1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
46
Okunma
gece ilerledikçe insanın içindeki odalar da kararıyor.
ben bunu senden sonra öğrendim.
önceden sadece ışıkları kapatırdım,
şimdi içimdeki bütün ev sustu.
bir zamanlar aynı masada oturduk biz.
çayın buharı yüzüne vururdu,
ben sen konuşurken dünyanın biraz daha katlanılır olduğuna inanırdım.
şimdi aynı masaya otursam
sandalyeler bile yerini yadırgıyor.
çünkü bazı gidişler sadece insanı değil,
eşyaları da terk eder.
sen gittikten sonra evin sesi değişti.
musluklardan akan suyun bile bir kırgınlığı vardı artık.
perdeler akşamı daha erken çağırıyordu.
duvardaki saat zamanı göstermiyor,
sadece yokluğunu tekrar ediyordu.
bir insan bir insandan çıkınca
geriye ne kalır biliyor musun?
yarım cümleler.
çekmecelerde unutulmuş kokular.
ve hiçbir yere ait olmayan bir iç sıkıntısı.
ben uzun süre bunu aşk sandım.
oysa bazı şeylerin adı aşk değil,
alışılmış yaradır.
insan en çok neye üzülüyor biliyor musun?
bir gün hiç yaşanmamış gibi davranılmasına.
oysa ben seni yaşarken bile kaybetmekten korkuyordum.
demek bazı insanlar giderken değil,
kalırken eksiliyormuş.
seninle konuşurken bazen çocukluğuma dönüyordum.
sobası geç yanan evlere.
camlarda biriken buğuya ismimi yazdığım günlere.
çünkü insan sevdiği kişide biraz da çocukluğunu arıyor.
ben sende, geç kalınmış bir şefkat bulmuştum.
ama bazı merhametler de uzun sürmüyor.
şimdi düşünüyorum da,
biz birbirimizin yanlış zamanlarıydık belki.
aynı yaraya başka yerlerden bakıyorduk.
sen gitmeyi biliyordun,
ben kalınca derinleşen şeylerden ibarettim.
ve herkesin içinde kimseye göstermediği bir enkaz vardır.
benimkinde sen oturuyorsun hâlâ.
bazen geceleri pencereyi açıyorum.
şehir aşağıda bütün günahlarıyla dönüyor.
arabalar geçiyor, ışıklar sönüyor,
birileri hâlâ birilerine “kal” diyordur mutlaka.
hayat devam ediyor dedikleri şey bu galiba.
insanın acısına rağmen dünyanın utanmadan sürmesi.
oysa bazı acılar vardır,
takvim yapraklarına sığmaz.
mevsim değiştirir ama gitmez.
bir şarkının içine saklanır.
bir sigara yakışında geri gelir.
birinin ses tonunda ansızın karşına oturur.
ben seni unutmadım.
sadece artık adını içimden söylüyorum.
çünkü bazı isimler yüksek sesle anılınca
insanın kaburgaları kırılıyor.
bir gün biri bana
“neden hala böyle konuşuyorsun?” diye sordu.
anlatamadım.
çünkü insan bazı şeyleri açıklayamaz.
sadece taşır.
ve ben seni taşırken yaşlandım.
şimdi anlıyorum;
herkes biraz kendi kaybının dilini konuşuyor.
kimse kimsenin yarasını tam duymuyor.
bu yüzden bazı insanlar sessizleşiyor.
benim sessizliğim senden kaldı.
eğer bir gün yeniden karşılaşırsak
sana hiçbir şey sormayacağım.
çünkü bazı cevaplar insanı iyileştirmez.
sadece acının şeklini değiştirir.
ama şunu bil.
bir insanı en çok,
tam sarılacakken vazgeçenler yoruyor.
ve bazı acılar gerçekten insanın namusudur.
geçmez.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.