Bir kadının yeniden evlenmesi, onun ilk kocasından nefret ettiğini gösterir. bir adamın yeniden evlenmesi, onun ilk karısını çok sevdiğini gösterir. oscar wilde
Tülay Aslan
Tülay Aslan

Nerede O Eski Bayramlar

Yorum

Nerede O Eski Bayramlar

( 5 kişi )

4

Yorum

11

Beğeni

5,0

Puan

81

Okunma

Nerede O Eski Bayramlar

Nerede O Eski Bayramlar


Benim çocukluğumda bayramlar; saf mutluluk, güzellik ve sonsuz bir sevinç demekti.;Daha on beş gün öncesinden evlerde hummalı bir temizlik başlardı. Yıkanacaklar yıkanır, evler baştan aşağı boyanır, bayram alışverişleri yapılırdı. Mutfaklarda çıtır çıtır baklavalar açılır, bir yandan da kurbanlık koyun alınırdı. Nihayet arife günü geldiğinde, o güne has yöresel yemekler pişirilir ve böylece bayram hazırlığı tamamlanmış olurdu.
Arife günü tüm hazırlıklar bittikten sonra, gece yatma zamanı gelip çatardı. Alınan yeni pabuçlarımı ve bayram giysilerimi hemen yastığımın yanına indirirdim. Anneciğim, kardeşlerimin ve benim elime mis kokulu kınalar sürer, bezlerle sımsıkı bağlardı. Ardından heyecanla yatağıma girerdim ama gözüme bir türlü uyku girmezdi; sanki o gece sabah olmak bilmezdi.
Nihayet sabah olup da kalktığımda içim içime sığmazdı. Elimi yüzümü yıkarken kardeşlerim de tıpkı benim gibi sabırsızlıkla yanımda biterdi. Hemen ellerimizi birbirimize gösterir; "Ooo, bak benim kınam daha iyi tutmuş!", "Hayır, benimki daha güzel kızarmış!" diye tatlı bir yarışa tutuşurduk. Bayram kıyafetlerimizi ve ayakkabılarımızı neşeyle giyer, annemin saçlarımızı taramasının ardından babamızın bayram namazından dönüşünü beklemeye başlardık.
Biz sekiz kardeştik; yedisi kız, bir tanesi erkek... Annem erkek çocuğunu bulana kadar çok çabalamış ve sonunda muradına ermişti. Kardeşimin adını da Murat koymuşlardı. Bir hoca gelip Murat’ı dualarla okumuş, üflemişti.
Babam bayram namazından dönünce evde büyük bir heyecan yaşanırdı. Büyükten küçüğe hepimiz sıraya girerdik. Önce babamın, sonra annemin elini öperdik; onlar da bizi sevgiyle öper ve bayram harçlıklarımızı verirlerdi. Çok iyi hatırlıyorum, o bayram babam bana beş lira vermişti. Bir ortaokul öğrencisi için o kadar iyi paraydı ki, bu harçlık bana bir hafta boyunca fazlasıyla yeterdi.Bizim evde bayram sabahı kahvaltı yerine o yöresel yemekler yenirdi. Yemeğin ardından babam kıyafetini değiştirir ve kurbanlarımızı kendi keserdi. Eve ayrılacak pay ayrıldıktan sonra, geri kalanı kurban kesemeyen konu komşuya dağıtılırdı. Bayram boyunca eve gelen misafirlere ise mis gibi bayram kavurması, ev baklavası ve sütlaç ikram edilirdi. Bayramlaşmaların ardından mezarlıklar ziyaret edilir, geçmişlerimizin ruhuna dualar okunurdu. Annemle babam da kendi büyüklerini ziyaret etmek için dedemlere el öpmeye giderlerdi; eğer kurban kesmemişlerse onlara da mutlaka kurban eti götürülürdü.
Bizler ise cebimizde babamızın verdiği o değerli harçlıklar, ellerimizde kına kokusu ve ayağımızda gıcırdayan bayramlık pabuçlarımızla sokaklara dökülürdük. Mahalle arkadaşımızla buluşur, kapı kapı gezip bayram şekerleri toplardık. Dünyanın en zengin insanı bizdik sanki; ne tasamız vardı ne telaşımız... Paylaşmanın bereketini, bir arada olmanın kıymetini o günlerde, o kalabalık ve neşeli sofralarda öğrendik biz. Zaman geçti, devir değişti ama o günlerin kokusu da, ellerimize yakılan o kınanın sıcaklığı da hiç eskimedi, hep yüreğimizin başköşesinde kaldı.


