artınca İstanbul’da Romanların düzenlediği dans yarışmasına davet edildi. Hüseyin ve Misket burada eğlenirken meydana elinde müzik aletiyle takım elbiseli bir adam ve fırfırlı elbisesiyle bir kadın çıkıverdi. Meğer bu kadın Hüseyin’in eski karısı Binnaz’mış. Hüseyin neye uğradığı şaşırsa da sahnede bir ses yükselir:
Çalgıcı karısı Binnaz
Kumarcı karısı Binnaz
Binnazzz,Binnazzz
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.