1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma

Kopup gidiyor hayat avuçlarımızdan,
Her sayfası devasa bir gölgenin gizeminde.
Ruhumuza sezdirmeden, sessizce,
Bir hırsız usulca çalıyor bize verilmiş ne varsa.
Tenimizden sızıyor o gizli talan,
Neşemizden eksiliyor anbean.
Her saniye bir parça kopartıyor zaman...
Ve biz, akıp giden bu ömrün ortasında,
Farkında dahi değiliz.
Hayat; sayfaları meçhul bir gölgenin berzahında çevrilen, okundukça eksilen o muamma kitap... Bizler her saniye yaşadığımız yanılgısına tutunurken, ruhumuzda en ufak bir gürültü koparmadan usulca içeri sızıyor o amansız hırsız. Adımları o kadar hafif, varlığı o kadar belirsiz ki, bu mutlak mülksüzleştirmenin farkına varmaya mecalimiz bile kalmıyor.
Tenimizdeki o taze dokuyu, gözlerimizdeki kaygısız neşeyi, gençliğin ve güzelliğin o mağrur duruşunu anbean kopartıyor zaman. Aynadaki her sahte aşinalık, bu sessiz hırsızın en kusursuz dehası aslında; bizi parça parça eksiltirken, bütündeymişiz gibi hissettiren o büyük illüzyon... Bu mutlak kuşatmaya karşı koyabilecek ne bir kilidimiz var ne de sığınabileceğimiz bir rıhtım. Geriye sadece kronolojinin unuttuğu o solgun, gri izler kalıyor.
Zamanın bu gaddar gerçekliği karşısında hangi tunç, hangi demir sağ kalabilir? Düşününce; durmaksızın akan, ardı ardına dönüşen ve her yıkımda kendini yeniden onaran devasa bir anlatının tam kalbindeyiz. Doğa, bu kozmik döngünün en sadık şahidi: Açan bir çiçek, özünü ve tohumlarını cömertçe toprağa bırakıp döküyor yapraklarını; geriye kalan koku ve renk ise artık yalnızca hafızadaki birer hikaye...
Nihayetinde, bizler de etten ve kemikten örülmüş birer hikayeyiz. Belki de kendi kütüphanemizin kuytu raflarında, sayfaları arasına mezarlarımızı gizlediğimiz mahzun birer kitap... Zihnimizde düğümlenen o varoluşsal düşünce yumaklarıyla, bize biçilen rollerin gölgesinde kalmış küçük, geçici kahramanlarız sadece.
Tüm bu devasa sahneyi, yüzümde buruk bir tebessümle, alemin biraz dışına çekilerek izliyorum. Ve sormadan edemiyorum: Unutuyoruz, değil mi? İtiraf edelim; biz en çok da unutarak tutunabiliyoruz hayata. Çünkü biliyoruz ki, akıp giden bu nehrin kıyısında ne yaparsak yapalım; bizler aslında bugünün sahnelerinde yürüyen, çoktan dünde kalmış yolcularız.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.