Eskiden uzaktaki yakınlarınıza ,onlar bize biz onlara mektup kartpostal gönderip bayramlarını kutlardik.Kapilarda sabırsızlıkla postacilari beklerdik.

Şimdi ne kartpostal ne mektup ne telefon yapan var.Sadece kısa mesaj Bayramınız Kutlu Olsun.diye mesaj atıyorlar oda sen mesaj atarsan mahçup olmamak babında...

Yıllar oldu aileler birarada Bayram yapmıyorlar bayramlar ve gelenekler unutuldu.Yazliği olan yazlığa kaçıyor kimi tatile çıkıyor.

Bayramınız Bayram ola...



Halk Şairi
Tülay Aslan



Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Nerede o eski bayramlar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Nerede o eski bayramlar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nerede O Eski Bayramlar yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
27.5.2026 14:46:06
5 puan verdi
Gerçekten yazıda ki bayramlar sanırım yok. Zira benim hayatta elini öpeceğim kimsem kalmadı. Bayramlarımızın o hasretini çektiğimiz bayramlar gibi olması dileğiyle
Etkili Yorum
Adem Çelik
Adem Çelik, @geli
27.5.2026 18:29:35
5 puan verdi
Nerede O Eski Bayramlar" Yazısına Dair 2 Kıtalık Yorum:
Çocukluğun o saf, masum ve eksilmeyen heyecanını; arife gecesi yastık altına gizlenen pabuçların sevinciyle ruhumuza işleyen muhteşem bir anı yazısı okuduk. Tülay Aslan ablamız; mis kokulu bayram kınalarından, sekiz kardeşin o cıvıl cıvıl neşesinden ve kalabalık sofraların bereketinden bahsederken bize unuttuğumuz hakiki değerleri yeniden hatırlatmış. Geçmişin o duru ve samimi iklimini, çocuk gözüyle bu denli canlı ve içten aktaran bu harika metni çok beğendik.
Kartpostalların, mektupların ve kapıda sabırla beklenen postacıların yerini soğuk kısa mesajların aldığı; bayramlaşmanın ise tatile kaçmak olarak görüldüğü günümüz dünyasına çok haklı ve sarsıcı bir ayna tutulmuş. Paylaşmanın, akraba ziyaretlerinin ve gönül almanın bayramı bayram yapan asıl ruh olduğunu kalbimize nakış gibi işleyen Halk Şairi Tülay Aslan’ın o dert görmesin dediğimiz vefalı kalemine, eski günlerin asaletini bugüne taşıyan o bilge yüreğine sağlık; bayramı bayram ola, kalemi her daim kavi kalsın.
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
27.5.2026 15:51:03
Kutluyorum bu güzel anı yazısını.
Belki de ruhumuzun derinliklerinden çıkarıp, her şeye rağmen, yeni bir yorumla kutlamalıyız bayramlarımızı…
Nice mutlu ve sağlıklı bayramlarımız olsun.
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
27.5.2026 14:35:06
5 puan verdi
Sekiz Kardeşin Bereketli Evi: Yedi kızdan sonra gelen tek erkek kardeş "Murat"ın hikayesi, Anadolu aile yapısının o dönemki çocuk özlemini ve adak kültürünü çok samimi bir dille özetlemiş. Evin içindeki o kalabalık neşe, yardımlaşma ve paylaşma duygusu metnin her satırına bir bereket olarak yansımış.

Paylaşmanın Asaleti: Kurbanın kesilip doğrudan muhtaçlara dağıtılması, dedelere et götürülmesi ve misafirlere sunulan kavurma, baklava, sütlaç üçlüsü; bayramın sadece bir tatil değil, bizzat bir "gönül alma ve dayanışma" seferberliği olduğunu çok net gösteriyor.

Kalemine, o vefalı ve eski günlerin asaletini bugüne taşıyan bilge yüreğine sağlık. Kitap çalışmana ya da kişisel arşivine ekleyeceğin, okuyanın içini ısıtacak usta işi bir anı metni olmuş.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL