Ne yazik ki, vücudun çökmesi, zekanın olgunluk zamanına rastlar. ahmet haşim
aydınbenli
aydınbenli

ANTİMADDE

Yorum

ANTİMADDE

( 1 kişi )

0

Yorum

1

Beğeni

5,0

Puan

25

Okunma

ANTİMADDE

Antimaddeyi eminim ki daha önce hiç duymadınız, yada çok azınız duydunuz. Antimadde nedir?
1928 yılında İngiliz fizikçi Paul Dirac, denklemlerinde maddenin bir “ayna görüntüsü” olması gerektiğini öngördü. Dört yıl sonra elektronun karşılığı olan pozitron keşfedildi ve antimaddenin yalnızca teorik bir fikir olmadığı anlaşıldı. Antimadde, maddenin karşıtıdır.
Antimaddeyi basitçe anlatmak gerekirse; normal maddenin zıt özelliklere sahip eşidir. Elektron negatif yüklüyse, onun karşılığı olan pozitron pozitif yüklüdür. Proton pozitif yüklüyse, antiproton negatif yüklüdür. Bir araya geldiklerinde birbirlerini yok ederler ve kütleleri bütünüyle enerjiye dönüşür.
Bu yüzden antimadde, doğadaki en yoğun enerji dönüşümlerinden birini temsil eder.
Peki neden etrafımızdaki dünya antimaddeden oluşmuyor?
Bilim insanlarına göre Büyük Patlama’nın ilk anlarında madde ve antimadde neredeyse eşit miktarda oluşmuş olmalıydı. Eğer tam anlamıyla eşit olsalardı, birbirlerini yok eder ve bugün ne yıldızlar, ne gezegenler, ne de insanlar var olurdu. Ancak bilinmeyen bir nedenle madde çok küçük bir üstünlük sağladı. İşte bizler, o küçücük fazlalığın çocuklarıyız.
Gelelim en çok merak edilen soruya,”İnsanlığın sonu antimaddeyle mi gelecek?” Dünyada depolanmış, şehirleri yok edecek miktarda antimadde bulunmamaktadır. Antimadde üretmek son derece zordur. Bilim insanları onlarca yıl süren çalışmalar sonucunda ancak atom altı ölçekte, gözle görülemeyecek kadar küçük miktarlar elde edebilmiştir. Üstelik bu parçacıklar özel manyetik tuzaklar içinde tutulmak zorundadır. En küçük temas anında yok olurlar.
Teorik olarak antimaddeyle son derece güçlü silahlar yapılabilir. Ancak bunun için gramlarca antimadde üretmek gerekir. Böyle bir üretimin maliyeti, dünyanın toplam ekonomik gücünü aşacak seviyelerdedir, üreten ülke dünyaya hükmeder!
Bununla birlikte tarih bize şunu öğretmiştir ki İnsanlık çoğu zaman keşiflerini önce savaşlarda kullanmıştır. Barutu bulanlar onu silaha dönüştürdü. Atomun sırları çözüldüğünde ortaya atom bombası çıktı. Yapay zekâdan biyoteknolojiye kadar her yeni güç, beraberinde ahlaki sorumluluklar getirdi.
Bu nedenle asıl tehlike antimaddenin kendisi değildir.
Asıl tehlike, bilimin insan vicdanının önüne geçmesidir. Önce Ahlak ve maneviyatlı bilim insanları olmalıdır. Kötü niyetli vicdansız bilim insanlarının elinde Antimadde kıyamet olur.
İnsanlığın sonu bir gün antimaddeyle gelebilir mi? Teorik olarak evet; çünkü fizik buna engel değildir. Fakat bugünün gerçekliği açısından böyle bir senaryo ile yakın zamanda oldukça uzak görünmektedir ama şimdilik!
Belki de sormamız gereken soru şudur:
Evreni yok edecek gücü elde ettiğimizde, onu kullanmayacak olgunluğa da sahip olacak mıyız?
Bilim bize “nasıl” sorusunun cevabını verir. Fakat “neden” ve “hangi amaçla” sorularının cevabı hâlâ insanın vicdanında saklıdır.
Ümmetin ve Devletin yararı için ülkemizde de Antimadde üretilmesi için çalışmalar başlatılmalı diye düşünüyorum. Allah’a ısmarladık.

Aydın Benli
Siyaset Bilimci-Yazar

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Antimadde Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Antimadde yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ANTİMADDE yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL